AK Parti İl Başkanı Burak Gül’den İstiklalspor’a 500 bin 46 TL destek
AK Parti İl Başkanı Burak Gül’den İstiklalspor’a 500 bin 46 TL destek
İçeriği Görüntüle
Kaygı, insan doğasında tehlikelere karşı koruma sağlayan doğal bir sistem olarak çalışır. Ancak içinde bulunduğumuz dijital çağda bu sistem, yoğun ve kontrolsüz bilgi akışıyla sağlıklı işleyişini kaybedebiliyor. Özellikle sosyal medya ve yapay zekâ tabanlı uygulamalar, doğru bilgiden çok olasılık sunarak bireylerin zihinsel yükünü artırıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Klinik Psikolog Elif Pehlivan, bu durumun özellikle kaygıya yatkın kişilerde daha belirgin hale geldiğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.
KAYGI, KORUMA AMAÇLI BİR ALARM SİSTEMİDİR
Klinik Psikolog Elif Pehlivan’a göre, kaygının temel işlevi kişinin hayatta kalmasını sağlamaktır. “Kaygı, potansiyel tehditlere karşı bizi uyarır. Ancak sorun, gerçek tehlike ile olasılıkları ayırt edemediğimizde başlar. Özellikle kaygıya yatkın bireylerde bu sınır bulanıklaşır ve zihinsel bir kısır döngü oluşur” diyen Pehlivan, dijital ortamlarda karşılaşılan bilgi yükünün bu döngüyü daha da güçlendirdiğini belirtti.
Kişilerin en ufak bir belirtide sosyal medyaya ya da yapay zekâ destekli uygulamalara yönelerek çözüm aramasının, farkında olmadan yeni bir kaygı kaynağı doğurduğunu ifade etti. “Zihin zaten alarmdayken karşısına çıkan onlarca ihtimal, gerçek bir tehdit gibi algılanıyor,” dedi.
BİLGİ ARAYIŞI HER ZAMAN RAHATLATICI DEĞİL
Elif Pehlivan, bilgi edinmenin kaygıyı azaltacağı düşüncesinin her zaman geçerli olmadığını belirtiyor. “Kaygılı bireyler, belirsizlikle baş etmek için araştırmaya yöneliyor. Ancak karşılaştıkları senaryolar, belirsizliği azaltmak yerine artırıyor. Bu da alarm sisteminin daha fazla tetiklenmesine neden oluyor” diye konuştu.
Sadece bilgiye sınırlama getirmekle sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan Pehlivan, “Kişinin düşünme ve davranış kalıplarını da ele almak gerekir. Bu noktada psikoterapi önemli bir destek süreci sunar,” ifadelerini kullandı.
KAYGININ KÖKENİ: FİZİKSEL Mİ PSİKOLOJİK Mİ?
Kaygı bozukluğu yaşayan bireylerin çoğu zaman ciddi bir hastalıkları olduğuna inandığını belirten Pehlivan, bu sürecin genellikle psikolojik bir döngü olduğunu söyledi. Ancak fiziksel bir rahatsızlığın ihtimal dışı bırakılmaması gerektiğini de ekledi: “Önce bir hekim tarafından değerlendirme yapılmalı. Tetkikler sonucunda organik bir sorun çıkmadığında, kişinin psikoterapi sürecine yönelmesi sağlıklı bir yol haritası olur.”

Kaynak: DHA