6 Şubat 2023’te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, Malatya’da da derin yaralar bıraktı. Yeşilyurt ilçesinde yıkılan Kasapoğlu Apartmanı’nda eşi ve dört çocuğunu kaybeden Turgut Karaaslan, aradan geçen zamana rağmen acısının hiç dinmediğini dile getirdi. “Benim güneşim söndü, hayat hikâyem bitti” diyen Karaaslan, depremle birlikte tüm yaşamının enkaz altında kaldığını söyledi.

KASAPOĞLU APARTMANI ENKAZINDA BİR AİLE YOK OLDU
Turgut Karaaslan, depremden kısa süre önce ailesiyle birlikte Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Çavuşoğlu Mahallesi’ndeki Kasapoğlu Apartmanı’na taşındı. Ancak 6 Şubat gecesi yaşanan büyük yıkımda apartman çöktü ve binanın enkazında 32 kişi hayatını kaybetti.
Bu felakette Karaaslan, eşi Funda Karaaslan ile çocukları Nurcan (22), Tuğba (21), Merve (16) ve Muhammed Sefa’yı (8) kaybetti. Ailenin tamamı aynı dairede, aynı enkazın altında can verdi.

“ENKAZA GELDİĞİMDE KURTULUŞ OLMAYACAĞINI ANLADIM”
TIR şoförlüğü yapan Karaaslan, depremin yaşandığı gün İstanbul’a yük götürmek üzere yoldaydı. Deprem haberini alır almaz Malatya’ya döndü. Enkaz başında yaklaşık bir buçuk gün bekledi.
O anları anlatırken sesi titreyen Karaaslan, eşi ve çocuklarının aynı odada birbirlerine sarılı halde cansız bedenlerinin çıkarıldığını gördüğünü söyledi. “Bir insanın hayat hikâyesi biter derler ya, işte benim hikâyem o gün bitti” sözleriyle yaşadığı yıkımı dile getirdi.

“MEĞER MEZARIMIZA TAŞINMIŞIZ”
Depremden önce eşinin isteğiyle apartmana taşındıklarını anlatan Karaaslan, bu kararı hayatının en büyük acısıyla hatırlıyor. “Meğer mezarımıza taşınmışız” diyen acılı baba, o gece gördüğü manzaranın kendisi için her şeyin sonu olduğunu ifade etti.

Eşi ve dört çocuğu, Malatya Şehir Mezarlığı’ndaki Deprem Şehitliği’ne defnedildi. Karaaslan, iki günde bir mezarlığa giderek ailesiyle konuştuğunu, orayı artık evi gibi gördüğünü söyledi.

“BEN ARTIK YAŞASAM NE OLUR Kİ?”
Zamanının büyük bölümünü mezarlıkta geçirdiğini belirten Karaaslan, “Benim evim burası. Onlarla dertleşiyoruz, eski günleri konuşuyoruz” dedi. Bayramların ve 6 Şubat’ın kendisi için dayanılmaz olduğunu söyleyen Karaaslan, yaşadığı boşluğu şu sözlerle anlattı:
“Bir insanın ailesiyle çay içmesi, kahve içmesi, mangal yakması çok güzel ama bunlar bizim için bitti. Ben artık yaşasam ne olur ki? Gül gibi çocuklarım ve eşim gitti.”

Depremden önce bahçelerine ev yaptıklarını, evin bitme aşamasında olduğunu da anlatan Karaaslan, “Ev şimdi bitmiş halde bomboş duruyor. Orada oturamadılar ya, en çok ona yanıyorum” diye konuştu.

Kaynak: DHA





