KSÜ Rektörü Okumuş Yaralı Öğrencilerin Son Durumunu Açıkladı
KSÜ Rektörü Okumuş Yaralı Öğrencilerin Son Durumunu Açıkladı
İçeriği Görüntüle

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinde 15 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen ve Türkiye’yi yasa boğan Ayser Çalık Ortaokulu saldırısının ardından, failin kimliğine ve kişiliğine dair sarsıcı detaylar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. 10 kişinin hayatını kaybettiği, 17 kişinin yaralandığı katliamı gerçekleştiren 14 yaşındaki 8-G sınıfı öğrencisi İ.A.M.’nin nasıl bir karaktere sahip olduğu, okul arkadaşları tarafından ilk kez bu kadar net ifadelerle dile getirildi. Okulda bu sabah derin bir sessizlik hakimken, saldırganla aynı koridorları paylaşan ve ismini açıklamak istemeyen bir öğrenci, katil zanlısının okul içindeki tavırlarını ve bitmek bilmeyen takıntılarını anlattı. Arkadaşı olmayan, kimseyle muhatap olmayan ancak herkese "kurulan" bir profil çizen saldırganın, okulda neden bir güvenlik görevlisi bulunmadığına dair eleştiriler de röportaja damga vurdu. İşte Kahramanmaraş okul saldırganının karanlık dünyasına dair o çarpıcı tanıklıklar…

"TAKINTILIYDI VE HER GÖRDÜĞÜNÜ YAPARDI: OKULDA YERİ YOKTU"

Saldırganla aynı dönemde eğitim gören sınıf arkadaşı, zanlının psikolojik durumuna dair önemli ipuçları verdi. Genç tanık, "Zaten çocuk takıntılı bir çocuktu, her gördüğünü yapan bir çocuktu" diyerek, saldırganın izlediği veya gördüğü şiddet unsurlarını taklit etme eğiliminde olduğunu ima etti. Saldırganın okul içindeki huzursuz yapısına dikkat çeken öğrenci, "Bence bu okula bir güvenlik gerek. Çünkü öyle bir çocuğun okulda yeri yoktu. Yetmezmiş gibi herkese kurulan bir çocuktu" ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, saldırganın okulda bir "risk faktörü" olarak görüldüğünü ancak gerekli önlemlerin alınmadığını bir kez daha gündeme taşıdı.

8-G ŞUBESİNDEKİ YALNIZLIK: ARKADAŞI YOKTU, KİMSEYLE KONUŞMAZDI

Okul arkadaşının anlatımlarına göre, 14 yaşındaki saldırgan okulda adeta hayalet gibi yaşıyordu. 8-G şubesinde eğitim gören İ.A.M.’nin sosyal çevresinin neredeyse hiç olmadığı, sadece kendisi gibi içine kapanık tek bir arkadaşının olduğu belirtildi. "Kendisinin arkadaşı da yoktu okulda. Bir arkadaşı vardı, o da kendisi gibiydi. İçine kapanık bir çocuktu. Kimseyle muhatap olmazdı" diyen sınıf arkadaşı, bu izolasyonun saldırganın şiddet eğilimini beslemiş olabileceğine işaret etti. Okulun en sessiz ama en "tehlikeli" öğrencisi olarak tanımlanan zanlının, bu sessizliğinin altında büyük bir öfke biriktirdiği katliam günü ortaya çıktı.

"ONCA İNSANIN ÇOCUĞU VEFAT ETTİ: BU OKULA GÜVENLİK ŞART!"

Katliamın yaşandığı Ayser Çalık Ortaokulu’nda fiziki güvenlik önlemlerinin yetersizliği, öğrenci röportajının en can alıcı noktası oldu. Yaşanan acının büyüklüğüne vurgu yapan öğrenci, "Onca insanın çocuğu vefat etti, bu okula güvenlik şart" diyerek yetkililere seslendi. Olay günü okula 5 adet silahla giren saldırganın hiçbir engelle karşılaşmadan sınıflara ulaşabilmiş olması, veliler ve öğrenciler arasında büyük bir öfkeye yol açmış durumda. Okul önünde toplanan kalabalıklar da benzer şekilde, okullarda profesyonel güvenlik personeli bulundurulması noktasında devletten somut adımlar bekliyor.

SALDIRGANIN DİJİTAL DÜNYASI VE TAKINTILARININ KAYNAĞI

Soruşturmayı yürüten Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, öğrencinin belirttiği bu "takıntılı" yapının izlerini saldırganın dijital materyallerinde arıyor. Bilgisayarında bulunan 11 Nisan tarihli plan notları ve internet geçmişindeki şiddet içerikli aramalar, arkadaşının "her gördüğünü yapardı" ifadesiyle birebir örtüşüyor. Uzmanlar, bu tür vakalarda "copycat" (taklitçi) davranışların sıklıkla görüldüğünü, saldırganın izlediği bir filmden, oynadığı bir oyundan veya daha önce dünyada yaşanmış bir okul saldırısından etkilenmiş olabileceğini değerlendiriyor. Okul arkadaşının bu tanıklığı, soruşturmanın seyrini saldırganın psikolojik geçmişine ve sosyal medya etkileşimlerine doğru daha da derinleştiriyor.

Kaynak: İHA