Maraş Kültür YouTube kanalında yayımlanan “Tarih Profesörü İlyas Gökhan ile tarih üzerine sohbet” başlıklı programda Kahramanmaraş’ın bin yıllık tarih içindeki konumu ele alındı. Tarihçi Prof. Dr. İlyas Gökhan, kentin Selçuklu döneminden Dulkadir Beyliği’ne, Osmanlı’dan Milli Mücadele yıllarına uzanan tarihsel sürecini değerlendirdi.
1966 yılında Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde doğduğunu belirten Gökhan, Kahramanmaraş Lisesi’nin ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden mezun olduğunu anlattı. Akademik hayatının önemli bölümünü Kahramanmaraş’ta geçiren Gökhan, 1993 yılından itibaren yaklaşık 18 yıl Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesinde görev yaptığını ifade etti. Gökhan, bugün Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde akademik çalışmalarını sürdürüyor.
Programın önemli bölümünü ise Kahramanmaraş tarihi oluşturdu. Kent üzerine yaklaşık 15 eser ortaya koymaya çalıştığını belirten Gökhan, bu çalışmalarını memleketine karşı bir “vefa borcu” olarak gördüğünü söyledi.
KAHRAMANMARAŞ ANADOLU’YA GİRİŞTE STRATEJİK KONUMDAYDI
Gökhan’ın değerlendirmelerinde Kahramanmaraş’ın Anadolu’nun Türk tarihi açısından taşıdığı stratejik önem öne çıktı. Selçuklu dönemi üzerine yaptığı çalışmalarını anlatan Gökhan, Maraş bölgesini Türklerin Anadolu’ya geçiş güzergâhındaki önemli merkezlerden biri olarak nitelendirdi.
Gökhan’ın verdiği bilgilere göre Malazgirt Zaferi’nin ardından Türk hâkimiyetinin genişlemesiyle birlikte Afşin, Elbistan, Göksun ve Maraş çevresi 1086 yılında fethedildi. Bölge daha sonraki yıllarda Selçuklu hâkimiyetinin önemli noktalarından biri haline geldi.
Maraş’ın yalnızca bir yerleşim merkezi olmadığını vurgulayan Gökhan, bölgenin Selçuklular döneminde sınır güvenliği açısından da önem taşıdığını anlattı. Antakya ve çevresindeki Haçlı varlığı ile Çukurova’daki siyasi yapı nedeniyle Maraş’ın Anadolu’nun korunmasında stratejik bir hat üzerinde bulunduğunu ifade etti.
AFŞİN VE ELBİSTAN SELÇUKLU MİRASININ İZLERİNİ TAŞIYOR
Programda Kahramanmaraş’ın ilçelerindeki tarihî mirasa da dikkat çekildi. Prof. Dr. İlyas Gökhan, Afşin’deki Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin Selçuklu döneminin önemli eserleri arasında bulunduğunu belirtti.
Gökhan’ın aktardığına göre külliye, 1215 yılında Maraş Valisi Nusrettin Hasan Bey tarafından yaptırıldı. Medrese, cami ve kervansaray gibi yapılardan oluşan külliye, bölgenin Selçuklu dönemindeki önemini gösteren yapılardan biri olarak öne çıkıyor.
Elbistan’daki Ulu Cami de programda değinilen tarihî yapılar arasında yer aldı. Gökhan ayrıca Afşin-Elbistan hattının tarihî İpek Yolu güzergâhında bulunduğunu, Kayseri ve Sivas yönünden gelen güzergâhın Afşin ve Elbistan üzerinden Pazarcık’a, oradan da Halep’e ulaştığını anlattı.
KAHRAMANMARAŞ 200 YILLIK BEYLİĞİN MERKEZİ OLDU
Kahramanmaraş tarihinin öne çıkan dönemlerinden birini Dulkadir Beyliği oluşturdu. Prof. Dr. Gökhan, beyliğin başkentinin dönemlere göre Elbistan ve Maraş olduğunu belirterek kentin Anadolu siyasi tarihi bakımından özel bir konuma sahip olduğunu vurguladı.
Dulkadir Beyliği’nin yaklaşık 200 yıl bölgede hüküm sürdüğünü anlatan Gökhan, beyliğin etki alanının geniş bir coğrafyaya yayıldığını söyledi.
Gökhan, Anadolu’da bir beyliğe uzun süre merkezlik yapan şehir sayısının sınırlı olduğuna işaret ederek Maraş ve Elbistan’ın bu yönüyle dikkat çektiğini ifade etti.
Dulkadir döneminin yalnızca siyasi değil, kültürel açıdan da önemli olduğunu belirten Gökhan, bölgede hat sanatı, şiir, tasavvuf ve mimari alanlarında önemli isimlerin ve eserlerin ortaya çıktığını anlattı.
OSMANLI DÖNEMİNDE MARAŞ EYALET MERKEZİYDİ
Kahramanmaraş’ın idari öneminin Osmanlı döneminde de sürdüğünü anlatan Prof. Dr. Gökhan, Maraş’ın uzun yıllar eyalet merkezi olduğunu belirtti.
Gökhan’ın programda verdiği bilgilere göre Maraş Beylerbeyliği döneminde bugünkü Gaziantep’in bazı bölgeleri, Adıyaman, Malatya ve Çukurova’nın belirli kesimlerine kadar uzanan geniş bir coğrafya Maraş merkezli idari yapıyla bağlantılıydı.
Maraş’ın Osmanlı Devleti içerisindeki binlerce yerleşim arasından eyalet merkezi konumuna yükseldiğine dikkat çeken Gökhan, bu statünün kentin tarihsel ağırlığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Maraş eyaletinin 19. yüzyıldaki idari düzenlemelerle zaman içerisinde eski konumunu kaybettiğini belirten Gökhan, kentin Adana ve Halep gibi merkezlere bağlandığı dönemlerin bulunduğunu anlattı.
EVLİYA ÇELEBİ MARAŞ’A ÜÇ KEZ GELDİ
Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Evliya Çelebi’nin Maraş hakkındaki gözlemleri oldu.
Prof. Dr. Gökhan, Evliya Çelebi’nin Maraş’a üç kez geldiğini ve şehir hakkında ayrıntılı bilgiler verdiğini söyledi. Evliya Çelebi’nin kentin dil özelliklerinden Türkmen topluluklarına, eserlerinden günlük yaşamına kadar çok sayıda ayrıntıyı kayıt altına aldığını aktardı.
Gökhan, Evliya Çelebi’nin Maraş ağzında kullanılan yaklaşık 200 kelimeyi kaydettiğini ve kentteki konuşma özelliklerini Türkistan Türkçesiyle ilişkilendirdiğini ifade etti.
Bugün Kahramanmaraş kültürünün simgelerinden biri haline gelen “Ede” kelimesine de değinen Gökhan, kelimenin Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda kaleme aldığı Divânu Lügati’t-Türk’te geçtiğine dikkat çekti.
Maraş mutfağındaki bazı unsurların da kentin tarihsel ve kültürel geçmişinin izlerini taşıdığını belirten Gökhan, Maraş tarhanası, Maraş çöreği ve Acem pilavını örnek gösterdi.
MARAŞ TARİHİ İÇİN YAKLAŞIK 200 ESERLİK KÜLLİYAT
Prof. Dr. İlyas Gökhan, Kahramanmaraş tarihi konusunda geçmişte önemli bir kaynak eksikliği bulunduğuna da dikkat çekti.
Osmanlı döneminde Maraşlı tarihçiler yetişmesine rağmen kent tarihine ilişkin yeterli eser bırakılmadığını belirten Gökhan, Maraş hakkında bugün ulaşılan birçok bilginin Osmanlı arşiv belgeleri, şeriyye sicilleri, vergi kayıtları ve seyahatnamelerden çıkarıldığını anlattı.
Maraş tarihi ve coğrafyasına ilişkin ilk önemli çalışmalardan birinin 1916 yılına ait olduğunu ifade eden Gökhan, daha sonraki yıllarda yerel araştırmacılar, akademisyenler, belediyeler ve kamu kurumlarının çalışmalarıyla önemli bir literatür meydana geldiğini söyledi.
Gökhan’ın verdiği bilgiye göre bugün Kahramanmaraş üzerine yayımlanmış yaklaşık 200 eserden oluşan ciddi bir tarih, edebiyat, sanat ve kültür külliyatı bulunuyor.
Programda Kahramanmaraş’ı “medeniyet ve kültür kenti” olarak değerlendiren Gökhan’ın anlatımları; Maraş’ın yalnızca Milli Mücadele tarihiyle değil, Selçuklu, Dulkadirli ve Osmanlı dönemlerindeki siyasi, kültürel ve stratejik konumuyla da Anadolu tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koydu.
Muhabir: SERPİL KARA




