Japonya'nın İlk Kadın Başbakanı: Sanae Takaichi
Japonya siyaseti tarihi bir döneme tanıklık ediyor. Ülkenin uzun yıllardır erkek liderler tarafından yönetildiği dönemin ardından, 64 yaşındaki Sanae Takaichi, Liberal Demokrat Parti’nin (LDP) lideri olarak Japonya'nın ilk kadın başbakanı olma yolunda büyük bir adım attı. Hem sıra dışı geçmişi hem de kararlı siyasi duruşu, onu Japon siyasetinin en dikkat çeken figürlerinden biri hâline getiriyor.
Sanae Takaichi Kaç Yaşında ve Nereli?
Sanae Takaichi, 1961 yılında Japonya’nın Nara Eyaleti’nde doğdu. Babası ofis çalışanı, annesi polis memuruydu. 64 yaşındaki lider, kariyerine siyasetin çok dışında, müzikle ilgilenerek başladı. Gençlik yıllarında heavy metal grubunda davul çalan Takaichi, sahnedeki enerjisi ve sıra dışı performansıyla tanındı. Ayrıca otomobil ve dalış tutkusu ile de biliniyor; Toyota Supra’sı doğduğu kent Nara’daki bir müzede sergileniyor.
Siyasete Adımı ve İlk Denemeler
Takaichi’nin siyasete ilgisi 1980’lerde Japonya-ABD ticaret gerilimleri döneminde başladı. ABD’de Japonya karşıtı söylemleriyle bilinen bir kongre üyesinin ofisinde çalıştı ve bu deneyim, ülkesine dair güçlü bir milli bilinç geliştirmesinde etkili oldu.
1992 yılında bağımsız aday olarak parlamento yoluna çıktı, başarısız oldu. Ancak 1993’te meclise girerek LDP’ye katıldı ve o günden bu yana 10 kez milletvekili seçildi. Sert ve açık sözlü tavrıyla Japon siyasetinde “demir iradeli” bir figür olarak öne çıktı.
Siyasi Kariyeri ve Önemli Görevleri
Takaichi, İçişleri ve İletişim Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomik Güvenlik Bakanlığı gibi önemli görevlerde bulundu. Bu pozisyonlardaki başarıları, onu LDP’nin muhafazakâr kanadının en etkili isimlerinden biri hâline getirdi. Parti liderliği için ilk kez 2021’de yarıştı, 2024’te ikinci kez denedi ve 2025’te üçüncü girişinde partinin liderliğini kazandı.
Demir Leydi Olma Hedefi
Seçim kampanyasında kendisini “Japonya’nın Demir Leydi’si” olarak tanımlayan Takaichi, Margaret Thatcher’a göndermede bulundu. Amacı, geleneksel bir toplumda kadın liderlerin önündeki engelleri aşmak ve Japonya’nın ekonomik ve savunma gücünü artırmak olarak özetleniyor.



