Dünyada ölümcül salgın hastalıklar arasında gösterilen Ebola virüsü yeniden gündeme gelirken, Kahramanmaraş'tan önemli bir sağlık uyarısı geldi. Özel Sular Akademi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Faruk Atlı, Ebola virüsünün bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hastalığın özellikle yabani hayvanlardan insanlara geçtiğini belirten Atlı, iç ve dış organlarda kanamalara neden olabilen virüsün ağır seyredebildiğini ve bazı vakalarda ölümle sonuçlanabildiğini ifade etti.

Uzman isim, Ebola virüsünün ilk belirtilerinin birçok gribal enfeksiyonla benzerlik gösterdiğini ancak ilerleyen süreçte çok daha ciddi tabloların ortaya çıkabileceğini söyledi. Ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik, kırgınlık, bulantı ve kusmanın hastalığın ilk belirtileri arasında yer aldığını aktaran Atlı, kanama bulgularının görülmesi halinde acil tıbbi değerlendirme gerektiğine dikkat çekti.

Sağlık uzmanları, uluslararası seyahatlerin artmasıyla birlikte bulaşıcı hastalıklar konusunda toplumun bilinçli olması gerektiğini vurgularken, hijyen kurallarına uyulmasının ve riskli temaslardan kaçınılmasının önemini bir kez daha hatırlatıyor.

Kahramanmaraş'ta 45 yıllık usta kavurucu sıcağa rağmen mesleğini bırakmıyor
Kahramanmaraş'ta 45 yıllık usta kavurucu sıcağa rağmen mesleğini bırakmıyor
İçeriği Görüntüle

EBOLA VİRÜSÜ NASIL BULAŞIYOR?

Op. Dr. Faruk Atlı'nın verdiği bilgilere göre Ebola virüsü, ağırlıklı olarak yabani hayvanlardan insanlara bulaşıyor. Özellikle yarasa, maymun ve antilop gibi hayvanlarla doğrudan temas edilmesi ya da bu hayvanların kanı ve vücut salgılarıyla temas edilmesi bulaş riskini artırıyor.

Virüsün, ağız, burun ve göz gibi mukozal bölgelerin yanı sıra deride bulunan açık yara ve çatlaklardan da vücuda girebildiğini belirten Atlı, bu nedenle riskli bölgelerde çalışan kişilerin kişisel koruyucu ekipman kullanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

İnsanlar arasında ise enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas, hastalığın yayılmasında en önemli faktörler arasında yer alıyor.

EBOLA BELİRTİLERİ NELER?

Ebola virüsünün ilk dönem belirtileri çoğu zaman grip ya da diğer viral enfeksiyonlarla karıştırılabiliyor. Op. Dr. Atlı, hastalığın başlangıç döneminde görülebilecek belirtileri şöyle sıraladı:

  • Yüksek ateş
  • Baş ağrısı
  • Boğaz ağrısı
  • Halsizlik ve yoğun yorgunluk
  • Kas ağrıları
  • Bulantı
  • Kusma

Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise ciltte kanamalar ile birlikte iç organlarda ciddi kanamalar görülebiliyor. Bu tablo hastalığın ağırlaşmasına neden olurken, zamanında müdahale edilmediğinde yaşamı tehdit eden sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Uzmanlar, bu belirtilerin özellikle riskli bölgelere seyahat öyküsüyle birlikte görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.

TÜRKİYE'DE DURUM NE?

Op. Dr. Faruk Atlı, Türkiye'de Ebola vakalarının yaygın şekilde görülmediğini belirtti. Buna rağmen küresel hareketliliğin arttığı günümüzde bulaşıcı hastalıklar konusunda tedbirli olunmasının önem taşıdığına dikkat çeken Atlı, kişisel hijyen kurallarının ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Ellerin düzenli olarak yıkanması, yüz temizliğine özen gösterilmesi ve özellikle göz, ağız ile burun bölgesine kirli ellerle temas edilmemesi gerektiğini ifade eden Atlı, riskli ortamlarda maske kullanımının da koruyucu önlemler arasında bulunduğunu kaydetti.

Şüpheli belirtiler görüldüğünde evde beklemek yerine en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının erken tanı açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.

AŞI GELİŞTİRME SÜRECİ NEDEN UZUN SÜRÜYOR?

Aşı geliştirme çalışmalarının uzun ve bilimsel açıdan titizlik gerektiren bir süreç olduğunu belirten Op. Dr. Faruk Atlı, öncelikle virüsün laboratuvar ortamında izole edilmesi gerektiğini söyledi.

Virüs üzerinde etkili olabilecek maddelerin belirlenmesinin ardından aday aşıların geliştirildiğini ifade eden Atlı, bu sürecin önce laboratuvar, ardından hayvan deneyleri ve son olarak insan gönüllüler üzerinde gerçekleştirilen klinik çalışmalarla devam ettiğini anlattı.

Bu aşamaların tamamlanmasının zaman aldığını belirten Atlı, güvenli ve etkili bir aşının geliştirilmesi için bilimsel süreçlerin eksiksiz uygulanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.

COVID-19 döneminde geliştirilen aşı örneklerine de değinen Atlı, farklı teknolojiler kullanılarak geliştirilen aşıların bağışıklık sistemini hastalığa karşı hazırlamayı amaçladığını belirterek, aşıların temel hedefinin vücudun mikrobu tanımasını sağlayarak hastalığın ağır geçirilmesini önlemek olduğunu ifade etti.

Uzmanlar, Ebola virüsünün Türkiye'de yaygın görülmese de küresel sağlık açısından önemini koruduğunu belirterek, özellikle uluslararası seyahatlerde hijyen kurallarına uyulması ve sağlık otoritelerinin tavsiyelerinin dikkate alınmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Kaynak: İHA