Avustralya’nın Melbourne kentinde yaşanan cinayet, iş yerinde başlayan sıradan bir tanışıklığın nasıl geri dönülmez bir felakete sürüklendiğini gözler önüne serdi. Aynı çağrı merkezinde çalışan Celeste Manno ile Luay Sako arasındaki kısa süreli iş arkadaşlığı, Sako’nun tek taraflı saplantısı nedeniyle aylar süren bir taciz sürecine dönüştü. Defalarca polise bildirilen tehditler, verilen koruma kararları ve yapılan şikâyetler cinayeti engellemeye yetmedi. Genç kadın, annesi evdeyken uykusunda 23 kez bıçaklanarak hayatını kaybetti. Olay, “önlenebilir bir cinayet” tartışmasını Avustralya’da yeniden alevlendirdi.
SAPLANTI NASIL BAŞLADI, İŞ ARKADAŞLIĞI NE ZAMAN TEHLİKEYE DÖNÜŞTÜ?
Celeste Manno ile Luay Sako’nun yolları, Melbourne’de faaliyet gösteren bir çağrı merkezinde kesişti. Kısa süreli bu çalışma döneminde aralarında herhangi bir duygusal ilişki olmadığı belirtildi. Ancak Sako’nun genç kadına yönelik ilgisi zamanla rahatsız edici boyutlara ulaştı. Mesajlar sıklaştı, söylemler sertleşti. 2019 yılında işten çıkarılan Sako, bu noktadan sonra Celeste ile bağını koparmak yerine sosyal medya üzerinden daha yoğun bir iletişim kurmaya başladı. Başlangıçta “ısrarcı” olarak değerlendirilen bu davranışlar, kısa sürede açık bir taciz sürecine dönüştü.
LUAY SAKO KİMDİR, CELESTE MANNO İLE NASIL BİR BAĞ KURDU?
35 yaşındaki Luay Sako’nun, Celeste Manno ile arasında karşılıklı bir ilişki bulunmuyordu. Buna rağmen Sako’nun mesajlarında “onsuz yaşayamadığını”, “yemek yiyemediğini ve uyuyamadığını” ifade ettiği mahkeme tutanaklarına yansıdı. Celeste’in annesi Aggie Manno, kızının bu mesajlardan ciddi şekilde korktuğunu ve tehdit altında hissettiğini söyledi. Aileye göre Sako, reddedilmeyi kabullenemedi ve kurduğu hayali bağ giderek daha tehlikeli bir hal aldı.
TACİZ NEDEN DURMADI, ENGELLEMELER NASIL AŞILDI?
Celeste Manno, Luay Sako’ya açıkça iletişim kurmak istemediğini belirttikten sonra onu sosyal medya hesaplarından engelledi. Ancak bu adım tacizi sonlandırmadı. Sako, her engellemenin ardından yeni hesaplar açarak genç kadına ulaşmayı sürdürdü. Celeste’in erkek arkadaşı, bu süreci “engelledikten dakikalar sonra başka bir hesaptan yeniden mesaj geliyordu” sözleriyle anlattı. Israrcı takip, saplantının kontrolsüz bir noktaya ulaştığını gösteriyordu.
POLİS VE KORUMA KARARI NEDEN YETERSİZ KALDI?
Aylar süren taciz sonrası Celeste ve ailesi durumu polise bildirdi. Ancak yetkililer, somut bir suç oluşmadığı gerekçesiyle sınırlı işlem yaptı. Ailenin ısrarlarıyla çıkarılan kişisel güvenlik koruma kararı da caydırıcı olmadı. Karara rağmen Sako’nun iletişimi sürdürmesi ve ihlallerin yeterince denetlenmemesi, cinayet sonrası en çok eleştirilen başlıklardan biri oldu. Uzmanlar, bu sürecin açık bir risk göstergesi taşıdığına dikkat çekti.
CİNAYET NASIL GERÇEKLEŞTİ, 23 BIÇAK DARBESİ NASIL ATILDI?
Luay Sako, saldırıdan önce büyük bir mutfak bıçağı satın aldı ve Celeste Manno’nun günlük rutinini takip etti. Sabahın erken saatlerinde eve giren Sako, genç kadın uykudayken saldırdı. Adli kayıtlara göre saldırı yalnızca birkaç dakika sürdü ve bu sürede Celeste 23 kez bıçaklandı. Gürültü üzerine uyanan annesi, kızını odasında hareketsiz halde buldu. Celeste Manno olay yerinde yaşamını yitirdi.
MAHKEME KARARI VE TOPLUMSAL TEPKİ
Yargılama sonunda Luay Sako, kasten adam öldürme suçundan 36 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hakim, cinayetin planlı şekilde işlendiğini ve sanığın uzun süredir devam eden bir saplantı içinde hareket ettiğini vurguladı. Olayın ardından Avustralya’da kadın cinayetleri, taciz şikâyetleri ve koruma kararlarının etkinliği yeniden tartışmaya açıldı. Celeste Manno’nun ölümü, birçok kesim tarafından “ihmaller zincirinin sonucu” olarak değerlendirildi.




