Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yer alan ve tarihi derinliğiyle büyüleyen Direkli Mağarası, yaklaşık 12 bin yıllık geçmişi ile Anadolu’nun en dikkat çeken tarih öncesi yerleşimleri arasında gösteriliyor. Döngel Mahallesi yakınlarında konumlanan bu özel mağara, kentin en önemli arkeolojik hazinelerinden biri olarak öne çıkıyor. Yürütülen titiz kazı çalışmalarında ele geçirilen taş aletler, kemik objeler, eski hayvan kalıntıları ve zarif süs eşyaları, bölgede binlerce yıl önce varlık gösteren avcı-toplayıcı toplulukların sosyal yaşamına ışık tutuyor.
12 BİN YILLIK YAŞAMIN İZLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI
İlk kez 1959 yılında keşfedilen Direkli Mağarası’nda, 2007 yılından bu yana aralıksız ve sistemli kazı çalışmaları yürütülüyor. Epipaleolitik Dönem’e tarihlenen buluntular, bu tarihi mağaranın geçmişte uzun süre mevsimsel bir yaşam alanı olarak aktif bir şekilde kullanıldığını kanıtlıyor. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen kazılarda gün ışığına kavuşturulan kesici taş aletler, kemikten üretilmiş özgün objeler, döneme ait hayvan kalıntıları ve uzak coğrafyalardan getirilen deniz kabuklarından yapılmış süs eşyaları, o devrin günlük rutinleri hakkında benzersiz ipuçları sunuyor.
ANA TANRIÇA FİGÜRÜNÜN SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Mağarada ortaya çıkarılan ve bilim dünyasında büyük yankı uyandıran en değerli eserlerden biri, yaklaşık milattan önce 10 bin 700’lü yıllara tarihlenen pişmiş toprak Ana Tanrıça figürü oldu. Anadolu coğrafyasının bilinen en eski pişmiş toprak figürlerinden biri olma özelliğini taşıyan bu tarihi eser, günümüzde Kahramanmaraş Arkeoloji Müzesi’nde büyük bir titizlikle sergileniyor. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin akın ettiği müzedeki bu nadide parça, dönemin inanç sistemine dair önemli veriler barındırıyor.
DÜNYADAKİ BİLİM İNSANLARININ RADARINDA
Direkli Mağarası’nda yürütülen bilimsel çalışmalar, yalnızca yerel tarihi aydınlatmakla kalmıyor; aynı zamanda Anadolu ile Yakın Doğu arasındaki tarih öncesi kültürel köprülerin ve ilişkilerin anlaşılmasına da büyük katkı sağlıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen farklı ülkelerdeki bilim insanlarının yakından takip ettiği kazılarda elde edilen her yeni bulgu, insanlık tarihine ışık tutan yeni bir sayfa açıyor.




