İstanbul’da görülen çekişmeli boşanma davasında mahkeme, eşinin cezaevindeki eski eşiyle görüntülü görüştüğü ve mektuplaştığı belirlenen T.S.’yi evlilik birliğinin sona ermesinde tam kusurlu buldu. Mahkeme, G.S.’ye toplam 200 bin lira tazminat ödenmesine hükmederken, T.S.’nin nafaka talebini de reddetti.
2019'DA EVLENDİLER, 2023'TE MAHKEMELİK OLDULAR
İstanbul’da mağaza müdürü olarak çalışan G.S. ile daha önceki evliliğinden bir kız çocuğu bulunan satış temsilcisi T.S., 2019 yılında evlendi. Çiftin evliliği bir süre sonra anlaşmazlıklarla gündeme geldi.
Taraflar, 2023 yılında evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle karşılıklı olarak çekişmeli boşanma davası açtı. Dava sürecinde her iki taraf da evliliğin sona ermesinde karşı tarafın kusurlu olduğunu savundu ve mahkemeden tazminat talep etti.
T.S., evlilik sürecinde psikolojik açıdan ağır bir yıpranma yaşadığını ileri sürerek 500 bin lira maddi, 500 bin lira manevi tazminat istedi. Ayrıca kendisi için aylık 5 bin 500 lira nafaka talebinde bulundu.
G.S. ise eşinin, önceki evliliğinden olan çocuğunun babası ve aynı zamanda eski eşi olan kişiyle iletişim kurduğunu öne sürdü. G.S.’nin iddiasına göre T.S., cezaevinde bulunan eski eşiyle görüntülü görüşmeler gerçekleştirdi ve kendisine mektuplar gönderdi.
Bu iddialar dava dosyasının önemli başlıklarından biri haline geldi.
TANIK, ESKİ EŞLE YAPILAN GÖRÜŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ
Küçükçekmece 8’inci Aile Mahkemesi’nde görülen davada tanıkların ifadeleri de değerlendirildi.
Tarafların ortak arkadaşı olduğunu belirten P.Y., T.S.’nin eski eşiyle görüntülü görüşmeler yaptığına tanık olduğunu anlattı. P.Y., söz konusu görüşmelerin kendisine samimi geldiğini ve T.S.’yi bu konuda uyardığını ifade etti.
Tanık, T.S.’nin eski eşiyle iletişiminin gerekçesi olarak kızının babası olması nedeniyle görüşme yaptığını söylediğini aktardı. Ancak tanığın anlatımına göre görüşmelerin yalnızca çocukla ilgili konularla sınırlı olmadığı yönünde bir izlenim oluştu.
Mahkeme, tanık anlatımları ve dava dosyasındaki diğer delilleri birlikte değerlendirdi.
ESKİ EŞE YAZILAN DEFTERLER DE DOSYAYA GİRDİ
Dava sürecinde yalnızca görüntülü görüşmeler ve mektuplaşmalar değil, T.S.’nin eski eşine yazdığı belirtilen defterler de gündeme geldi.
G.S.’nin avukatı Özge İrem Aksu, müvekkilinin ortak konutta eşinin eski eşine yazdığı defterleri bulduğunu belirtti. Avukat Aksu, müvekkilinin evliliği boyunca eşine ve eşinin önceki evliliğinden olan çocuğuna karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığını savundu.
Aksu, boşanma davalarında aslında kazanan bir taraf olmadığını, ancak müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin mahkeme kararıyla giderildiğini ifade etti.
MAHKEME T.S.'Yİ TAM KUSURLU BULDU
Küçükçekmece 8’inci Aile Mahkemesi, dosyadaki deliller, tanık beyanları ve tarafların iddialarını değerlendirdikten sonra T.S.’yi boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu kabul etti.
Mahkeme kararında G.S. lehine 100 bin lira maddi ve 100 bin lira manevi tazminata hükmedildi. Böylece G.S.’nin toplam tazminat hakkı 200 bin lira olarak belirlendi.
T.S.’nin tedbir nafakasının kaldırılmasına karar veren mahkeme, davacı kadının nafaka talebini de kabul etmedi.
ESKİ EŞLE İLETİŞİM İDDİASI DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Dava dosyasına yansıyan olayda, T.S.’nin önceki evliliğinden olan kızının babasıyla iletişim kurması, boşanma yargılamasının temel tartışma noktalarından biri oldu.
Mahkemenin değerlendirmesinde, söz konusu iletişimin niteliği ve evlilik devam ederken gerçekleştirilmiş olması önem taşıdı. Görüntülü görüşmeler, mektuplaşmalar ve dosyaya sunulan diğer deliller birlikte ele alınarak kusur değerlendirmesi yapıldı.
Sonuçta mahkeme, evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin sorumluluğun T.S.’de olduğuna karar verdi.
Kaynak: Haber merkezi




