Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde evini ve yakınlarını kaybeden Barış Özbay, felaketin ardından yaşamında ciddi değişiklikler yaşadı. Hatay’ın Antakya ilçesinde annesiyle birlikte yaşayan 25 yaşındaki Özbay, deprem sonrasında üniversite eğitimini yarıda bıraktı ve zamanının büyük bölümünü bilgisayar ve cep telefonuyla geçirmeye başladı.
Depremden bu yana yaklaşık üç yıllık süreçte yaşadıklarıyla daha önce de gündeme gelen Özbay, bir süre hastanede tedavi gördü. Yaklaşık üç ay süren tedavinin ardından evine dönen genç, tedavi sırasında kendisine verilen ilaçları kullanmayı sürdürmediğini ve eski yaşam düzenine geri döndüğünü ifade etti.
Özbay'ın açıklamalarında günlük yaşamını büyük ölçüde evinde geçirdiği, kişisel bakımını ihmal ettiği ve dışarı çıkmak istemediği görülüyor.
Deprem sonrası üniversite eğitimini yarıda bıraktı
Barış Özbay, 6 Şubat depremlerinde annesi Semra Özbay ile birlikte büyük bir yıkım yaşadı.
52 yaşındaki annesiyle Antakya’nın Gazi Mahallesi’ndeki müstakil evde yaşayan Özbay ailesi, depremde hem evlerini hem de yakınlarını kaybetti.
Yaşanan felaketin ardından Barış Özbay'ın eğitim hayatı da kesintiye uğradı. Üniversite eğitimini bırakan genç, zaman içerisinde günlük yaşamının önemli bölümünü bilgisayar ve cep telefonu başında geçirmeye başladı.
Sanal ortamda uzun saatler geçirmesi nedeniyle daha önce haber konusu olan Özbay, bir süre hastanede tedavi gördü.
Yaklaşık 3 ay hastanede tedavi gördü
Özbay, yaşadığı süreç nedeniyle yaklaşık üç ay boyunca hastanede tedavi gördüğünü anlattı.
Tedavinin ardından evine dönen genç, hastanede kendisine verilen ilaçları kullanmayı bıraktığını belirtti. Özbay, doktor kontrolüne gitmek veya yeniden hastaneye başvurmak istemediğini de ifade etti.
Kendi yaşam biçimini değiştirmek istemediğini söyleyen Özbay, bunun nedenini ise mevcut hayatında kendisini rahat hissetmesiyle açıklıyor.
“İstesem düzelirim ama istemiyorum, gerek yok ve yaşamak istemiyorum.”
Özbay ayrıca günlük düzenini değiştirmek için öncelikle kişisel bakımına dönmesi gerektiğini bildiğini ancak bunu yapmak istemediğini dile getirdi.
“Bütün gün telefonla zaman öldürüyorum”
Günlük yaşamının büyük bölümünü cep telefonuyla geçirdiğini anlatan Özbay, uyku düzeninin de değişken olduğunu söyledi.
Telefonla vakit geçirmenin kendisi için günlük hayatın merkezinde olduğunu belirten genç, gün içerisinde yapacak başka bir şey bulamadığını ifade etti.
Özbay, hastanede geçirdiği üç aylık sürecin ardından hayatında büyük bir değişiklik olmadığını düşündüğünü belirterek, yaşamını değiştirmek için bazı adımların farkında olduğunu ancak bunları uygulamayı tercih etmediğini söyledi.
Kişisel bakımını da ihmal ediyor
Özbay'ın anlattığı günlük yaşamda kişisel bakım konusunda da ciddi bir ihmal dikkat çekiyor.
Yaklaşık iki aydan fazla süredir duş almadığını söyleyen Özbay, evden çıkmak ve bahçeye gitmek gibi günlük aktiviteleri de gerçekleştirmediğini belirtti.
Özbay, mevcut yaşam biçiminden memnun olduğunu ve evde bulunmanın kendisi için yeterli olduğunu ifade etti.
Ancak kişisel bakım ve tedavi süreçlerinin aksatılması, kişinin günlük yaşamını etkileyen önemli bir durum olarak öne çıkıyor.
“İlaçlara devam etsem büyük ihtimalle iyileşirim”
Hastanede kendisine ilaç verildiğini anlatan Özbay, ilaçlarını kullanmayı bıraktığını söyledi.
Doktor kontrolüne gitmek istemediğini belirten genç, hastaneden verilen bazı ilaçları kullanmaya devam ettiğini ifade etti.
Özbay'ın sözleri, tedavi sürecinin ardından profesyonel sağlık takibinin devam etmediğini ortaya koyuyor.
“Oyunlar beni normal bir insan kadar etkilemiyor”
Cep telefonu ve bilgisayar oyunlarını uzun süre oynadığını anlatan Özbay, sanal ortamda karşılaştığı şiddet içeriklerinin gerçek hayattaki davranışlarını aynı şekilde etkilemediğini düşündüğünü söyledi.
Özbay, oyunlarda çok sayıda karakter öldürmesine rağmen gerçek hayatta bir canlıya zarar vermenin kendisini üzeceğini ifade ederek, sanal dünyayla gerçek yaşam arasındaki ayrımı vurguladı.
“Ben mesela oyunlarda kaç kişiyi öldürdüm, Allah bilir ama şu an bir sinek bile öldürsem canım acıyor.”
Özbay, uzun süre telefon kullanmasının mevcut durumuna etkisi olabileceğini düşündüğünü ancak bunun yaşadığı sorunların temel nedeni olduğunu düşünmediğini belirtti.
“Evde olmak bana yetiyor”
Günlük yaşamından memnun olduğunu dile getiren Özbay, dışarı çıkmak, doktorla görüşmek veya yeni bir düzen kurmak istemediğini söyledi.
Evde kalmanın kendisi için yeterli olduğunu ifade eden genç, yaşadığı fiziksel ağrıların da hayatını sürdürme biçimini değiştirmesine neden olmadığını belirtti.
Özbay ayrıca hastanede tedavi gördüğü dönemde kendisiyle benzer sorunlar yaşayan kişilerle tanıştığını ve bu kişilerden biriyle halen iletişim kurduğunu anlattı.
Deprem sonrası değişen bir hayat
Barış Özbay'ın hikâyesi, 6 Şubat depremlerinin ardından bazı depremzedelerin yaşamlarında meydana gelen uzun süreli değişimlerin bir örneği olarak gündeme geliyor.
Evini ve yakınlarını kaybeden, eğitim hayatı kesintiye uğrayan Özbay, yaşadığı sürecin ardından kendisini büyük ölçüde evine ve dijital dünyaya kapattı.
Yaklaşık üç aylık hastane tedavisinin ardından yeniden evine dönen genç, mevcut yaşam biçimini değiştirmek istemediğini söylüyor.
Uzmanlar açısından ise uzun süreli sosyal izolasyon, kişisel bakımın ihmal edilmesi, tedavinin bırakılması ve kişinin yaşamına ilişkin umutsuz ifadelerinin profesyonel değerlendirme gerektirebileceği belirtiliyor. Özbay'ın kendi değerlendirmeleri bir tıbbi tanı yerine, yaşadığı sürece ilişkin kişisel anlatımı olarak ele alınmalı.




