İran topraklarında devam eden askeri hareketlilik, modern tarihin en ağır insani kayıplarından birine sahne oluyor. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ahmed Musevi tarafından paylaşılan güncel veriler, saldırıların şiddetini ve toplumsal yıkımı gözler önüne serdi. Savaşın başlangıcından bu yana geçen kısa sürede 3 bin 468 kişi yaşamını yitirirken, on binlerce yaralının tedavi süreçleri ise ağır hasar alan sağlık altyapısı nedeniyle büyük bir çıkmaza girdi. İşte 19 Nisan 2026 itibarıyla İran’daki son durum...
SAĞLIK SİSTEMİ FELÇ OLDU: 51 HASTANE AĞIR HASARLI
İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkendi, ülkenin sağlık sisteminin eşi benzeri görülmemiş bir saldırı altında olduğunu açıkladı. Yapılan resmi tespite göre, 51 hastane ve tedavi merkezi ile 10’dan fazla sağlık tesisi saldırılarda doğrudan veya dolaylı olarak ağır hasar aldı. Yaklaşık 34 bin yaralının bulunduğu ülkede, hastanelerin operasyonel kabiliyetini kaybetmesi, "ölümcül bir tıbbi kriz" riskini beraberinde getiriyor. Tıbbi imkanlara erişimin kısıtlanması, can kaybı sayısının daha da artmasından endişe edilmesine neden oluyor.
ULUSLARARASI HUKUK VE CENEVRE SÖZLEŞMESİ İHLALİ
Bölgeden gelen raporlar, 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile güvence altına alınan "hastanelerin ve sağlık personelinin çatışma dönemlerinde dokunulmazlığı" ilkesinin açıkça çiğnendiğini gösteriyor. Uluslararası insancıl hukuka göre hiçbir şartta askeri hedef haline getirilmemesi gereken sağlık tesislerinin vurulması, dünya kamuoyunda büyük bir infial yaratırken, İran hükümeti bu durumu "savaş suçu" olarak nitelendirerek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
İLAÇ VE EKİPMAN İÇİN SEFERBERLİK İLAN EDİLDİ
Sağlık Bakanı Zaferkendi, tüm yıkıma rağmen sağlık hizmetlerinin devamlılığı için alternatif kanalların devreye sokulduğunu belirtti. Özellikle ilaç hammaddesi temini konusunda tedarik zincirinde kopukluk yaşanmaması adına gece gündüz mesai yapıldığını ifade eden Zaferkendi, "Tüm imkanlarımızı seferber ettik, hasar alan hastanelerimize rağmen yaralılarımızı açıkta bırakmamak için sahra hastaneleri ve geçici tedavi merkezleri üzerinde çalışıyoruz" dedi.
BÖLGESEL GERİLİMİN KÜRESEL ETKİLERİ
İran’daki bu ağır tablo, sadece bölgeyi değil, küresel enerji ve güvenlik koridorlarını da sarsmaya devam ediyor. Özellikle 2026 yılının ilk çeyreğinde yoğunlaşan bu saldırıların, Orta Doğu’daki dengeleri tamamen değiştirdiği ve insani yardım koridorlarının açılması için uluslararası diplomasinin henüz sonuç vermediği gözlemleniyor. Bölgedeki sivil halkın gıda, su ve ilaç gibi temel ihtiyaçlara erişimi her geçen saat daha da zorlaşıyor.





