Sosyal medyada yaşanan dijital taciz olayları her geçen gün daha fazla gündeme gelirken, bu kez olayın merkezinde Ajda Pekkan’ın vokalisti Tuğba Tufantepe yer aldı. Tufantepe’nin şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma, beklenmedik bir şekilde İstanbul’daki bir huzurevine uzandı. Taciz içerikli mesajların ve uygunsuz görsellerin gönderildiği kişi olarak belirlenen 66 yaşındaki Özkan B., hakkında cinsel taciz suçlamasıyla dava açıldı.
SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?
Tuğba Tufantepe, bir süredir sosyal medya üzerinden ısrarlı mesajlara ve rahatsız edici görsellere maruz kaldığını belirterek yargı yoluna başvurdu. Mesajlarda yer alan “Aşkım, bebeğim” gibi ifadeler ve süreklilik arz eden içerikler, savcılık nezdinde ciddiyetle ele alındı. Yapılan dijital iz sürme çalışmalarının ardından mesajların kaynağının İstanbul’da bir huzurevinde kalan Özkan B. olduğu tespit edildi.
ŞÜPHELİNİN SAVUNMASI: MESAJLARI GÖNDERDİM, AMA...
Şüpheli Özkan B., ifadesinde mesajları kendisinin gönderdiğini kabul etti. Ancak savunmasının devamında, videoların bazılarını huzurevinde yaşayan başka birinin paylaşmış olabileceğini öne sürdü. Savcılık, şüphelinin dijital cihazlarında yapılan incelemeler doğrultusunda, iddiaların yetersiz olduğunu değerlendirerek cinsel taciz suçlamasıyla kamu davası açılmasına karar verdi. Davanın önümüzdeki haftalarda İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanması bekleniyor.
MAĞDUR TUĞBA TUFANTEPE’NİN BEYANI
Ajda Pekkan’ın konser kadrosunda vokalist olarak yer alan ve aynı zamanda Tarık Sezer Orkestrası’nın solistlerinden biri olan Tuğba Tufantepe, ifadesinde Dubai’de yaşadığını ve şahsın ısrarlı biçimde rahatsız edici mesajlar gönderdiğini belirtti. Mesajların içeriği, sıklığı ve üslubu nedeniyle dijital taciz kapsamında değerlendirilmesi talep edildi. Tufantepe’nin avukatları ise sürecin titizlikle takip edildiğini ve benzer olayların önüne geçmek adına hukuki mücadelenin sürdürüleceğini bildirdi.
HUKUKÇULAR NE DİYOR?
Uzman hukukçular, son yıllarda dijital ortamlarda yaşanan ısrarlı takip ve cinsel içerikli mesajların ciddi cezai sonuçları olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle kamuoyunca tanınan isimlere yönelik taciz olaylarının artması, “internet yoluyla cinsel taciz” suçlamalarının da artmasına yol açıyor. Bu davanın huzurevi gibi farklı sosyal çevrelere uzanması ise, dijital suçlarda yaş ve mekân farkının caydırıcılığı ortadan kaldırdığına işaret ediyor.




