Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri, 2025 yılının altın yatırımcısı açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu ortaya koydu. Külçe altın, 28 yıl aradan sonra ilk kez diğer tüm finansal yatırım araçlarını geride bırakarak rekor düzeyde reel getiri sağladı.
Altın 2025’te rekor kırdı
TÜİK tarafından 1997’den bu yana yapılan reel getiri hesaplamalarına göre külçe altın, 2025 yılında TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 51,77, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 55,6 oranında reel kazanç sağladı. Bu oranlar, altının söz konusu hesaplamaların başladığı tarihten bu yana yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sunduğu yıl olarak kayıtlara geçti.
Ons fiyatı 4 bin 500 doları aştı
2025 yılı boyunca küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikler, altına olan talebi artırdı. Jeopolitik risklerin yükselmesi, merkez bankalarının artan altın alımları ve ABD-Çin hattında tırmanan ticari gerilimler, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı.
Bu gelişmelerin etkisiyle altının ons fiyatı, tarihinde ilk kez 4 bin dolar seviyesini aşarak 4 bin 500 doların üzerine çıktı. Aynı dönemde gram altın da 6 bin liranın üzerini gördü.
Mevduat faizi ikinci sırada kaldı
TÜİK’in reel getiri verilerine göre 2025 yılında yatırımcısına en fazla kazandıran ikinci araç yüzde 8,93 ile mevduat faizi oldu. Devlet iç borçlanma senetleri, BIST 100 endeksi ile döviz kurları (dolar ve avro) ise altının gerisinde kaldı.
28 yılın en yüksek reel kazancı
Altın, 1997 yılında TÜFE ile indirgendiğinde yatırımcısına yüzde 24,8 oranında kayıp yaşatırken, 2020’de yüzde 43,94 reel getiri sağlamıştı. Ancak 2025’te ulaşılan yüzde 51,77’lik reel getiri, son 28 yılın zirvesi olarak kayıtlara geçti.
Ekonomistler, küresel risklerin sürmesi halinde altının güvenli liman özelliğini korumaya devam edebileceğini belirtiyor.




