İran’da yaşanan ekonomik çalkantılar, yalnızca ülke içi sebeplerle değil, aynı zamanda küresel politikaların etkisiyle de şekilleniyor. Son dönemde hızla tırmanan enflasyon, rekor seviyelere ulaşan döviz kurları ve halkın alım gücündeki ciddi düşüş, dikkatleri yeniden ABD’nin İran’a yönelik politikalarına çevirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptığı açıklamayla tartışmaları daha da alevlendirdi. Bessent’e göre İran’daki ekonomik kriz, doğrudan ABD’nin uyguladığı stratejilerin bir sonucu. Peki, gerçekten İran’da yaşanan enflasyonun nedeni ABD mi? İşte detaylar…

İRAN'DA YAŞANAN ENFLASYONUN SEBEBİ ABD Mİ?

İran ekonomisi, 2025 sonlarından itibaren ağır bir döviz kriziyle karşı karşıya kaldı. Enflasyon oranları yüzde 70’in üzerine çıkarken, İran Riyali'nin dolar karşısında tarihi değer kaybı yaşaması halkın geçim şartlarını daha da zorlaştırdı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in açıklamasına göre bu durum, ABD’nin bilinçli bir ekonomik baskı politikası sonucu ortaya çıktı.

Bessent, İran’da “dolar kıtlığı oluşturularak” Merkez Bankası’nın para basmaya zorlandığını, bunun da doğal olarak hiperenflasyon sürecini tetiklediğini söyledi. ABD’nin uyguladığı finansal yaptırımlar ve uluslararası para transferlerini kısıtlayan adımların, İran’ı iç piyasaya mahkûm ettiğini ve döviz akışını neredeyse durma noktasına getirdiğini belirtti.

ABD HAZİNE BAKANI SCOTT BESSENT NE AÇIKLAMA YAPTI?

Scott Bessent, Senato Bankacılık Komitesi’nde yaptığı konuşmada, İran ekonomisine yönelik ABD stratejisini şu sözlerle özetledi:

“İran’daki enflasyonun temel sebebi biziz. Dolar akışını kısıtladık, para basmak dışında yolları kalmadı. Bu, sistematik bir stratejiydi.”

Bessent ayrıca, İran’daki ekonomik çöküşün yalnızca teknik değil, aynı zamanda psikolojik bir yıkım olduğunu belirterek, rejim liderlerinin yurt dışına “çılgınca” para transfer ettiğini söyledi. Bu durumu “fareler gemiyi terk ediyor” benzetmesiyle açıklayan Bessent, ekonomik iflasın aynı zamanda siyasi bir zayıflamayı da beraberinde getirdiğini ifade etti.

İRAN'DAKİ KUR KRİZİNİN SEBEBİ NEDİR?

İran’da yaşanan kur krizinin başlıca nedenlerinden biri, döviz rezervlerinin tükenmesi. ABD’nin yaptırımlarıyla uluslararası bankacılık sisteminden dışlanan İran, petrol gelirlerini dahi tahsil etmekte zorlanıyor. Dış ticaretteki kısıtlamalar ve SWIFT sisteminden çıkarılma gibi adımlar, ülkeye döviz girişini neredeyse sıfırladı.

Bu ortamda İran Merkez Bankası, içeride talebi karşılayabilmek için para basımına yöneldi. Ancak bu süreç, riyalin hızla değer kaybetmesine ve halkın güvenini yitirmesine neden oldu. Döviz kuru kontrolden çıkarken, ithalata bağımlı ürünlerin fiyatları katlandı ve enflasyon çığ gibi büyüdü.

ABD BU SÜRECİ BİLEREK Mİ YÖNETTİ?

Bessent’in açıklamaları, ABD’nin bu ekonomik süreci bilinçli olarak yönettiği yönündeki iddiaları doğrular nitelikte. Hazine Bakanı, oluşturulan dolar kıtlığının kasıtlı olduğunu ve bunun İran’ı hem ekonomik hem de siyasi olarak köşeye sıkıştırma stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti.

ABD’nin bu yaklaşımı, “yumuşak savaş” stratejilerinden biri olarak değerlendiriliyor. Askeri müdahale yerine ekonomik baskı yoluyla bir ülkenin iç dengelerini bozmak, son yıllarda sıkça başvurulan yöntemlerden biri hâline geldi.

İRAN'DAKİ GÖSTERİLERDE DURUM NE?

Erzincan'da deprem mi oldu? Az önce deprem Erzincan'da nerede oldu, kaç şiddetinde?
Erzincan'da deprem mi oldu? Az önce deprem Erzincan'da nerede oldu, kaç şiddetinde?
İçeriği Görüntüle

Ekonomik kriz yalnızca rakamlarla sınırlı kalmadı; sokaklara da taştı. 28 Aralık 2025’te başlayan ve haftalarca süren protestolar, ülkenin birçok kentinde güvenlik güçleriyle halkı karşı karşıya getirdi. ABD merkezli insan hakları kuruluşu HRANA’nın verilerine göre bu protestolarda 6.872 kişi hayatını kaybetti. İran makamları ise ölü sayısını 3.117 olarak açıkladı. Ölenler arasında hem protestocular hem güvenlik güçleri yer aldı.

Protestoların en büyük nedeni olarak yüksek enflasyon, işsizlik ve temel ihtiyaç maddelerine erişim sıkıntısı gösteriliyor. Halkın tepkisi, ekonomik çöküşün siyasi sisteme olan güveni de sarsmaya başladığını gösteriyor.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN