Japonya’da bir öğretmenin iki öğrencisiyle birlikte bir eve girerek hırsızlık girişiminde bulunduğu iddiası gündeme geldi. Öğretmenin, öğrencilerine Budist sunaklarında bulunan çanların değerli olduğunu söylediği ve bu eşyaların çalınarak satılmasını istediği öne sürüldü. Olayla ilgili soruşturma kapsamında öğretmenin verdiği ifade de dikkat çekti. Öğretmenin, öğrencilerinin daha önce terk edilmiş binalara girerek hırsızlık yaptığını bildiğini ancak kendisinin olaya “cesaret testi” amacıyla dahil olduğunu söylediği aktarıldı.
Öğrencilerini değerli eşyaları almaya yönlendirdiği iddiası
İddiaya göre öğretmen, iki öğrencisiyle birlikte bir eve girdi. Evde bulunan Budist sunaklarında kullanılan çanları gören öğretmenin, bunların değerli olduğunu öğrencilerine anlattığı öne sürüldü. Öğretmenin, söz konusu çanların altından yapıldığını ve yüksek fiyatlara satılabileceğini söylediği iddia edildi. Ardından öğrencilerinden bu eşyaları almalarını istediği öne sürülen öğretmenin, çalınan ürünlerin nasıl elden çıkarılabileceğine ilişkin de bilgi verdiği belirtildi.
İkinci el satış platformlarını anlattığı öne sürüldü
Öğretmenin yalnızca eşyaların alınmasını istemekle kalmadığı, öğrencilerine çalıntı ürünlerin ikinci el satış platformlarında nasıl pazarlanabileceğini de anlattığı iddia edildi. Söz konusu iddialar, olayın eğitimci-öğrenci ilişkisi açısından da dikkat çekmesine neden oldu.
“Cesaret testi” savunması dikkat çekti
Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan öğretmenin savunması da olayın farklı bir boyutunu ortaya çıkardı. Öğretmenin, öğrencilerinin daha önce terk edilmiş binalara girerek hırsızlık yaptığını bildiğini kabul ettiği ancak kendisinin bu olaya hırsızlık amacıyla değil, bir tür “cesaret testi” olarak gördüğü için katıldığını söylediği aktarıldı. Öğretmenin, öğrencilerine eşlik etmesinin ardındaki nedenin merak ve bu deneyimi bizzat görmek olduğunu savunduğu belirtildi.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi.


