6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve asrın felaketi olarak dünya tarihine geçen Kahramanmaraş merkezli depremler, sadece üst yapıları değil, devasa tonajlı trenleri taşıyan dev çelik rayları bile adeta ince bir tel gibi bükerek kullanılmaz hale getirmişti. Depremin ilk anlarında arama kurtarma ekiplerinin ve insani yardım malzemelerinin bölgeye ulaşmasında hayati bir rol üstlenmesi beklenen demir yolu ağı, fayı kesen noktalarda ve zemin sıvılaşmasının yaşandığı bölgelerde ağır hasar almıştı. Özellikle Kahramanmaraş’ın Türkoğlu, Pazarcık ve Narlı güzergâhlarında çelik rayların devasa bir güçle "S" şeklini alması, lojistik koridorunun kapanmasına ve yardımların gecikmesine neden olmuştu. Bu acı tecrübeden yola çıkan Türk bilim insanları, Kahramanmaraş’ta yaşanan bu yıkıcı etkinin bir daha asla lojistik ağları felç etmemesi için dev bir adım attı. Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ), Kahramanmaraş depremlerinden aldığı ilham ve çıkardığı derslerle, demir yollarında oluşan S tipi ray burkulmalarını tamamen ortadan kaldıracak yeni bir sismik güçlendirme sistemi geliştirdi. TÜBİTAK ve AFAD’ın ortak yürüttüğü 1001 Ulusal Deprem Araştırmaları Programı (UDAP) kapsamında desteklenen bu tarihi proje, afet anında dahi trenlerin güvenle yol alabilmesini sağlayacak devrim niteliğinde bir teknoloji barındırıyor.
KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİNDEKİ S TİPİ BÜKÜLME NASIL ÖNLENECEK?
Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların büyüklüğü ve yüzeye yakınlığı, yeryüzü kabuğunda olağanüstü bir enerji boşalımına neden olmuştu. Bu muazzam enerji, tonlarca ağırlıktaki trenleri taşıyan demir yollarının altyapısını bozarak raylarda S harfini andıran inanılmaz kıvrılmalara yol açmıştı. SDÜ bünyesinde başlatılan proje, tam olarak bu kırılganlığı ortadan kaldırmayı hedefliyor. Geliştirilen "Karbon Fiber Takviyeli Demiryolu Üstyapısı Sismik Güçlendirme Yöntemi", deprem anında zeminden gelen sismik şok dalgalarının enerjisini emerek raylara yansımasını engelliyor. Karbon fiberin çeliğe kıyasla esnek ancak bir o kadar da dayanıklı yapısı, sarsıntı anında rayların zeminle birlikte hareket edip kırılmasını veya S tipi bükülmesini imkansız hale getiriyor. Konuyla ilgili kapsamlı açıklamalarda bulunan SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, Kahramanmaraş depremlerinde ulaşıma vurulan darbenin Türkiye için büyük bir ders olduğunu vurguladı. Saltan, laboratuvarlarında yürüttükleri bu kritik çalışmalarla, olası afetlerde demir yollarının hasar görmeden lojistik destek sağlamaya devam etmesini garanti altına alacak bir üstyapı sistemi tasarladıklarını belirtti. Geliştirilen yöntemin, Kahramanmaraş gibi yüksek depremsellik riski taşıyan bölgelerde stratejik bir güvenlik kalkanı oluşturacağı ifade ediliyor.
TÜRKİYE'NİN İLK MİLLİ TRAVERSİ HANGİ ÖZELLİKLERİ TAŞIYOR?
Projenin en çarpıcı yanlarından biri de sadece ray güçlendirmesiyle sınırlı kalmayıp, demir yolu hatlarının temel taşı olan traverslerin tamamen yerlileştirilmesi oldu. Yaklaşık 170 yıllık köklü bir demir yolu geçmişine sahip olan Türkiye’nin, ne yazık ki bugüne kadar kendi iklim, zemin ve işletme koşullarına özgü milli bir travers tasarımı bulunmuyordu. Büyük oranda yabancı ülkelerin standartlarına göre üretilen mevcut traversler, Kahramanmaraş depremindeki gibi ekstrem yanal kuvvetlere maruz kaldığında yetersiz kalarak rayların burkulmasına zemin hazırlamıştı. Bu eksikliği gidermek üzere yola çıkan Türk mühendisleri, Türkiye'nin zorlu coğrafi yapısına, sert iklim koşullarına, ağır yük taşımacılığına ve yüksek hızlı tren (YHT) işletmeciliğine tam uyumlu ilk milli traversi geliştirdi. Projede aktif rol alan SDÜ Kalite Koordinatörlüğü Öğretim Görevlisi Dr. Ferhat Çeçen, geliştirdikleri yerli traversin bilgisayar destekli analizler ve ileri düzey laboratuvar testleriyle mükemmelleştirildiğini açıkladı. Üç boyutlu (3D) yazıcı teknolojileri kullanılarak üretilen çok sayıdaki prototip, deprem simülasyonlarında ve devasa tren yükleri altında defalarca test edildi. Çıkan sonuçlar, milli traversin ithal muadillerine göre sarsıntılara karşı katbekat daha dirençli olduğunu ve S tipi burkulmaları temelden engellediğini ortaya koydu.

DÜNYADA EŞİ BULUNMAYAN LABORATUVARDA NELER GELİŞTİRİLİYOR?
Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı hasarı bir daha yaşamamak adına tüm imkânların seferber edildiği Süleyman Demirel Üniversitesi Ulaştırma Laboratuvarı, adeta geleceğin afetlere dayanıklı altyapılarını inşa eden bir teknoloji üssü konumunda. SDÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Saltan, bu merkezin sıradan bir araştırma birimi olmadığını, sahip olduğu ileri teknolojik altyapıyla dünya genelinde parmakla gösterilen ender merkezlerden biri olduğunu ifade etti. Laboratuvarda yer alan test cihazlarının bazılarının dünyada sadece birkaç araştırma merkezinde bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Saltan, bu sistemlerin önemli bir kısmının bizzat üniversite bünyesindeki Türk mühendisler tarafından tasarlandığını ve üretildiğini gururla aktardı. Sismik güçlendirme projelerinden milli travers tasarımına kadar birçok Ar-Ge çalışmasına ev sahipliği yapan bu stratejik merkez, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığına giden yolda dev bir adım olarak değerlendiriliyor. Geliştirilen yenilikçi geometriler ve test aşamasındaki karbon fiber takviyeli sistemler, dünya demir yolu teknolojileri literatürünü baştan yazacak nitelikler taşıyor. Bu laboratuvardan çıkacak her bir yeniliğin, yarın olası bir depremde binlerce canın kurtarılmasına olanak sağlayacak kesintisiz bir ulaşım ağı anlamına geldiği vurgulanıyor.
PATENT BAŞVURUSU YAPILAN YENİ SİSTEM DÜNYAYA NE VADEDİYOR?
TÜBİTAK ve AFAD destekli bu vizyoner projenin başarısı sadece laboratuvar sınırlarında kalmadı. Türk bilim insanlarının Kahramanmaraş depreminden ilhamla ortaya koyduğu "Karbon Fiber Takviyeli Demiryolu Üstyapısı Sismik Güçlendirme Yöntemi" isimli devrimsel çalışma için 20 Şubat 2025 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'na resmi patent başvurusu gerçekleştirildi. Ulusal sınırları aşarak küresel bir değer haline gelmeye hazırlanan proje kapsamında, dünyanın en saygın bilimsel platformlarında biri uluslararası SCI Q1 kategorisinde olmak üzere iki farklı akademik makale yayımlandı. Bu bilimsel yayınlar, projenin uluslararası otoriteler tarafından da tescillendiğinin en büyük göstergesi oldu. Araştırma ve test süreçlerinin tam anlamıyla bitmesiyle birlikte, afet sonrasında hiçbir kesintiye uğramadan hizmet vermeye devam edebilen yeni nesil demir yolu hatlarının sadece Türkiye’de değil, deprem kuşağında yer alan Japonya, ABD ve Şili gibi ülkelerde de kullanılması bekleniyor. Kahramanmaraş’ta yaşanan büyük yıkımın acı hatıraları, bugün Türk bilim insanlarının ellerinde tüm dünyayı daha güvenli bir geleceğe taşıyacak olan tarihi bir kurtuluş reçetesine dönüşmüş durumda.




