Kahramanmaraş’ta hukuk camiası, İsrail Parlamentosu tarafından 30 Mart 2026 tarihinde kabul edilen tartışmalı idam yasasına karşı tek ses oldu. Hukukçular Derneği Kahramanmaraş Şube Başkanı Av. Müslüm Köse, yaptığı basın açıklamasında İsrail’in işgalci bir güç olarak Filistin topraklarında kendi hukuk sistemini dayatmasının meşru olmadığını vurguladı. 1970 yılından bu yana hukuksuzluklara karşı verdikleri mücadelenin altını çizen Köse, İsrail’in sistematik insan hakları ihlallerini bir adım öteye taşıyan bu yasanın, sivil ve hukuki bir direnişle karşılanması gerektiğini ifade etti. Düzenlemenin sadece bir hukuk ihlali değil, aynı zamanda uluslararası sözleşmeleri devre dışı bırakan bir "savaş suçu" olduğunu belirten Köse, Kahramanmaraş’tan uluslararası topluma acil müdahale çağrısında bulundu. İşte İsrail’in idam kararına karşı başlatılan hukuki seferberliğin ayrıntıları…
“İŞGALCİ GÜCÜN CEZAİ YETKİSİ YOKTUR”
Av. Müslüm Köse, açıklamasında 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri’ne atıfta bulunarak, işgalci güçlerin egemen bir devlet gibi cezai yetki kullanamayacağını hatırlattı. İsrail’in işgal altındaki topraklarda kendi yasalarını yürürlüğe koyma girişiminin "yok hükmünde" olduğunu ifade eden Köse, "İsrail Devleti’nin varlığını ortadan kaldırma amacıyla işlenen öldürme fiilleri" gibi muğlak ifadelerle idam cezasının kapsamının geniş tutulmasına dikkat çekti. Temyiz ve itiraz yollarının kapatıldığı bir sistemin yargı değil, bir infaz mekanizması olduğunu belirten Köse, bu durumun hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu söyledi.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER NEZDİNDE DEV BAŞVURU SÜRECİ
Hukukçular Derneği olarak sessiz kalmadıklarını ifade eden Köse, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki önemli kurullara resmi başvuruların yapıldığını açıkladı. Bu kapsamda; Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörlüğü ile İşkenceye Karşı Özel Raportörlük gibi birimlere İsrail’in hukuksuz adımlarının raporlandığı bildirildi. Köse, uluslararası toplumun bu başvurular neticesinde İsrail üzerinde baskı kurması gerektiğini vurgulayarak, adaletin tecellisi için küresel bir hukuk bloğunun oluşturulmasının önemine değindi.
“BU YASA TEK BAŞINA BİR SAVAŞ SUÇUDUR”
Düzenlemenin içeriğindeki belirsizliklerin ve savunma hakkının kısıtlanmasının modern hukuk anlayışıyla bağdaşmadığını dile getiren Av. Müslüm Köse, “Bu yasanın varlığı dahi tek başına bir savaş suçu niteliğindedir” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu. Kararların kısa sürede uygulanmasının öngörülmesinin geri dönülemez zararlar doğuracağını belirten Köse, İsrail’in bu adımla bölgedeki şiddet sarmalını daha da derinleştirmeyi hedeflediğini savundu.
DÜNYA HUKUKÇULARINA ORTAK DURUŞ ÇAĞRISI
Basın açıklamasının sonunda Türkiye ve dünya genelindeki sivil toplum kuruluşlarına, insan hakları savunucularına ve hukukçulara çağrıda bulunan Köse, Filistin halkının maruz kaldığı bu hukuki zorbalığa karşı ortak bir duruş sergilemeye davet etti. Kahramanmaraş Şubesi olarak sürecin takipçisi olacaklarını belirten Köse, hukuki ve sivil mücadelenin aralıksız süreceğini ifade etti.



