Dünya genelinde ve Türkiye’de en önemli engellilik nedenlerinden biri olan inme (felç), toplumda genellikle sadece yaşlılık hastalığı olarak bilinse de modern yaşam koşullarıyla birlikte artık genç yaşlarda da sıkça görülmeye başlandı. 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla Antalya’dan önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin kader olmadığını, doğru yaşam tarzı ve erken müdahale ile seyrinin değiştirilebileceğini belirtti. Özellikle yüksek tansiyon ve sigara kullanımının Türkiye’deki en büyük risk faktörleri olduğunu ifade eden Gencer, inme belirtileri, korunma yolları ve "altın saatler" olarak adlandırılan ilk müdahale süreci hakkında kritik bilgiler paylaştı. İşte inmeye karşı hayat kurtaran o rehber…
RİSK FAKTÖRLERİNİ KONTROL ALTINA ALIN
İnmenin aniden gelişen bir tablo gibi görünse de aslında uzun süreli damar hasarlarının bir sonucu olduğunu belirten Dr. Gencer, risklerin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu söyledi. Gencer, "Yüksek tansiyon, sigara, diyabet, yüksek kolesterol, obezite ve hareketsiz yaşam inme riskini katlıyor. Düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı beslenme ile inme riskini belirgin şekilde azaltmak mümkün. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde tehlike katlanarak artar; bu yüzden tüm riskleri birlikte ele almalıyız" dedi.
İNMEYİ ELE VEREN 5 KRİTİK BELİRTİ
İnme belirtilerinin aniden başladığını vurgulayan Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, vatandaşların şu belirtilere karşı tetikte olması gerektiğini sıraladı:
-
Yüzde ani kayma veya asimetri (gülümserken ağız kenarının düşmesi),
-
Kol veya bacakta ani güç kaybı, uyuşma,
-
Konuşmada bozulma, peltekleşme veya anlama güçlüğü,
-
Ani görme kaybı veya çift görme,
-
Denge kaybı ve yürüme bozukluğu ile birlikte şiddetli baş ağrısı.
"İLK 4,5 SAAT HAYATİDİR"
İnme tedavisinde başarının temel anahtarının hız olduğunu ifade eden Gencer, "İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, milyonlarca beyin hücresinin ölümü demektir. Özellikle ilk 4,5 saat çok kritiktir. Belirtilerden biri bile görülse 'geçer' diye beklemeden hemen 112 Acil Hattı aranmalıdır. Girişimsel nöroloji sayesinde damar tıkanıklığına bağlı inmelerde uygun hastalara zamanında müdahale edilerek kalıcı sakatlıkların önüne geçilebiliyor" diye konuştu.
GENÇ YAŞLARDA DA GÖRÜLÜYOR
İnmenin artık sadece ileri yaş grubuyla sınırlı kalmadığına dikkat çeken Dr. Gencer, toplumsal farkındalığın önemine değindi. Tedavi başarısının sadece hastane imkanlarına değil, hastanın yakın çevresinin belirtileri erken tanımasına bağlı olduğunu hatırlatan Gencer, "İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değil; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir. Doğru zamanda doğru merkeze başvurmak, hastanın geleceğini ve hareket kabiliyetini korur" diyerek sözlerini noktaladı.




