1911’de keşfedilen ve “Kanlı Şelale” olarak adlandırılan bu doğa olayı, derinlerdeki tuzlu ve demir zengini suyun yüzeye çıkıp oksijenle temas etmesi sonucu kırmızı renge bürünmesiyle oluşuyor. Ancak suyun nasıl sıvı kaldığı ve dışarı fışkırdığı bugüne kadar teori olarak kalmıştı.
Veriler Tesadüfen Ortaya Çıktı
2018 yılında bölgeye yerleştirilen GPS takip cihazları, yüksek çözünürlüklü kameralar ve göl derinliğindeki sensörler eş zamanlı veri topladı. Araştırmacılar bu tesadüfi veri birleşimi sayesinde püskürmelerin mekanizmasını gözlemleme şansı buldu.
Dev Bir Süngere Benziyor
Jeobilimci Peter T. Doran ve ekibi, bu mekanizmayı dev bir süngere benzetiyor. Milyonlarca tonluk buz kütlesi, altındaki hapsolmuş tuzlu su üzerinde devasa basınç oluşturuyor. Basınç dayanılmaz noktaya geldiğinde su, adeta bir atardamardan fışkırır gibi yüzeye çıkıyor ve buzulu alttan destekleyen basınç aniden düşüyor. Bu da buzulun sarsılarak çökmesine yol açıyor.
Tuzlu Su Donmayı Engelliyor
Bölgede aşırı soğuk olmasına rağmen akışın devam etmesi, suyun aşırı tuzlu olmasına bağlanıyor. Tuz, suyun donma noktasını düşürerek buz içindeki kanalların her zaman açık kalmasını sağlıyor. Böylece Kanlı Şelale, Antarktika’nın ürpertici doğa harikalarından biri olmaya devam ediyor.




