Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek’te yaşanan okul baskınlarının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü siber suçlarla mücadele ekipleri, sosyal medya platformlarını mercek altına aldı. Yapılan teknik takipler sonucunda, İstanbul’un Bağcılar ilçesi Yıldıztepe Mahallesi’nde ikamet eden bir şahsın, toplumda infial yaratacak ve şiddeti körükleyecek paylaşımlar yaptığı belirlendi. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle 17 yaşındaki M.A. isimli şüpheli, adresinde gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ortaya çıkan profesyonel askeri ekipmanlar ise olayın ciddiyetini artırdı. İşte İstanbul’daki "dijital terör" operasyonunun kan donduran ayrıntıları…
EVİNDE ADETA KÜÇÜK BİR CEPHANELİK KURMUŞ
Güvenlik güçleri tarafından M.A.’nın evinde yapılan aramalarda, bir gencin evinde bulunması olağan dışı olan çok sayıda askeri malzeme ele geçirildi. Ele geçirilenler arasında; askeri kamuflaj, hücum yeleği, kompozit başlık (kask), biber gazı ve kesici aletler yer alıyor. Bu malzemelerin, şüphelinin paylaşımlarıyla olan bağlantısı ve herhangi bir eylem hazırlığı içerisinde olup olmadığı titizlikle inceleniyor.
DİJİTAL MATERYALLER MERCEK ALTINDA
Sadece fiziki malzemeler değil, şüphelinin dijital dünyası da incelemeye alındı. Operasyon kapsamında ele geçirilen 2 adet bilgisayar kasası ve bir cep telefonuna el konuldu. Bilişim uzmanları, şüphelinin sanal ortamlardaki bağlantılarını, hangi "kirli mahfillerle" iletişimde olduğunu ve saldırganları örnek alıp almadığını tespit etmek için verileri detaylı bir analizden geçiriyor.
ADLİYEYE SEVK EDİLDİ: SİBER DEVRİYE TAVİZ VERMİYOR
Emniyetteki işlemlerinin ardından 17 yaşındaki şüpheli, adli makamlara sevk edildi. Emniyet yetkilileri, özellikle Kahramanmaraş saldırısı sonrası toplumda kaos ve korku iklimi yaratmaya çalışan, şiddet içerikli paylaşımlar yapan hiçbir kullanıcıya taviz verilmeyeceğini yineledi. Siber devriye faaliyetlerinin 7/24 esasına göre artarak devam edeceği vurgulandı.
AİLELERE VE GENÇLERE KRİTİK UYARI
Yetkililer, okul katliamları sonrası sanal dünyada örgütlenen ve gençleri "zombi" gibi kullanan yapılara karşı ailelerin daha dikkatli olmasını istedi. Çocukların bilgisayar başında geçirdiği sürenin ve girdiği içeriklerin kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığı, bu tür dijital radikalleşme süreçlerinin gerçek hayatta feci sonuçlar doğurabileceği belirtildi.


