İran'da “Kara Dul” lakabıyla anılan 56 yaşındaki Kolthoum Akbari, yaklaşık 20 yıl boyunca evlendiği yaşlı erkekleri öldürdüğü gerekçesiyle yargılandı. En az 10 cinayetten sorumlu tutulan Akbari hakkında, kurban yakınlarının talepleri doğrultusunda 10 ayrı idam cezası verildi.
Akbari'nin cinayetlerinin, son eşi 82 yaşındaki Gholamreza Babaei'nin 2023 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin ardından ortaya çıktığı belirtildi.
“Kara Dul”un cinayet zinciri soruşturmayla ortaya çıktı
İran basınında yer alan bilgilere göre Akbari'nin yaklaşık 20 yıl boyunca farklı yaşlı erkeklerle evlilik ve birliktelikler kurduğu, bu kişilerin bir bölümünün kısa süre içerisinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Başlangıçta birbirinden bağımsız görünen ölümler, son eşinin ölümünün ardından yürütülen soruşturmayla birlikte yeniden incelendi. Yetkililer, Akbari'nin geçmişte birlikte olduğu erkeklerin ölüm kayıtlarını araştırırken şüpheli bağlantılara ulaştı.
Kurbanların farklı yerlerde yaşaması ve ölümlerin uzun yıllara yayılması nedeniyle olayların uzun süre fark edilmediği aktarıldı.
Son eşinin ölümü soruşturmanın seyrini değiştirdi
Akbari hakkındaki şüphelerin artmasına neden olan olay, 82 yaşındaki eşi Gholamreza Babaei'nin ölümü oldu.
İran medyasına göre Babaei, hayatını kaybetmeden kısa süre önce ailesine eşinin kendisini ilaç kullanmaya zorladığını söyledi. Yaşlı adamın kısa süre sonra ölmesi üzerine durum şüpheli bulundu ve soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın derinleştirilmesiyle Akbari'nin geçmişte evlendiği veya birlikte olduğu erkeklerin ölümleri de incelemeye alındı.
Kurbanlarını ilaç ve alkol kullanarak öldürdüğü iddia edildi
Soruşturma kapsamında Akbari'nin cinayetlerde çeşitli ilaçlar, sakinleştiriciler ve endüstriyel alkol kullandığı öne sürüldü.
İddialara göre kadın, kurbanlarını etkisiz hale getirdikten sonra öldürüyor, ardından onların maddi varlıklarını ele geçiriyordu. Yetkililer, cinayetlerin arkasındaki temel motivasyonun maddi çıkar olduğunu değerlendirdi.
Akbari'nin kurbanlardan altın, nakit para ve evlilik sırasında verilen çeşitli değerli eşyaları aldığı ileri sürüldü.
“Kurban sayısını tam olarak bilmiyorum” dedi
İngiliz basınında yer alan haberlere göre Akbari, soruşturma sırasında verdiği ifadede kaç kişiyi öldürdüğünü kesin olarak hatırlamadığını söyledi.
Akbari'nin kurban sayısının 13 veya 15 olabileceğini ifade ettiği aktarıldı. Yetkililerin ise en az 10 cinayeti belirleyebildiği, toplam kurban sayısının daha yüksek olabileceği değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.
İfadesinde cinayet yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunduğu aktarılan Akbari'nin, bazı kurbanlarına önce ilaç verdiğini, daha sonra havlu kullanarak öldürdüğünü söylediği öne sürüldü.
İlk cinayetini ikinci eşine karşı işlediği belirtildi
İran merkezli Faraz Daily'nin aktardığı bilgilere göre Malekabad köyünde dünyaya gelen Akbari, ilk eşinden boşandıktan sonra yeniden evlendi.
Akbari'nin ilk cinayetini ikinci eşi Alijan'a karşı işlediği iddia edildi. Şiddet gördüğünü öne sürdüğü eşine endüstriyel alkol içirdiği ve ardından boğarak öldürdüğü belirtildi.
Bu olayın ardından benzer yöntemlerle başka erkekleri de hedef aldığı ileri sürüldü.
Kurbanların aileleri “kısas” talep etti
İran'daki yargılama sürecinde kurbanların ailelerinin talepleri de belirleyici oldu.
Kurbanlardan 10'unun ailesinin, İran'da uygulanan “kısas” kapsamında Akbari'nin idam edilmesini talep ettiği belirtildi.
Mahkeme sonucunda Akbari hakkında 10 ayrı idam cezası verildi. Kurbanlardan birinin ailesinin ise idam talebi yerine “diyet” olarak bilinen maddi tazminatı kabul ettiği aktarıldı.
Gerçek kurban sayısı 10’dan fazla olabilir
Akbari hakkında kesinleşen cinayet sayısının en az 10 olduğu belirtilirken, soruşturma kapsamında daha fazla kişinin de kurban olmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Akbari'nin kendi ifadesinde 13 veya 15 kişiden söz etmesi de dosyadaki belirsizliği artırdı. Yetkililerin geçmişteki şüpheli ölümler üzerinde araştırmalarını sürdürdüğü bildirildi.
Yaklaşık 20 yıl boyunca devam ettiği öne sürülen cinayet zincirinin, farklı şehirlerde meydana gelen ölümler nedeniyle uzun süre fark edilmediği ifade edildi.




