6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye'yi derinden sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlere dair bilimsel veriler netleşmeye devam ediyor. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni çalışmaya göre, Doğu Anadolu Fayı üzerindeki kırılma hızı farklılıkları, yalnızca yer kabuğundaki enerji birikimiyle değil, aynı zamanda fay zonundaki yapısal özellikler ve gerilim yönleriyle de doğrudan ilişkili.
FARKLI KIRILMA HIZLARI BİLİMSEL OLARAK AÇIKLANDI
Araştırma, ilk büyük deprem olan Mw 7.8 büyüklüğündeki sarsıntının, fay hattı boyunca iki yönlü kırılma oluşturduğunu ortaya koydu. Fayın kuzeydoğu kesiminde "süper kayma" olarak bilinen, sismik dalgadan daha hızlı kırılma meydana gelirken; güneybatı yönünde ise daha yavaş, klasik kırılma hızı gözlendi.
Çalışmanın yazarları, bu farkın nedeninin uzun süredir tartışıldığını ancak ilk kez sismik tomografi verileriyle somut şekilde açıklanabildiğini belirtti.
GERİLİM BİRİKİMİ VE FAYA ÖZGÜ YAPISAL FARKLILIKLAR BELİRLEYİCİ
Makalenin bulgularına göre, Amanos-Pazarcık segmentinde düşük hız anomalisine ve sıvı sızmasına işaret eden yapılar tespit edildi. Bu durum, gerilim birikimini azaltarak fayın yavaş kırılmasını kolaylaştırıyor. Buna karşılık, Erkenek segmentinde yüksek hız anomalisi ve sınırlı sıvı sızması tespit edildi; bu da, yüksek normal gerilme nedeniyle enerjinin daha fazla biriktiğini ve sonucunda süper kayma kırılmasının tetiklendiğini gösteriyor.
FAYLARIN GELECEK KIRILMA DAVRANIŞLARI İÇİN KRİTİK VERİ
Bilim insanları, bu tür detaylı sismik çalışmaların sadece geçmiş depremleri anlamakla kalmadığını, aynı zamanda fayların gelecekteki kırılma potansiyelini öngörme açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor.
Araştırma, Jing Chen, Mijian Xu, Yiming Bai, Shucheng Wu, Masaru Nagaso ve Hongfeng Yang gibi uluslararası bilim insanlarının katkısıyla hazırlandı. Elde edilen veriler, bölgedeki yapılaşma ve afet yönetimi politikalarının yeniden şekillenmesi için de önemli bir kaynak niteliğinde.



