Kahramanmaraş mutfağının baş tacı, AB tescilli "Maraş tarhanası", binlerce yıllık bir geleneğin ürünü olarak sofralara ulaşıyor. Ancak bu lezzetin kurutulma aşamasında kullanılan "çiğ" adı verilen el yapımı hasırlar, günümüzde ciddi bir varoluş mücadelesi veriyor. Osmaniye'nin Düziçi, Karataş ve Yumurtalık bölgelerindeki özel sazlardan üretilen doğal çiğler, tarhananın kalitesini belirleyen en önemli unsurların başında geliyor.

BİR HASIRIN YOLCULUĞU: 3 AYLIK EMEK
Doğal çiğ üreticileri, bu geleneksel sanatı yaşatmak için aylarca süren zahmetli bir süreçten geçiyor. Sazların toplanması, ayıklanması ve ardından büyük bir ustalıkla örülmesi yaklaşık 2-3 ay sürüyor. Kahramanmaraş’a getirilen bu el emeği ürünler, tarhana üreticileriyle buluşturuluyor. Ancak son yıllarda piyasaya giren fabrikasyon naylon ürünler, bu kadim mesleğin üzerindeki ekonomik baskıyı artırıyor.

"NAYLON ÇİĞLER TARHANAYI SERTLEŞTİRİYOR"
Yaklaşık 40 yıldır ailesiyle birlikte çiğ örerek geçimini sağlayan Eşe Filiz, doğal ürünlerin tarhana üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Naylon çiğlerin tarhananın dokusunu bozduğunu savunan Filiz, "Bizim ördüğümüz çiğ tamamen doğal. Naylon ürünler hem sağlık açısından riskli hem de üzerinde kurutulan tarhanayı sertleştiriyor. Maraşlılar lezzetin farkında oldukları için doğal olanı tercih ediyor ancak naylon ürünlerin ucuzluğu satışlarımızı doğrudan etkiliyor" ifadelerini kullandı.

ZORLU ŞARTLARDA EKMEK MÜCADELESİ
Mesleği yaşatmak için büyük fedakârlıklarda bulunduklarını belirten Filiz, çalışma şartlarının zorluğuna da değindi. "Tozun toprağın içinde, bazen yol kenarlarında, bazen araçlarımızda konaklayarak çalışıyoruz. Suya ve yiyeceğe ulaşmak bile bazen bir sorun oluyor" diyen Filiz, tüm bu zorluklara rağmen Kahramanmaraş’a özgü bu geleneği terk etmemekte kararlı olduklarını belirtti.
GELENEKSEL SANATIN GELECEĞİ TEHLİKEDE Mİ?
Doğal çiğler, Maraş tarhanasının o kendine has aromasını ve çıtırlığını korumasında kilit bir rol oynuyor. Naylon ürünlerin yaygınlaşması, sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda şehrin gastronomi kültürüne ait bir parçanın yok olması riski anlamına geliyor. Üreticiler, Kahramanmaraş halkını ve tarhana üreticilerini yerel ve doğal olanı desteklemeye, bu asırlık geleneğe sahip çıkmaya çağırıyor.

Kaynak: İHA



