Antakya’da dönercide yangın: kızartma makinesi alev aldı
Antakya’da dönercide yangın: kızartma makinesi alev aldı
İçeriği Görüntüle
Adana'da 25 Kasım 2021'de hayatını kaybeden Ulaş Çelikten davasında, yerel mahkemenin verdiği müebbet hapis cezaları istinaf aşamasında indirime uğradı. Olayın faili olduğu belirlenen Mehmet Şükrü C.'nin cezası haksız tahrik indirimiyle 18 yıla, azmettirici olduğu öne sürülen Abdullah C.'nin cezası ise yardım suçundan 13 yıla düşürüldü. Karar, Ulaş’ın annesi Fatma Çelikten’in “Evladı ölen bir anne her gün ölüyor” sözleriyle büyük tepki topladı. Aile karara itiraz ederken dosya Yargıtay’da görüşülmeye başlandı.
Adana’da beş yıl önce meydana gelen ve genç Ulaş Çelikten’in yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan cinayet davasında, ilk derece mahkemesi iki sanığa da müebbet hapis cezası vermişti. Ancak istinaf sürecinde her iki sanığın lehine kararlar çıkması, hem ailede hem de kamuoyunda tepkilere yol açtı. Ailenin avukatlarının ve tanık beyanlarının dosyada önemli bir yer tuttuğu davada, istinaf mahkemesi failin cezasında haksız tahrik indirimi uygulayarak ömür boyu hapis cezasını 18 yıla; azmettirici olduğu değerlendirilen kişinin cezasını ise yardım suçuna ilişkin değerlendirme ile 13 yıla düşürdü. Bu gelişme sonrası aile Yargıtay’a itirazda bulundu ve dosyanın temyiz süreci başladı; mahkeme kararları ve deliller yeniden değerlendirilecek.
25 Kasım 2021 gecesi Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda yaşanan olayda, iddiaya göre Ulaş Çelikten saldırıya uğramış ve hayatını kaybetmişti. İlk soruşturma ve yargılama sürecinde, yerel 9. Ağır Ceza Mahkemesi dosyayı ayrıntılı şekilde değerlendirerek sanıklar hakkında azmettirme ve kasten öldürme suçlarından müebbet hapis cezaları verdi. Kararın ardından sanık yakınları istinaf yoluna başvurdu; istinaf mahkemesi delillerin değerlendirilmesinde farklı yorumlar yaparak bazı indirimler uyguladı. Özellikle telefon görüşmeleri, mesaj kayıtları ve olay anına ilişkin görüntüler dosyada tartışmalı oldu. İstinaf kararında azmettiricinin fiilen azmettirdiğine dair değerlendirme değiştirildi; böylece cezalar farklı suç vasıfları üzerinden yeniden hesaplandı. Savcılık ve aile avukatları kararı temyiz etti; dosya Yargıtay’da hukuki denetim aşamasına girdi.
Kararın açıklanmasının ardından merhum Ulaş’ın annesi Fatma Çelikten duygularını saklayamadı; “O gün kalbim durdu. Evladı ölen bir anne her gün ölüyor” sözleriyle yaşadığı derin acıyı anlattı. Anne, verilen ceza indirimlerini “ödül” olarak nitelendirip tepkisini dile getirdi. Aile avukatı Emre Kargaoğlu, dosyada azmettirici olarak gösterilen kişiyle ilgili delillerin bulunduğunu, telefon kayıtları ve tanık ifadelerinin bu yönde olduğunu belirtti. Avukat ayrıca, dosyada yer alan video kayıtlarında “gördüğün yerde Ulaş’ın kafasına sık” gibi ifadelerin bulunduğunu, bu tür delillerin yerel mahkeme tarafından dikkate alındığını vurguladı. Aile karara itiraz ederek hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini açıkladı; şimdi dosya Yargıtay’da. Hukuk camiasında ve kamuoyunda temyiz süreçlerinin nasıl sonuçlanacağı yakından izleniyor.
Dosyada öne çıkan kanıtlar arasında, sanıkların telefon görüşmeleri, mesajlaşma kayıtları, olay anına ilişkin görüntüler ve tanık beyanları yer aldı. Yerel mahkeme, bu kanıtların bütüncül değerlendirilmesi sonucunda azmettirme ve öldürme suçlarını sabit görerek müebbet hapis hükmü verdi. Ancak istinaf aşamasında mahkeme, bazı hususları farklı yorumlayıp failin eyleminde haksız tahrik veya ceza indirimi uygulanabilir unsurlar aradı; azmettirici olduğu iddia edilen kişinin fiili azmettirici olmadığı, suça yardım ettiği kanaatine varıldı. Bu tür hukuki nitelendirme farklılıkları ceza miktarını doğrudan etkiledi. Hukukçular, benzer dosyalarda delillerin hangi ölçüde ve nasıl değerlendirileceğinin sonucu belirlediğini; istinaf ve Yargıtay aşamalarının bu bakımdan kritik olduğunu belirtiyorlar. Yargıtay incelemesi, hem delillerin hem de hukuki nitelendirmelerin usul ve esas açısından denetlenmesi açısından belirleyici olacak.

Kaynak: İHA