İstanbul Arnavutköy’de bulunan bir imam-hatip ortaokulunda çekildiği öne sürülen görüntüler, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Erkek öğrencilere toplu şekilde “selefi andı” olarak adlandırılan bir metnin okutulduğu iddiası sosyal medyada hızla yayıldı. Görüntülerin gündeme gelmesiyle birlikte “Selefi yemini nedir?”, “Selefi yemini ne anlama geliyor?” ve “Selefi yemini olayı nedir?” soruları yoğun biçimde araştırılmaya başlandı. Konuyla ilgili resmi açıklama gelirken, idari soruşturma süreci de başlatıldı.
SELEFİ YEMİNİ NEDİR, NE ANLAMA GELİYOR?
“Selefi yemini” ya da kamuoyunda kullanılan ifadeyle “selefi andı”, Selefilik anlayışına bağlılık vurgusu içeren sözlü bir bağlılık metni olarak tanımlanıyor. Selefilik; İslam’ın ilk dönemindeki uygulamaları esas alan ve dini yorumda ilk nesilleri örnek alan bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu anlayışa bağlı kişiler, inanç ve ibadet pratiğinde ilk dönem Müslümanlarını referans almayı savunuyor.
Kamuoyuna yansıyan görüntülerde, öğrencilere topluca belirli ifadelerin tekrar ettirildiği görülüyor. Ancak söz konusu metnin içeriği ve resmi bir dini metin olup olmadığına ilişkin net bir açıklama yapılmış değil. Uzmanlar, eğitim kurumlarında okutulan her türlü metnin Milli Eğitim mevzuatına uygun olması gerektiğini vurguluyor.
Bu noktada tartışma, dini içerikten çok eğitim kurumlarında uygulanan yöntemler ve kamu sorumluluğu çerçevesinde şekilleniyor.
SELEFİ YEMİNİ OLAYI NASIL GÜNDEME GELDİ?
İddialara konu olan görüntülerin, İstanbul Arnavutköy’de bulunan Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu’nda çekildiği öne sürüldü. Videonun sosyal medyada paylaşılmasının ardından kamuoyunda geniş bir tartışma başladı.
İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, görüntülerin okul idaresinin bilgisi dahilinde çekildiği ve okulun sosyal medya hesabında paylaşıldığı belirtildi. Kamuoyunda oluşan hassasiyet üzerine söz konusu paylaşımın kaldırıldığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla inceleme ve soruşturma başlatıldığı, müfettiş görevlendirildiği kaydedildi. İnceleme sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli idari işlemlerin mevzuat çerçevesinde yapılacağı bildirildi.
EĞİTİM SİSTEMİ VE KAMU SORUMLULUĞU TARTIŞMASI
Olayın ardından tartışma yalnızca “selefi yemini nedir?” sorusuyla sınırlı kalmadı. Eğitim kurumlarında okutulan metinlerin içeriği, pedagojik uygunluk ve yasal çerçeve yeniden gündeme geldi. Eğitim hukukçuları, resmi müfredat dışında uygulamaların sıkı denetime tabi olması gerektiğini dile getiriyor.
Sosyal medyada farklı görüşler öne çıkarken, bazı kesimler uygulamayı eleştirirken bazıları ise olayın bağlamının netleşmesi gerektiğini savunuyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, yürütülen idari soruşturmanın ardından netlik kazanacak.
Özetle, “selefi yemini olayı” olarak anılan süreç, hem dini kavramların hem de eğitim sistemindeki uygulamaların kamuoyunda daha yakından tartışılmasına neden oldu.




