Afganistan, askeri kapasite açısından klasik ordu modellerinden farklı bir yapı sergiliyor. 2021’de ABD güçlerinin çekilmesinin ardından ülkede yeni bir askeri yapılanma süreci başladı. Mevcut yapı, büyük ölçüde Taliban kontrolündeki güvenlik güçlerinden oluşuyor. Envanterde ABD’den kalan zırhlı araçlar ve hafif silahlar dikkat çekerken, Afganistan’ın askeri gücü daha çok kara unsurlarına ve asimetrik harp tecrübesine dayanıyor.
AFGANİSTAN’IN ASKERİ GÜCÜ NEDİR?
Afganistan’ın askeri kapasitesi konvansiyonel savaş gücünden ziyade düzensiz harp ve gerilla tecrübesi üzerine kurulu. 2021 sonrası dönemde ülkede yaklaşık 150 bin civarında silahlı unsur bulunduğu tahmin ediliyor. Bu sayı, aktif savaşçı ve güvenlik personelini kapsıyor.
ABD’nin çekilmesi sonrası geride bırakılan binlerce hafif silah, zırhlı araç ve askeri ekipman, Afganistan’ın kara gücünü niceliksel olarak artırdı. Ancak hava kuvvetleri kapasitesi sınırlı. Eldeki az sayıdaki helikopter ve teknik ekipman, bölgesel hava üstünlüğü sağlayacak düzeyde değil.
Afgan askeri doktrini; dağlık arazi avantajı, uzun süreli direniş stratejisi ve esnek operasyon kabiliyeti üzerine şekilleniyor. Bu yapı, yüksek teknolojili ordularla doğrudan cephe savaşından çok, yıpratma ve savunma odaklı bir konsepti esas alıyor.
AFGANİSTAN ORDUSU DÜNYADA KAÇINCI SIRADA?
2025 yılı askeri güç endekslerine göre Afganistan, dünya sıralamasında yaklaşık 55. sırada yer alıyor. Bu tür sıralamalar; aktif personel sayısı, kara-hava-deniz unsurları, lojistik kapasite, savunma bütçesi ve teknolojik altyapı gibi kriterlere göre hazırlanıyor.
Ancak burada önemli bir ayrım var. Sıralamalar daha çok konvansiyonel askeri güç ve teknoloji kapasitesini ölçüyor. Afganistan’ın tarihsel direniş kabiliyeti veya uzun süreli savaş tecrübesi bu endekslere doğrudan yansımıyor. Bu nedenle ülkenin askeri itibarı ile teknolojik kapasitesi arasında belirgin bir fark bulunuyor.
TARİHSEL SÜREÇTE AFGANİSTAN’IN ASKERİ KİMLİĞİ
Afganistan, tarih boyunca büyük güçlerle yaşadığı savaşlarla anıldı. 19. yüzyıldaki İngiliz-Afgan savaşları, 1979-1989 arasındaki Sovyet müdahalesi ve 2001-2021 dönemindeki ABD-NATO varlığı, ülkenin askeri hafızasında önemli yer tutuyor.
Bu süreçlerde Afgan güçleri, kendilerinden teknolojik olarak üstün ordulara karşı uzun süreli direniş sergiledi. Bu durum, Afganistan’ın askeri kimliğinin konvansiyonel üstünlükten çok direnç ve coğrafi avantaj üzerinden şekillendiğini gösteriyor.
KONVANSİYONEL GÜÇ VE ASİMETRİK STRATEJİ ARASINDA
Afganistan’ın askeri gücü değerlendirildiğinde iki farklı tablo ortaya çıkıyor. Bir yanda sınırlı hava gücü ve düşük savunma bütçesi nedeniyle orta-alt sıralarda yer alan bir konvansiyonel kapasite var. Diğer yanda ise dağlık coğrafyada uzun süreli direniş tecrübesi bulunan, asimetrik savaşta deneyimli bir yapı bulunuyor.
Sonuç olarak Afganistan ordusu dünya askeri sıralamasında ilk 50 içinde yer almıyor. Ancak bölgesel güvenlik dengeleri açısından dikkate alınan, özellikle kara unsurlarında yoğunlaşmış bir askeri kapasiteye sahip olduğu değerlendiriliyor.




