Antalya’da yaşayan 53 yaşındaki Gülistan Kaygısızlar’ın iki yıl süren sessiz çığlığı, Alanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Çakır’ın gerçekleştirdiği başarılı ameliyatla sona erdi. 2022 yılında yemek borusu tümörü nedeniyle geçirdiği operasyon sonrası katı gıda tüketemeyen ve sadece meyve suyu ile hayatta kalmaya çalışan Kaygısızlar, 34 kiloya kadar düşerek yaşamla bağını neredeyse kaybetti. Ancak geçirdiği riskli ve karmaşık bir mide cerrahisiyle hem fiziksel hem de psikolojik olarak yeniden hayata tutundu.

YEMEK YİYEMEDİ, HAYATTAN KOPTU
İlk ameliyatının ardından gıdaları tüketemeyen ve ne yerse kustuğunu anlatan Gülistan Kaygısızlar, 2 yıl boyunca sadece elma ve ananas suyu içerek yaşadı. Kilo kaybı nedeniyle 13 yaş çocuk kıyafetleri giymeye başlayan Kaygısızlar, “Artık yemek yemek değil, yaşamak bile zordu. Nefes nefese kalıyordum, ayağa kalkamıyordum” diyerek o dönemde yaşadığı çaresizliği dile getirdi.
Her gün ağrılarla kıvranan, evin içinde poşet ve boş kaplarla dolaşan Kaygısızlar, sosyal hayatından tamamen koptu. Kusma korkusuyla dışarı çıkamayan, çantasına sürekli çöp poşeti ve kağıt havlu koyan Kaygısızlar, yaşadığı süreci “Bu yaşamak değildi” sözleriyle özetledi.

DOKTORLAR “GEÇER” DEDİ, AMA AĞRI VE KUSMALAR SÜRDÜ
Ameliyat sonrası doktorların “Kusmalar normal, zamanla geçer” dediğini söyleyen Kaygısızlar, uzun süre bu açıklamalara inanarak bekledi. Ancak durumunun her geçen gün kötüleşmesi, onu yeniden arayışa itti. Defalarca yapılan endoskopi ve kontrollerde net bir teşhis konulamayan Kaygısızlar’ın gerçek sorunu, Prof. Dr. Tuğrul Çakır tarafından yapılan detaylı tetkiklerle ortaya çıktı.
Prof. Dr. Çakır, önceki ameliyatta midesi göğüs kafesine çekilen hastanın, mide çıkışında ciddi bir darlık oluştuğunu ve bu nedenle hiçbir gıdanın geçemediğini belirtti.

“BU CERRAHİ ÇOK RİSKLİYDİ”
Endoskopik yollarla çözülemeyecek kadar ilerlemiş bu darlık, oldukça riskli bir cerrahiyi zorunlu kıldı. Prof. Dr. Çakır, ameliyatın tehlikelerini şöyle anlattı:
“Göğüs kafesi içine alınmış midenin beslenmesini sağlayan iki ince damar vardı. Onlar zarar görseydi mideyi tamamen kaybedecek, kalın bağırsaktan yeni bir yemek borusu yapmamız gerekecekti. Bu yüzden her aşamayı büyük titizlikle yürüttük.”
5 saat süren ameliyatta midenin çıkışı yeniden düzenlendi, daraltan bölge kesilerek ince bağırsaktan yeni bir çıkış oluşturuldu. Bu sayede, hastanın hem doğal hem de alternatif bir çıkış yolu oldu.

TARİFİ MÜMKÜN OLMAYAN MUTLULUK
Ameliyatın ardından ilk kez muz yiyebildiğini ve çok sevdiği taze fasulyeye kavuştuğunu anlatan Gülistan Kaygısızlar, “Yemek yemeyi yeniden öğreniyorum” dedi. Kaygısızlar’ın yaşadığı duygusal dönüşüm ise gözyaşlarına yansıdı:
“Bir iki lokma midemde kaldığında mutlu oluyordum. Şimdi yemek yiyebiliyorum. Yaşıyorum artık.”
Kaygısızlar, doktoru Prof. Dr. Çakır için “Bana yeniden hayat verdi, Allah ondan razı olsun” ifadelerini kullandı.
GÖRÜLMEYEN AMA ÇOK YAŞANAN BİR HASTALIK
Prof. Dr. Tuğrul Çakır, benzer sorunların özellikle büyük mide ve yemek borusu ameliyatlarından sonra nadiren de olsa gelişebileceğini vurguladı. Bu hastalarda geçiş yollarında yapışıklıklar ve darlıklar oluşabildiğini, bunun da yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürebildiğini ifade etti. "Her ağrı ve kusma psikolojik değildir. Bu hastamızda olduğu gibi mekanik bir neden varsa, doğru müdahale şarttır" dedi.





