İstanbul’da görev yapan Girişimsel Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gürkan Danışan, beyin anevrizmasının sanılandan daha yaygın ve hayati risk taşıyan bir tablo olduğunu söyledi. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi bünyesinde hastalarını takip eden Danışan, özellikle yüksek tansiyon hastaları, sigara içenler ve ailesinde anevrizma öyküsü bulunan kişilerin düzenli taramadan geçmesi gerektiğini vurguladı. Günümüzde açık beyin ameliyatlarına çoğu zaman gerek kalmadan, kasıktan girilerek yapılan endovasküler yöntemlerle anevrizmanın tedavi edilebildiğini belirten Danışan, erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

BEYİN ANEVRİZMASI SANILANDAN DAHA YAYGIN GÖRÜLÜYOR
Beyin anevrizmasının toplumda her 20 ila 30 kişiden birinde görülebildiğini belirten Doç. Dr. Gürkan Danışan, birçok hastada bu durumun tesadüfen saptandığını söyledi. Anevrizmanın yırtılması halinde beyin kanamasına yol açtığını ifade eden Danışan, riskin anevrizmanın boyutuna ve yerleşim yerine göre değiştiğini aktardı.
Yıllık kanama riskinin binde 5 ile binde 10 arasında değişebildiğini kaydeden Danışan, özellikle büyük ve dev anevrizmalarda bu oranın yüzde 6’lara kadar çıkabildiğini belirtti. Çoğu anevrizmanın belirti vermediğini, ancak baş ağrısı, çift görme, göz kapağında düşüklük ve yüz bölgesinde uyuşma gibi şikayetlerin uyarıcı olabileceğini dile getirdi.

YIRTILMA DURUMUNDA ÖLÜM ORANI YÜZDE 50’YE ULAŞABİLİYOR
Beyin anevrizmasının en tehlikeli yönünün yırtılma riski olduğunu söyleyen Danışan, kanama geliştiğinde tablonun ağır seyrettiğini ifade etti. “Beyin anevrizmasına bağlı kanama geliştiğinde ne yazık ki yüzde 30 ile yüzde 50 arasında kayıpla sonuçlanabilen bir durumla karşı karşıya kalıyoruz” diyen Danışan, bu nedenle erken tanı ve doğru tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Kanama sonrası hastalarda ciddi nörolojik hasar oluşabileceğini belirten Danışan, özellikle risk grubundaki bireylerin ihmal etmeden kontrole gitmesi gerektiğini söyledi. Yüksek tansiyon ve sigara kullanımının anevrizma gelişiminde önemli rol oynadığına dikkat çekti.
ENDOVASKÜLER TEDAVİ İLE AÇIK AMELİYATSIZ ÇÖZÜM MÜMKÜN
Tanı sürecinde MR anjiyografi, BT anjiyografi ve gerektiğinde DSA yöntemlerinin kullanıldığını belirten Danışan, günümüzde en sık tercih edilen yaklaşımın endovasküler tedaviler olduğunu ifade etti. Bu yöntemde kasık damarından girilerek beyin damarlarına ulaşıldığını ve özel iplikçikler ile stentler kullanılarak anevrizmanın kapatıldığını anlattı.
Açık cerrahiye göre daha kısa hastanede kalış süresi ve yüksek teknik başarı sağlandığını belirten Danışan, her hastanın durumuna göre karar verildiğini söyledi. Bazı küçük ve düşük riskli anevrizmaların düzenli takip edilebildiğini, ancak uygun şartlarda kanama gelişmeden müdahale edilmesinin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı.

Kaynak: DHA




