Bir restoranda müdür olarak görev yapan çalışanın, kadın müşterilere ve çalışma arkadaşlarına yönelik kullandığı iddia edilen “canım”, “balım” gibi ifadeler ile birlikte sınırı aşan sorular ve davranışlar, işten çıkarma sürecini yargıya taşıdı. İddialara göre olay, yalnızca hitap şekilleriyle sınırlı kalmadı. Çalışanların ve müşterilerin huzurunu bozduğu öne sürülen müdür hakkında işveren, iş disiplinini zedeleyen davranışlar nedeniyle tazminatsız fesih yoluna gitti.
İşveren: “İşyerinde Rahatsızlık ve Disiplin Bozuldu”
İşveren tarafı, restoran müdürünün yalnızca sözlü ifadeleriyle değil, aynı zamanda iş ortamındaki davranışlarıyla da rahatsızlık oluşturduğunu savundu. Dosyaya yansıyan iddialar arasında şu ifadeler yer aldı:
- Çalışma arkadaşlarına “aşkım, canım” şeklinde hitap etmesi
- Fiziksel temas kurarak içecek ikram etmeye çalışması
- Müşteriler hakkında “evlilik düşünürler mi?” gibi yorumlar yapması
- Ziyaretçilerin yakınlarıyla ilgili “bekar mı, ayarlanır mı?” tarzı konuşmalar
İşveren, bu davranışların defalarca uyarılmasına rağmen sürdüğünü ve işyerinde çalışma barışını bozduğunu belirterek, iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında haklı nedenle feshetti.
Çalışan: “Suçlamalar Gerçeği Yansıtmıyor”
İşten çıkarılan restoran müdürü ise kendisine yöneltilen iddiaları kabul etmedi. Savunmasında, söz konusu ifadelerin müşteri veya çalışanlarla birebir yaşanmış olaylara dayanmadığını, işyerindeki sohbetlerden bağlamından koparılarak delil oluşturulduğunu ileri sürdü. Ayrıca yazılı savunmasının alınmadığını ve SGK çıkış kodunun da hatalı bildirildiğini iddia ederek hukuki süreç başlattı.
İş Mahkemesi Davayı Reddetti
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, tanık beyanları ve deliller doğrultusunda işverenin fesih işlemini haklı buldu. Mahkeme, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kanaatine vararak davanın reddine karar verdi. Karar daha sonra istinaf incelemesinden de geçti ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da onandı.
Yargıtay’dan Son Söz: Karar Hukuka Uygun
Dosya temyize taşınınca devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Yüksek mahkeme, yerel mahkeme ve istinaf kararlarını inceleyerek işverenin fesih gerekçelerini hukuka uygun buldu. Kararda, sunulan deliller, tanık anlatımları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildi. Yargıtay, temyiz başvurusunda ileri sürülen itirazların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmetti. Böylece işten çıkarma işlemi ve tazminatsız fesih kararı kesinleşmiş oldu.
“Doğruluk ve Bağlılık” Vurgusu
Kararda, iş ilişkisinde güven unsurunun önemine dikkat çekildi. İşyerinde çalışanların birbirleriyle ve müşterilerle olan iletişiminde sınırların aşılmasının, iş disiplinini zedeleyebileceği ve fesih için geçerli bir neden oluşturabileceği değerlendirildi. Bu kapsamda, işverenin iş sözleşmesini sonlandırmasının “haklı neden” kapsamında olduğu yönündeki yerel mahkeme kararı yerinde bulundu.
Karar Emsal Niteliği Taşıyabilir
Hukuk çevrelerine göre karar, işyerinde çalışanların müşteri ilişkileri ve çalışma ortamındaki iletişim dili açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Özellikle hizmet sektöründe, profesyonel sınırların aşılmasının iş sözleşmelerine doğrudan etkisi olabileceği vurgulanıyor.


