Gaziantep Medical Point Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Çakır, toplumda sıkça karşılaşılan ancak genellikle ihmal edilen yorgunluk şikayetinin altında yatan sinsi tehlikeye işaret etti. Bağışıklık sisteminin kendi dokusunu yabancı algılayıp tiroit bezine saldırması sonucu oluşan Hashimoto hastalığının, tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü vurgulayan Çakır, özellikle kadınların bu risk grubunda ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Hastalık sinsi ilerliyor: Belirtileri günlük yorgunlukla karıştırmayın
Hashimoto hastalığının çoğu zaman belirti vermeden veya hafif şikayetlerle başladığını belirten Uzm. Dr. Mehmet Çakır, hastaların bu durumu genellikle iş temposuna bağladığını söyledi. "Sürekli halsizlik, uyku hali, nedensiz kilo artışı ve soğuğa karşı aşırı hassasiyet en temel sinyallerdir" diyen Çakır, cilt kuruluğu, saç dökülmesi ve konsantrasyon bozukluğu gibi semptomların da tabloya eşlik edebileceğini ekledi. Bu belirtilerin "yoğunluktan" denilerek geçiştirilmemesi gerektiğini, basit bir kan testiyle gerçeğin ortaya çıkabileceğini belirtti.
Kadınlar daha büyük risk altında
Hormonal yapıdaki farklılıklar nedeniyle Hashimoto’nun kadınlarda erkeklere oranla çok daha yaygın görüldüğünü ifade eden Dr. Çakır, özellikle ailesinde tiroit hastalığı öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Hastalığın tamamen yok edilemediğini ancak modern tıbbi yöntemlerle eksik olan hormonun yerine konularak kontrol altına alınabildiğini belirten Çakır, uygun tedaviyle hastaların tamamen sağlıklı bir ömür sürebileceğini müjdeledi.
Yaşam tarzı ve beslenme tedavinin bir parçası
İlaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı değişikliklerinin de hastalığın seyrini doğrudan etkilediğini söyleyen Dr. Mehmet Çakır, stres yönetimi, dengeli beslenme ve düzenli egzersizin tiroit sağlığı için vazgeçilmez olduğunu hatırlattı. Dr. Çakır, bağışıklık sistemini destekleyecek bir yaşam biçiminin, Hashimoto ile mücadelede en güçlü silahlardan biri olduğunun altını çizdi.




