ABD'de çocuk felci nedeniyle yaşamının büyük bölümünü "demir akciğer" olarak bilinen mekanik solunum cihazına bağlı şekilde sürdüren Martha Ann Lillard, 78 yaşında hayatını kaybetti. Yaklaşık 73 yıl boyunca aynı teknolojiyle yaşamını sürdüren Lillard'ın vefatı, tıp tarihinde önemli bir dönemin kapanışı olarak değerlendiriliyor.
Hastalığa henüz 5 yaşındayken yakalandı
Martha Ann Lillard, 1953 yılında henüz 5 yaşındayken çocuk felcine yakalandı. Bu dönem, çocuk felci aşısının geliştirilmesinden iki yıl öncesine denk geliyordu. Hastalık nedeniyle bilincini kaybeden ve vücudunun büyük bölümünde felç gelişen Lillard, dönemin en yaygın solunum destek sistemi olan "demir akciğer" cihazına bağlandı. Cihaz, oluşturduğu vakum sistemi sayesinde hastanın akciğerlerinin nefes alıp vermesine yardımcı oluyordu.
Modern solunum cihazları yeterli olmadı
Yıllar içinde tedavisi sayesinde yeniden yürümeyi başaran Lillard'ın sağ kolu ise felçli kaldı. Akciğer kapasitesinin yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olduğu belirtilen Lillard, modern solunum cihazlarını denemesine rağmen yeterli faydayı göremedi. Bu nedenle yaşamını, 1940'lı yıllarda geliştirilen demir akciğer cihazına bağlı olarak sürdürmeye devam etti.
Arızalanan cihaz yeniden çalıştırılamadı
Yaşamının son yıllarında çocuk felci sonrası sendromuyla mücadele eden Lillard, iki kez COVID-19 geçirdi. Uzun COVID etkileri nedeniyle sağlık durumu ağırlaşan yaşlı kadın, günün tamamını demir akciğer cihazının içinde geçirmek zorunda kaldı. Ancak yıllardır kullandığı tarihi cihazın arızalanmasının ardından ciddi sorunlar yaşandı. Üretimi onlarca yıl önce sona eren cihazın yedek parçalarının bulunamadığı ve cihazı onarabilecek uzman sayısının kalmadığı belirtildi. Cihazın yeniden çalıştırılamaması üzerine Martha Ann Lillard, 26 Haziran'da yaşamını yitirdi.
Bir dönemin sembolüydü
Martha Ann Lillard, çocuk felci salgınlarının milyonlarca insanı etkilediği dönemin yaşayan son simgelerinden biri olarak kabul ediliyordu. Onun vefatıyla birlikte demir akciğer cihazına bağlı yaşamını sürdüren bilinen son hasta da hayata gözlerini yumdu. Bu gelişme, çocuk felciyle mücadele ve solunum teknolojilerinin tarihindeki önemli bir dönemin resmen sona erdiği şeklinde değerlendiriliyor.




