Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli büyük depremler üzerine yürüttüğü kapsamlı bilimsel çalışmaları kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan bulgular; kırılma süreçlerinin dinamiğinden, yüzey deformasyonlarına, öncü sismisite analizlerinden yer hareketi modellemelerine kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
KIRILMA SÜREÇLERİ: ÇOKLU FAY, ÇOKLU SENARYO
7.8 ve 7.7 büyüklüğündeki iki büyük depremin sergilediği karmaşık kırılma alanları, sismik ve uzay-jeodezik verilerin birleştirildiği modellemelerle görüntülendi. Mw 7.8 depreminin farklı segmentleri farklı gecikmelerle etkilediği, Mw 7.7 depreminin ise önceki kırılma sonrası tetiklendiği belirtildi. Bazı segmentlerde kırılmanın, kayma dalgası hızının üzerine çıktığı da tespit edildi.
YÜZEY ATIMLARI İLK KEZ SENTINEL-2 VERİLERİYLE HARİTALANDI
Sentinel-2 optik uydu görüntüleriyle, depremlerin oluşturduğu yüzey atımları ayrıntılı biçimde ortaya kondu. Bu yöntemle, depremin kırdığı farklı segmentlerin deprem üretme potansiyelleri de analiz edildi. Yöntem, Türkiye’de ilk kez bu ölçekte kullanıldı.
ÖNCÜ DEPREMLER VE TARİHSEL KAYITLAR IŞIĞINDA YORUM
Depremlerin meydana geldiği segmentler tarihsel açıdan incelendi. Bulgular, 2023 depremlerinin tamamen “sessiz” bölgelerde değil, karmaşık bir tarihsel sismisite örüntüsü içinde gerçekleştiğini gösteriyor. Ancak kataloglarda belirsizlikler nedeniyle segment bazlı tekrar aralıklarının belirlenmesinin zor olduğu vurgulandı.
BÖLGESEL DEFORMASYON: ETKİ ALANI 800 KM'YE KADAR ÇIKTI
Uzay-jeodezik ölçümler, depremlerin yalnızca Doğu Anadolu Fay Zonu’nu değil, çoklu levha sistemini etkileyen geniş ölçekli deformasyonlara yol açtığını ortaya koydu. İstanbul’da dahi yaklaşık 1 cm’lik yatay yer değiştirme ölçüldü. Bu durum, depremlerin tüm Anadolu levhasını etkileyen bir stres aktarımı yarattığını gösteriyor.
NARLI HAVZASINDA 200 GÜN ÖNCEKİ HAREKETLENME DİKKAT ÇEKTİ
Depremden yaklaşık 6 ay önce Narlı Havzası’nda sismik aktivitenin arttığı, çok dar bir deformasyon bandında kümelendiği tespit edildi. Bu öncü hareketlenme, ana deprem öncesindeki hazırlık evresi için kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
NARLI FAYI ÜZERİNDE BAŞLAYAN YIKICI SÜREÇ
Üç boyutlu dinamik modellemeler, 7.8 büyüklüğündeki ilk depremin, Doğu Anadolu Fayı’ndan değil, onun komşusu olan Narlı Fayı üzerinde başladığını ortaya koydu. Bu kırılma, ardından hem kuzeye hem de güneye doğru yayılmış ve bölgedeki yıkımı artırmıştır. Elbistan’daki ikinci depremin, ilk depremin oluşturduğu dalgaların doğrudan etkisiyle tetiklendiği açıklandı.
FARKLI BAŞLAMA NOKTALARI İÇİN SENARYOLAR ÇALIŞILDI
Eğer deprem farklı bir segmentte başlasaydı ne olurdu? Bu soruya da bilimsel modellemelerle yanıt arandı. Senaryolara göre, kırılmanın başka bir segmentte başlaması durumunda yer değiştirmenin daha sınırlı kalacağı, depremin süresinin ve büyüklüğünün azalabileceği öngörülüyor. Ancak 2023'te en yıkıcı senaryo gerçekleşti.
YER HAREKETİ MODELLERİ YENİLENDİ: MAKİNE ÖĞRENMESİ DEVREDE
Kahramanmaraş depremleri sonrası toplanan verilerle, 818 deprem ve 18.000 kayıt kullanılarak yeni bir PGV (en büyük yer hızı) tahmin modeli geliştirildi. Bu model, boru hatları, tüneller gibi altyapıların sismik risk hesaplamalarında kritik rol oynayacak. Makine öğrenmesine dayalı bu yeni model sayesinde, hasar potansiyeli yüksek yer hareketleri daha net tahmin edilebilecek.
🔗 PGV Model Uygulaması
2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar
— Kandilli Rasathanesi (@Kandilli_info) February 6, 2026
1) Depremlerin karmaşık kırılma süreçleri hesaplandı.
Çok ölçekli sismik ve uzay-jeodezik gözlemler ile çoklu faylara yönelik kinematik ters çözümlemeler ve dinamik kırılma modellemeleri bir araya… pic.twitter.com/gUWi2v4BOC



