Kahramanmaraş’ta yaşayan 12 Eylül mağduru Muhittin İlhan, 12 Eylül 1980 darbesine giden süreçte gözaltında ve cezaevlerinde yaşadıklarını anlattı. Kahramanmaraş’ta 1977 Haziran ile 1978 Nisan arasında Ülkü Ocakları İl Başkanlığı yapan İlhan, gözaltına alınmasından Mamak Cezaevi’ndeki günlerine kadar geçen süreçte ağır işkencelere maruz kaldığını söyledi.

İlhan, 15 Nisan 1978’de Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ankara’da Kurtuluş’tan Tandoğan’a gerçekleştirdiği Büyük Yürüyüş’te görev aldığını ve burada mehter başı olarak bulunduğunu belirtti. Kahramanmaraş’a dönüşünün ardından gözaltına alındığını ifade eden İlhan, sorgu sürecinde ağır işkence gördüğünü öne sürdü.

Mamak Cezaevi’nde yaşadıklarını da anlatan İlhan, cezaevine girdiğinde 65 kilogram olduğunu, 105 günlük süreçte ise 41 kilograma kadar düştüğünü söyledi. İlhan, “Mamak Cezaevi’nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar” ifadelerini kullandı.

15 NİSAN 1978’DEKİ YÜRÜYÜŞÜN ARDINDAN GÖZALTINA ALINDI

Gençlik yıllarında ülkenin milli meseleleriyle ilgilendiğini belirten Muhittin İlhan, 15 Nisan 1978 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi tarafından Ankara’da düzenlenen Büyük Yürüyüş’te görev yaptığını anlattı. Yürüyüşün Kurtuluş’tan Tandoğan’a gerçekleştirildiğini belirten İlhan, burada mehter başı olarak görev yaptığını söyledi. İlhan’ın anlatımına göre Kahramanmaraş’a dönüşünün ardından gözaltına alındı.

Kahramanmaraş’ta 11 yıl hapis cezasıyla aranan şahıs yakalandı
Kahramanmaraş’ta 11 yıl hapis cezasıyla aranan şahıs yakalandı
İçeriği Görüntüle

Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’nın, kendileri henüz gözaltında ve sorgudayken televizyon ve radyodan açıklamada bulunduğunu ileri süren İlhan, Kahramanmaraş Ocak Başkanı ve arkadaşlarının o tarihe kadar faili meçhul olan suçları kabul ettikleri, tutuklandıkları ve cezaevine konuldukları yönünde haber verildiğini söyledi. İlhan, bu açıklamanın ardından gözaltında tutuldukları yere dönemin Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı yardımcıları, vali ve emniyet müdürünün geldiğini anlattı.

“ÇOK AĞIR BİR İŞKENCE TEMPOSUNA BAŞLADILAR”

Muhittin İlhan, o gün yaşandığını belirttiği konuşmayı aktarırken kendilerine, “İçişleri bakanımız sizin tutuklandığınız bilgisini Türkiye’ye haber olarak verdi. Sayın Bakanımızı yalancı çıkaracak değiliz; ya kabul edeceksiniz ya kabul edeceksiniz” denildiğini ileri sürdü. Bu sözlerin ardından ağır bir işkence sürecinin başladığını söyleyen İlhan, dönemin gözaltı süresinin hatırladığı kadarıyla üç gün olduğunu ve iki kez uzatma alındığını ifade etti.

Yaklaşık 10 gün boyunca işkencenin sürdüğünü belirten İlhan, bu sürenin sonunda sorgu hakiminden sulh hakimine götürülmeden önce sağlık müdürünün getirildiğini anlattı. İlhan, kendileri hakkında “Polis karakolunda işkence görmemiştir” şeklinde rapor düzenlendiğini ve bu raporlarla adliyeye sevk edildiklerini söyledi.

“KENDİ GÜCÜMÜZLE AYAKTA DURAMIYORDUK”

Adliyeye götürüldüklerinde ilk sorgularını yapan savcının tüm suçlamalara rağmen kendilerini serbest bıraktığını anlatan İlhan, gördüklerini söylediği işkencenin ardından hakim karşısında kendi güçleriyle ayakta duramadıklarını ifade etti.

İlhan, ifade sırasında polislerin desteğiyle ayakta kalabildiklerini, daha sonra hakimin ifadelerinin oturarak alınmasını uygun gördüğünü söyledi. Hakimin kendilerine “İşkence gördüğünüz aşikar” dediğini aktaran İlhan, serbest bırakılmalarına karar verilmesine rağmen toplum polisinin kendilerini bırakmadığını öne sürdü.

İlhan’ın anlatımına göre hakim ile başkomiser arasında bu nedenle tartışma yaşandı. İlhan, polislerin bir üst mahkemeye itiraz ederek yeniden tutuklanmalarını talep edeceklerini söylediklerini, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildiklerini anlattı.

CEBECİ’DEN MAMAK CEZAEVİ’NE NAKLEDİLDİ

Kahramanmaraş’taki cezaevinde birkaç ay kaldıklarını belirten İlhan, daha sonra güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya sevk edildiklerini söyledi. İlhan, Ankara’da Cebeci Cezaevi’ne konulduklarını, burada bulundukları dönemde Kahramanmaraş’taki yeni olaylara katılıyorlarmış gibi Aydınlık Gazetesi’nde haklarında sürekli haberler yapıldığını öne sürdü.

Gönderdikleri tekziplerin yayımlanmadığını belirten İlhan, savcılık kanalıyla ulaştırılan tekzip dilekçelerinin de kabul edilmediğini iddia etti. İlhan, Maraş olaylarının ardından ilan edilen sıkıyönetimle birlikte Mamak Cezaevi’ne ilk giren mahkumlardan olduklarını söyledi.

MAMAK CEZAEVİ’NDEKİ 105 GÜNÜ ANLATTI

Mamak Cezaevi’ne girişlerinde ağır işkence gördüklerini öne süren Muhittin İlhan, daha sonra 16 ülkücü ve 16 solcunun aynı koğuşlara yerleştirildiğini anlattı.

İlhan, koğuşların duvarında 21 maddelik talimatların bulunduğu bir A4 kağıdı olduğunu söyledi. Talimatlarda farklı davranışlar karşılığında uygulanacak cop cezalarının yazdığını ileri sürdü.

Cezaevindeki işkencelerin devam ettiğini belirten İlhan, Mamak günlerini şu sözlerle anlattı:

“Mamak Cezaevi’nde üç öğün yemek verdilerse en az altı öğün dayak attılar.”

Mamak Cezaevi’nde bulunduğu sırada Ankara Cezaevi’ndeyken Maraş olaylarını planlayıp yönettikleri gerekçesiyle dosyalarının Maraş olayıyla birleştirildiğini söyleyen İlhan, daha sonra uçakla Adana’ya nakledildiklerini belirtti. İlhan, Mamak Cezaevi’ne girdiğinde 65 kilogram olduğunu, nakil işleminin gerçekleşmesine kadar geçen 105 gün içerisinde işkence nedeniyle 41 kilograma düştüğünü söyledi.

“ŞİŞLERLE, BIÇAKLARLA SIK SIK BASKINLAR YİYORDUK”

Adana’ya nakledilmelerinin ardından yaşadıkları sıkıntıların sona ermediğini söyleyen İlhan, cezaevinde ülkücü mahkumların yanı sıra binin üzerinde sol siyasi bulunduğunu ifade etti. İlhan, diğer mahkumların cezaevi idaresiyle birlikte elde ettiklerini ileri sürdüğü şiş ve bıçaklarla kendilerine sık sık baskın düzenlediğini iddia etti.

Cezaevi yönetiminin baskısının yanı sıra hayati tehlike yaşadıklarını da söyleyen İlhan, baskınlardan birinde Kahramanmaraş’ta birlikte tutuklandıkları Hasan Hüseyin Akbaş’ın 21 şiş darbesiyle hayatını kaybettiğini anlattı. Akbaş’ın kucağında hayatını kaybettiğini belirten İlhan, yaklaşık 45 dakika boyunca kendisine şehadet kelimesi söyletmek için mücadele ettiklerini ifade etti. İlhan, aynı olayda Gaziantep’ten Abdurrahman Kılıç’ın da hayatını kaybettiğini söyledi.

12 EYLÜL DARBESİ CEZAEVİNDEYKEN GERÇEKLEŞTİ

Muhittin İlhan, 12 Eylül darbesinin kendileri cezaevindeyken gerçekleştiğini belirtti. İlhan, darbenin planlayıcılarının Türkiye’yi 12 Eylül’e hazırlamak amacıyla dışarıdaki bazı suçları organize ettiklerini ve bunların bir kısmını sağ, bir kısmını ise sol kesimle ilişkilendirdiklerini öne sürdü. Bu suçların kendileriyle de ilişkilendirilmeye çalışıldığını savunan İlhan, darbenin ardından önce 6. Kolordu’ya, ardından Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’a nakledildiklerini söyledi.

6 YIL SONRA CEZAEVİNDEN ÇIKTI

Gaziantep 5. Zırhlı Tugay’da da benzer işkencelerin gün aşırı devam ettiğini ileri süren İlhan, burada Mamak’takine benzer uygulamalarla karşılaştığını anlattı. Muhittin İlhan, cezaevine girdikten 6 yıl sonra kendisine yöneltilen tüm suçlamalardan beraat ederek çıktığını söyledi. Ancak cezaevinin içinde işlendiğini belirttiği suçlar nedeniyle toplam 2,5 yıl ceza aldığını ifade eden İlhan, 6 yıldır cezaevinde bulunduğu için serbest bırakıldığını anlattı.

Kaynak: İHA