TÜRKİYE İHRACATTA TARİHİ REKOR KIRDI: KİMYA VE PLASTİK SEKTÖRÜ BAŞARIDA KİLİT ROL OYNADI
Küresel ekonomideki dalgalanmalara, jeopolitik risklere ve ticaretteki belirsizliklere rağmen Türkiye, 2025 yılında ihracatta tarih yazdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, ihracat 2024 yılına kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat seviyesi olarak kayıtlara geçti.
OTOMOTİV ZİRVEDE, KİMYA GÜCÜNÜ KANITLADI
2025 yılında en fazla ihracat yapan sektör 41,5 milyar dolarla otomotiv oldu. Onu, 31,9 milyar dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri, 17,7 milyar dolarla ise elektrik-elektronik sektörü takip etti.
Kimya sektörünün alt kırılımlarına bakıldığında ise plastikler ve mamulleri, 9,567 milyar dolarlık ihracatla en yüksek katkıyı sundu. Bu başarıyı 7,133 milyar dolarla mineral yakıtlar ve 3,673 milyar dolarla anorganik kimyasallar izledi.
PLASFED: PLASTİK SEKTÖRÜ, DİRENÇLİ ÜRETİMİN SEMBOLÜ
2025 ihracat performansını değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkanı, küresel ekonomik daralma ve ticaret savaşlarına rağmen Türkiye'nin bu başarıyı yakalamasının büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.
Başkan Karadeniz, “Kimya sektörü yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye'nin ikinci büyük ihracatçı sektörü oldu. Bu başarının arkasındaki en büyük itici güç ise plastik sektörüdür” dedi.
10 MİLYAR DOLARLIK İHRACATLA GÜCÜNÜ GÖSTERDİ
Karadeniz, plastik endüstrisinin 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. “Bu rakam, Türk sanayisinin üretim kapasitesinin, esnekliğinin ve krizlere karşı direncinin açık göstergesidir” ifadelerini kullanan Karadeniz, plastik sektörünün yüksek teknolojiye dayalı üretim yapısıyla Türkiye’nin ihracat gücünü ayakta tuttuğunun altını çizdi.
SANAYİCİ, ZOR KOŞULLARA RAĞMEN ÜRETİMDEN VAZGEÇMİYOR
Enerji maliyetleri, küresel lojistik krizleri ve bölgesel çatışmalar gibi birçok zorluğa rağmen Türk sanayicisinin üretimden ve ihracattan vazgeçmediğini söyleyen Karadeniz, şunları ekledi:
“Sanayi ve ihracat odaklı politikaların devam etmesi, işletmeler üzerindeki maliyet baskılarının azaltılması ve finansmana erişimin kolaylaştırılması, sürdürülebilir büyüme açısından hayati önem taşıyor.”
Kaynak: HABER MERKEZİ



