Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki demirci ustası Ahmet Çanak, tam 70 yıldır demire şekil veriyor. Çocuk yaşlarda duyduğu merakı mesleğe dönüştüren Çanak, bugün yalnızca ürettiği el aletleriyle değil, yetiştirdiği yüzlerce çırakla da bölgenin yaşayan kültürel mirasları arasında gösteriliyor. Yarım asrı aşan meslek hayatında 200’den fazla çırağı usta olarak yetiştiren deneyimli demirci, geleneksel zanaatın gelecek nesillere aktarılması için çalışmayı sürdürüyor.

Elbistan’ın köklü mesleklerinden biri olan demircilik, gelişen teknoloji ve değişen üretim alışkanlıkları nedeniyle eski günlerinden uzaklaşsa da Ahmet Çanak’ın atölyesinde halen yaşamaya devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde ocağını yakan usta, ilerleyen yaşına rağmen işinin başından ayrılmıyor. Yılların verdiği tecrübeyle demiri işleyen Çanak, aynı zamanda mesleğin inceliklerini genç kuşaklara anlatmayı sürdürüyor.

ÇOCUKLUK MERAKI HAYATININ MESLEĞİ OLDU

Kahramanmaraş'ta Ceyhan Nehri'nde kaybolan kişinin cansız bedenine ulaşıldı
Kahramanmaraş'ta Ceyhan Nehri'nde kaybolan kişinin cansız bedenine ulaşıldı
İçeriği Görüntüle

Demircilikle tanışması çocukluk yıllarına uzanan Ahmet Çanak’ın hikayesi, babasının nalbant dükkânında başladı. Küçük yaşlarda babasının yanında vakit geçiren Çanak, dükkânın karşısında çalışan demircileri izleyerek mesleğe ilgi duymaya başladı.

Zamanla bu ilgi tutkuya dönüştü. Usta-çırak ilişkisinin yoğun yaşandığı yıllarda birçok kişi bir ustanın yanında yetişirken, Ahmet Çanak büyük ölçüde gözlemleyerek ve deneyim kazanarak mesleği öğrendi. Kendi ifadesiyle belirli bir ustası olmadı. Çocuk yaşlarda başlayan öğrenme süreci, ilerleyen yıllarda onu Elbistan’ın en tanınan demircilerinden biri haline getirdi.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra kendi atölyesini kuran Çanak, kısa sürede bölge halkının ihtiyaç duyduğu birçok el aletini üretmeye başladı. Balta, nacak, keser, çapa ve orak gibi ürünler yıllarca onun tezgâhından çıktı.

ELBİSTAN VE ÇEVRESİNDEKİ DEMİRCİLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ O YETİŞTİRDİ

Ahmet Çanak’ın meslek hayatındaki en büyük mirası ise yetiştirdiği çıraklar oldu. Usta demirci, yıllar boyunca atölyesinde 200’den fazla çırağı eğiterek onların meslek sahibi olmasını sağladı. Bugün Elbistan ve çevre ilçelerde faaliyet gösteren çok sayıda demircinin bir dönem Ahmet Çanak’ın yanında yetiştiği belirtiliyor. Usta isim, geçmişte dükkânında aynı anda 13-14 çırağın çalıştığı dönemler olduğunu anlatıyor. O yıllarda gençler meslek öğrenmek için demir ocaklarının başına gelirken, askere gidene kadar ustalarının yanında eğitim alıyordu.

Çanak, yıllar önce yetiştirdiği çıraklarla bağını da koparmıyor. Farklı şehirlerde yaşamlarını sürdüren eski çırakları zaman zaman Elbistan’a geldiklerinde ilk olarak ustalarının kapısını çalıyor. Kimileri şehir dışına çıkmadan önce helallik almaya geliyor, kimileri ise yıllar sonra ziyaret ederek mesleğin kendilerine kattıklarını paylaşıyor. Bu yönüyle Ahmet Çanak yalnızca bir zanaatkâr değil, aynı zamanda bölgenin mesleki hafızasını oluşturan isimlerden biri olarak öne çıkıyor.

TEKNOLOJİ DEMİRCİLİĞİ DEĞİŞTİRDİ AMA BİTİREMEDİ

Geçmişten bugüne demircilik mesleğinde büyük değişimler yaşandı. Bir zamanlar tamamen insan gücüne dayanan üretim süreçleri, teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha pratik hale geldi. Ahmet Çanak, geçmişte bir demire şekil verebilmek için birkaç kişinin aynı anda çalıştığını belirtiyor. Eskiden eğe ve çekiç yardımıyla uzun sürede yapılan işlemler, bugün modern ekipmanlarla daha kısa sürede tamamlanabiliyor. Ancak teknolojik gelişmeler yalnızca üretim yöntemlerini değil, talep yapısını da değiştirdi. Özellikle tarım sektöründeki makineleşme, geleneksel el aletlerine olan ihtiyacı büyük ölçüde azalttı.

Bir dönem yılda binlerce orak ve çapa üreten Çanak, bölgede pancar üretiminin yoğun olduğu yıllarda yaklaşık 5 bin çapa yaptığını ifade ediyor. Buğday ve arpa hasadı dönemlerinde ise 2 bine yakın orak üretimi gerçekleştiriyordu. Günümüzde ise fabrikasyon ürünlerin yaygınlaşması ve tarımsal mekanizasyon nedeniyle bu rakamlar oldukça düştü. Buna rağmen bazı üreticiler ve zanaatkârlar hâlâ el işçiliğiyle üretilen dayanıklı ürünleri tercih ediyor. Bu durum da geleneksel demirciliğin tamamen ortadan kalkmasının önüne geçiyor.

GENÇLERİN İLGİSİ AZALSA DA GELENEK YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR

Türkiye genelinde birçok geleneksel meslek gibi demircilik de çırak bulmakta zorlanıyor. Gençlerin farklı sektörlere yönelmesi ve eğitim olanaklarının çeşitlenmesi, el sanatlarına olan ilgiyi azaltıyor. Ahmet Çanak’ın ailesinde de bu değişim dikkat çekiyor. Sekiz çocuk sahibi olan usta demircinin iki oğlu babalarının izinden giderek demircilik mesleğini seçti. Her iki oğlunun da kendi atölyelerinde üretim yaptığı belirtiliyor. Ancak üçüncü kuşakta farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Ailenin genç bireyleri daha çok eğitim hayatına yönelmiş durumda. İçlerinde memur olanlar, doktor olanlar ve farklı meslek gruplarında çalışanlar bulunuyor.

Bu tablo, Türkiye’de geleneksel mesleklerin karşı karşıya olduğu dönüşümün küçük bir örneği olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen Ahmet Çanak, mesleğini bırakmayı düşünmüyor. Demir ocağının başında üretmeye devam eden usta isim, bilgi ve tecrübesini aktarmayı sürdürüyor.

DEMİRCİLİK KÜLTÜREL MİRAS OLARAK YAŞATILIYOR

Yüzyıllardır Anadolu’nun üretim kültürünün önemli parçalarından biri olan demircilik, birçok bölgede olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da önemli bir yere sahip. Tarım, hayvancılık ve günlük yaşamda kullanılan araçların büyük bölümü uzun yıllar boyunca demircilerin elinden çıktı. Bugün modern üretim teknikleri ön plana çıksa da el emeğiyle şekillenen ürünler kültürel değer taşımaya devam ediyor. Ahmet Çanak gibi ustalar ise bu geleneğin yaşatılmasında kritik rol üstleniyor.

Elbistan’da 70 yıldır aynı tutkuyla çalışan Çanak, demirciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. İlerleyen yaşına rağmen üretimden kopmayan usta, geçmişten bugüne taşıdığı birikimi gelecek kuşaklara aktarmanın gururunu yaşıyor. Onun hikâyesi, kaybolmaya yüz tutan mesleklerin hâlâ yaşatılabileceğini ve bir ustanın yetiştirdiği yüzlerce insanla bıraktığı mirasın yıllar boyunca yaşamaya devam edeceğini gösteriyor.

Kaynak: AA