Adana Başkent Üniversitesi Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, tıp literatürüne geçecek bir başarı hikayesine imza attı. Karın ağrısı şikayetiyle başvuran ancak aort damarının boydan boya yırtıldığı tespit edilen 52 yaşındaki hastanın kalbi, ameliyat süreci dahil tam üç kez durdu. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Adem İlkay Diken ve ekibi, zamanla yarışılan o kritik anlarda hastanın vücut ısısını 15 dereceye düşürüp dolaşımı durdurarak mucizevi bir operasyona imza attı. İki kardeşini de aynı hastalıktan kaybeden ve genetik risk altında olan hasta, imkansızı başararak hastaneden yürüyerek taburcu oldu. Prof. Dr. Diken, bu tür vakalarda saniyelerin hayati önem taşıdığını vurgulayarak özellikle sigara ve tansiyon takibi konusunda hayati uyarılarda bulundu. Adana’da tıp camiasının gündemine oturan olay, 29 Nisan 2026 tarihinde Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yaşandı. Karın ağrısı şikayetiyle farklı merkezlere başvuran ancak tanı konulamayan 52 yaşındaki erkek hasta, durumunun aniden kötüleşmesi üzerine acil müdahale altına alındı. Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Adem İlkay Diken, hastanın servise yatışından dakikalar sonra dolaşımının durduğunu ve yoğun bakımda başlayan yaşam mücadelesinin ameliyathanede mucizeyle sonuçlandığını aktardı.
AMELİYAT BAŞLARKEN KALBİ ÜÇÜNCÜ KEZ DURDU
Prof. Dr. Adem İlkay Diken, vakanın ciddiyetini şu sözlerle anlattı: "Hastamızın aort damarında yırtılma (diseksiyon) tespit ettiğimizde durum çok kritikti. Bu süreçte kalbi iki kez durdu ve müdahalelerle geri döndürdük. Asıl büyük sınav ise ameliyat masasında yaşandı; operasyon başlarken kalbi üçüncü kez durdu. Kalp masajı eşliğinde göğüs kafesini açtığımızda aort damarının boydan boya patladığını gördük. Saniyelerle yarıştığımız bu noktada vücut ısısını 15 dereceye kadar soğutup tüm vücut dolaşımını durdurduk. Yırtık olan aort segmentini yapay damar ile değiştirdik."
GENETİK RİSK VE "SİGARA" UYARISI
Hastalığın genetik boyutuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken, hastanın iki kardeşinin de geçmişte aort yırtılması nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı. Bu durumun genetik yatkınlığın ne kadar belirleyici olduğunu gösterdiğini ifade eden Diken, "Bu tür vakalarda birinci derece yakınların mutlaka kardiyolojik taramadan geçmesi gerekir. Amacımız yırtılma olmadan bu zayıflamaları tespit etmektir" dedi. Ayrıca ameliyat sonrası yaşam tarzına dair en büyük uyarısını sigara konusunda yaptı: "Sigara damar mukavemetini bozarak yeniden yırtılma riskini ciddi oranda artırır. Bu hastalar için sigarayı bırakmak bir seçenek değil, zorunluluktur."
GEÇİCİ HAFIZA KAYBI YAŞADI AMA YÜRÜYEREK ÇIKTI
Böylesine büyük ve riskli bir operasyonun ardından iyileşme sürecinin de zorlu geçtiğini belirten Prof. Dr. Diken, beyin fonksiyonlarının korunmasının önemine değindi. Ameliyat sonrası hastada geçici bilinç bulanıklığı ve hafıza kaybı görüldüğünü ancak aile desteği ve titiz tedaviyle bu sürecin aşıldığını söyledi. Hayati riski en üst seviyede olan hasta, beyin ve vücut fonksiyonları tamamen toparlanmış şekilde hastaneden yürüyerek taburcu edildi.
YAPAY DAMARLA GELEN YENİ HAYAT
Gerçekleştirilen operasyonda aortun yırtılan tüm kısımları dayanıklı yapay damarlarla yenilendi. Prof. Dr. Diken, yapay damarın bulunduğu bölgede bir daha yırtılma beklenmediğini ancak damarın diğer kısımlarının halen takip altında tutulması gerektiğini vurguladı. Hastanın sabah ve akşam tansiyon ölçümlerini aksatmaması, ağır yük kaldırmaktan kaçınması ancak hafif yürüyüşlerle hareketli kalması tavsiye edildi. Hastanın yakınları ise bu imkansız geri dönüşü sağlayan Prof. Dr. Adem İlkay Diken ve anestezi ekibine teşekkürlerini sundu.





