Kahramanmaraş’ta trafik cezaları katlandı! Yeni liste açıklandı
Kahramanmaraş’ta trafik cezaları katlandı! Yeni liste açıklandı
İçeriği Görüntüle
Kahramanmaraş’ta anlatılan eski bir hikâye, bugünün sessiz ama derin yarasına ışık tutuyor.
Yıllar önce, Kahramanmaraş’a tren yolu geleceği zaman, şehirdeki ileri gelenler toplanıp bir karar alır. İstasyona gerek olmadığına kanaat getirirler. Gerekçeleri ise çok nettir:
“Eğer bu şehre tren gelirse, bizim işçilerimiz Çukurova’ya gider. Hasat zamanı kimseye işçi bulamayız, yevmiyeler artar, iş zorlaşır.”
O gün alınan bu karar, sadece bir trenin yönünü değiştirmekle kalmaz. Bir kentin üretim, iş gücü ve kalkınma anlayışını da derinden şekillendirir. Ve Kahramanmaraş, demiryollarında bir “çıkmaz sokak” hâline gelir.
"UCUZ İŞGÜCÜ" ÜZERİNE KURULAN BİR EKONOMİ
Trenin gelmemesiyle birlikte, Kahramanmaraş’ta işgücünün dışa açılması engellenmiş, ucuz emeğe dayalı bir düzen inşa edilmiştir. Bu sistem, zamanla sanayiye de sirayet eder. Fabrikalar kurulur, üretim artar ama temel değişmez: Maliyet düşük, iş gücü ucuz olmalıdır.
Şehir büyür, gelişir, markalaşır ama zihniyet aynı kalır. Sermaye birikimi, işçiden alınanla büyür. Sosyal adalet ya da eşit gelir dağılımı ise çoğu zaman arka planda kalır.
BUGÜN ZİHNİYET DEĞİŞTİ Mİ?
Asıl sorulması gereken soru da bu: Bugün o kararların izleri silinebildi mi? İş gücü hâlâ "ucuz" olarak mı görülüyor? İnsan emeği, alın teri hak ettiği karşılığı bulabiliyor mu?
Görünen o ki, bazı yapılar modernleşmiş olsa da, zihniyet değişimi daha yavaş ilerliyor. Eğitimde, istihdamda, ücretlerde hâlâ eşitsizlikler var. Gençler hâlâ büyük şehirlere, yurtdışına göç hayalleri kuruyor. Kimi fabrikalar hâlâ işçisini "giderse yerine başkası gelir" mantığıyla görüyor.
GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR YÜZLEŞME
Kahramanmaraş’ın bugün geldiği noktada elbette ki başarılar da var, büyüme de. Ama bu büyüme hangi temelin üzerinde yükseldi? Geçmişte kaçırılan fırsatlar, bugünün yapısal sorunlarına nasıl dönüştü? Ve en önemlisi: Aynı zihniyetle daha ne kadar yol alınabilir?
Bir şehri sadece yollar, köprüler, fabrikalar değil; düşünce yapısı, değer anlayışı ve emeğe bakışı kalkındırır. Belki artık tren kaçtı, ama hâlâ yeni yollar çizilebilir. Yeter ki, geçmişin hatalarından ders çıkarılsın.

Muhabir: YASEMİN ÇOLAK