Adana’da önemli açıklamalarda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların zihinsel ve bedensel sağlığının temellerinin henüz doğum gerçekleşmeden atıldığını belirtti. Çocukların beyin sağlığını koruma sürecinin anne karnındaki beslenme ve desteklerle başladığını ifade eden Şen, doğumdan sonraki yetişme ortamının ise bireyin karakterini ve nörolojik yapısını şekillendiren asıl unsur olduğunu vurguladı. Kahramanmaraş’ta meydana gelen üzücü saldırı sonrası gündeme gelen şiddet görüntülerinin çocuklar üzerindeki tahribatına değinen uzman, ailelerin ev içerisindeki davranışlarından izledikleri programlara kadar her detayın bir "kopyalama" süreci olduğunu hatırlattı.
"ÇOCUKLAR SÖYLENENİ DEĞİL, GÖRDÜĞÜNÜ TAKLİT EDER"
Çocukların öğrenme mekanizmasının temelinde taklit olduğunu belirten Prof. Dr. Şen, ailelere ayna olma uyarısında bulundu. Şen, "Çocuğa ne kadar 'yapma' derseniz deyin, o sizin eylemlerinizi kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, gösterilen her davranış geleceğin bireyini inşa eder. Eğer evde saygı ve sevgi iklimi yoksa, dışarıdan verilen olumlu eğitimlerin etkisi maalesef sınırlı kalır. Çocuk, gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı rol model alır" dedi.
ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Özellikle televizyon ve sosyal medya üzerinden yayılan şiddet içerikli görüntülerin çocukların zihninde silinmesi zor izler bıraktığını ifade eden Prof. Dr. Orhan Şen, Kahramanmaraş’taki olayları örnek gösterdi. Ebeveynlerin yanında çocuk varken izledikleri şiddet içerikli dizilerin veya haberlerin, çocukların bilinçaltına "normal bir eylem" gibi yerleşebileceğini söyleyen Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayamazsınız. Sizinle birlikte o da o ekranı görüyor ve gördüğünü kopyalıyor. Bu durum sadece psikolojik değil, nörolojik bir gelişim sorunudur" şeklinde konuştu.
TOPLUMSAL SORUMLULUK VE FEDAKARLIK ÇAĞRISI
Sağlıklı bir nesil yetiştirmek için toplumun her kesiminin elini taşın altına koyması gerektiğini savunan Prof. Dr. Şen, anne-babalığın her şeyden önce büyük bir fedakarlık gerektirdiğini söyledi. Televizyon kanallarında ve dijital platformlarda şiddet içeren içeriklerin azaltılması gerektiğinin altını çizen Şen, "Daha nazik, daha saygılı ve daha bilinçli bir toplum oluşturabilirsek, çocuklarımızın beyin gelişimini de o derece sağlıklı koruyabiliriz. Herkes önce kendi kapısının önünü süpürmeli ve evindeki ortamı düzeltmeli" diyerek sözlerini tamamladı.



