Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son dönemde küresel pazarlardaki rekabet koşulları, artan enerji maliyetleri ve finansmana erişim zorlukları gibi çetin sınavlarla karşı karşıya kalsa da, büyük ölçekli ve stratejik yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Bu vizyoner duruşun en güncel ve dikkat çekici örneklerinden biri, Kahramanmaraş merkezli dev sanayi kuruluşu İSKUR Tekstil tarafından Diyarbakır'da hayata geçirildi.
DİYARBAKIR’DA DEVASA BİR ÜRETİM ÜSSÜ
1990 yılında A. Kadir Kurtul tarafından kurulan ve tekstil başta olmak üzere enerji, tarım, otomotiv, havacılık ve geri dönüşüm gibi birbirinden farklı sektörlerde uzmanlaşan İSKUR Holding, yatırım ağını genişletmeye devam ediyor. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan ve yaklaşık 80 milyon Euro’luk bir bütçeyle hayat bulan yeni nesil open-end iplik üretim tesisi, sadece Türkiye'nin değil, bölgenin de en modern sanayi yatırımlarından biri olarak gösteriliyor.
DÜNYA STANDARTLARINDA KAPASİTE
258 dönümlük bir alana yayılan tesis, etkileyici rakamlarla öne çıkıyor. Toplam 14 bin 688 rotor kapasitesiyle tasarlanan fabrika, tam kapasiteyle çalışmaya başladığında günlük 150 ton iplik üretecek. Bu hacim, tesisi dünya genelinde tek çatı altında en yüksek Open-End üretim kapasitesine sahip merkezlerden biri konumuna getiriyor. Yatırımın 2026 yılının son çeyreğinde tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte, İSKUR bünyesindeki toplam günlük iplik üretimi 300 tona ulaşacak.

"BÖLGEYE GÜVEN, GELECEĞE YATIRIM"
İSKUR Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Kurtul, bu büyük yatırımın arkasındaki vizyonu şöyle özetliyor: "Yaklaşık 50 yıldır bu bölge ile pamuk elyaf ticareti yapıyoruz. Bölgeyle olan güçlü ticari bağlarımız, hammaddeye olan yakınlığımız ve bölgenin sahip olduğu genç iş gücü potansiyeli, yatırım kararımızda en önemli etkenler oldu. Ayrıca devlet teşvikleri ve Diyarbakır’ın lojistik imkânları, bu vizyoner projeyi hayata geçirmemizde büyük destek sağladı."
OTOMASYON İLE "KARANLIK FABRİKA" DÖNEMİ
Yeni tesis, sadece kapasitesiyle değil, teknolojik altyapısıyla da endüstri 4.0'ın sınırlarını zorluyor. Üretim sürecinin her aşaması, dijital sistemler üzerinden izlenebiliyor. Otomatik kova taşıma sistemleri, Open-End şerit bağlama robotları, tam otomatik paketleme hatları ve akıllı depo çözümleri, insan hatasını minimize ederek verimliliği maksimize ediyor. Tüm süreçlerin otomasyonla yönetildiği bu yapı, Türkiye tekstil sanayisinde "karanlık fabrika" (tam otomasyonlu, insansız üretim) modeline geçişin en güçlü örneği olarak kabul ediliyor. Ayrıca fabrika güvenliği de yapay zekâ destekli analiz sistemleri ve akıllı kameralarla dijital olarak sağlanıyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YENİLENEBİLİR ENERJİ VİZYONU
İSKUR, sadece tekstil üretimiyle değil, bu üretimi destekleyen sürdürülebilir enerji çözümleriyle de fark yaratıyor. İsmail Kurtul, grubun enerji yatırımlarını "stratejik bir zorunluluk" olarak tanımlıyor. Bugün itibarıyla işletmede olan 60 MW kurulu gücündeki güneş enerjisi santralleri ve Şanlıurfa’daki inşaatı süren 45 MW’lık yeni projelerle, grup devasa bir enerji portföyüne ulaşıyor.
Tarımsal üretime uygun olmayan kıraç arazileri temiz enerjiye dönüştürdüklerini vurgulayan Kurtul, döngüsel ekonomi vurgusunu da ihmal etmiyor: "Üç yıldır başarıyla işlettiğimiz biyokütle tesislerimizde, tekstil ve tarımsal atıkları enerjiye dönüştürüyoruz. Sürdürülebilirlik, teknoloji ve verimlilik odaklı yatırımlarımızla, Türkiye'nin enerji dönüşümünde ve dijital sanayi devriminde öncü olmaya devam edeceğiz."
Gelecek dönemde büyük ölçekli enerji depolama tesislerini de yatırımlarına eklemeyi planlayan İSKUR, sanayi ve enerjiyi birbirini tamamlayan iki stratejik güç olarak görmeye ve bu doğrultuda büyümeye kararlı.




