Kurban Bayramı, sadece kurban kesmekle ya da akraba ziyaretleriyle değil, aynı zamanda aile içindeki küçük tatlı ritüellerle de anlam kazanıyor. Bayram denince akla gelen ilk şeylerden biri olan “harçlık”, genellikle çocukluk hatıralarını süslese de, yetişkinler arasında da bir nezaket ve sevgi göstergesi olarak varlığını koruyor. Kahramanmaraş’ta Bugün gazetesi ekibi olarak, evliliğin uzun yıllarını devirmiş ve aile kavramının değerini bilen vatandaşlarımıza, “Eşinizden bayram harçlığı alıyor musunuz?” diye sorduk.
MİKTAR DEĞİL, GÖNÜLDEN KOPAN ÖNEMLİ
Sokak röportajlarımızda dikkat çeken en önemli detay, vatandaşların maddeye değil, maneviyata verdiği değer oldu. Eşinden harçlık alıp almadığı sorusuna oldukça samimi yanıtlar veren bir vatandaşımız, “O, canından ne koparsa onu verir. İstesen de vermez, kendi cebinden çıkartır verir. İster kahvaltıdan önce ister sonra; o anki bütçemize göre verir” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım, evlilikte maddi beklentilerin yerini karşılıklı anlayış ve sevgiye bıraktığının en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
“ÖNEMLİ OLAN EVİMİZDEKİ HUZUR”
Genç neslin beklentileriyle eski kuşakların hayata bakış açısı arasındaki farkı da net bir şekilde gözlemledik. Görüşmelerimiz sırasında bir vatandaşımız, günümüz gençlerine atıfta bulunarak, “Şimdiki gençler gibi ‘niye az verdin, niye böyle yaptın’ diye sormuyoruz. Ne verirse ona seviniyoruz. Önemli olan evimizde huzur olması. Verirse olur, vermezse de olur; illa olacak diye bir şart yok” diyerek bayramın gerçek manasının huzur olduğunu hatırlattı.
KÜÇÜK JESTLER EVLİLİKTEKİ SEVGİYİ TAZELEYOR
Bayram harçlığı, aslında sadece bir para transferi değil, eşlerin birbirine verdiği değerin küçük bir sembolü haline gelmiş durumda. Kahramanmaraşlı hanımlar, eşlerinin kendi imkanları dahilinde yaptıkları bu küçük jestlerin, bayram sevincini ev içinde daha da yukarı taşıdığını belirtiyor. Zorlu ekonomik koşullarda bile bütçelerini zorlayarak bu geleneği yaşatmaya çalışan eşler, birbirlerinin gönlünü hoş tutmayı ihmal etmiyor.
TARTIŞMA YERİNE ANLAYIŞ VE SABIR
Röportajlarımızın genelinde hakim olan bir diğer tema ise “huzuru bozmamak” üzerine kurulu bir aile anlayışı oldu. Vatandaşlar, bayram gibi özel günlerde tartışma yaşamanın değil, birbirini anlamanın daha kıymetli olduğunu vurguluyor. “Verdiği gün de olur, vermediği gün de olur. Önemli olan ortamın bozulmaması” şeklindeki ifadeler, Kahramanmaraş aile yapısının ne kadar sağduyulu ve yapıcı olduğunun bir yansıması olarak öne çıktı.
BAYRAMIN GERÇEK BEREKETİ PAYLAŞMAKTA
Sonuç olarak, Kahramanmaraşlılar için eşten harçlık almak ya da vermek, bir zorunluluk değil, sevginin bir ifadesi. Bayramın ikinci gününde de bu geleneğin şehir genelinde küçük jestlerle sürdüğü gözlemleniyor. Kurban Bayramı’nın yüklediği ağır masraflara rağmen, gönlünden kopanı paylaşmaktan geri durmayan eşler, bu bayramda da evlerinde huzuru misafir ediyor.

Muhabir: Atilla ŞAKACI