Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin en ağır etkilediği şehirlerden biri olan Hatay’da hayat bir gecede değişti. Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, sayısız iş yerinin ve evin yıkıldığı felaketten etkilenen isimlerden biri de Hataylı şef Gökçe Eker oldu. Yıllarca emek vererek kurduğu restoranı depremde yıkılan Eker, yaşadığı büyük kayıplara rağmen mesleğinden kopmadı. Yeni bir başlangıç için İstanbul’a taşınan Eker’in yolu daha sonra İzmir’deki bir otelle kesişti.
Ramazan ayında iftar menülerine Hatay mutfağını eklemek isteyen otelin daveti üzerine İzmir’e gelen şef, üç yıldır yöresel yemekleri iftar sofralarında sunuyor. Künefeden biber salçasına, zahter salatasından tepsi kebabına kadar Hatay’ın zengin mutfak kültürünü İzmir’e taşıyan Eker’in hazırladığı sofralar, kısa sürede büyük ilgi gördü. İlk başta sınırlı sayıda kişi için planlanan iftar menüsü, zamanla otelin lobisine kadar taşan yoğunlukla karşılaştı. Hem Hataylılar hem de İzmirli misafirler için bu sofralar, bir yandan gastronomi deneyimi sunarken diğer yandan deprem sonrası dayanışmanın sembollerinden biri haline geldi.
HATAY MUTFAĞI RAMAZAN SOFRALARINDA YAŞATILIYOR
Hatay mutfağı, Türkiye’nin en zengin gastronomi kültürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Antakya başta olmak üzere şehrin birçok bölgesinde yüzlerce yıllık tarifler nesilden nesile aktarılıyor. Deprem sonrasında şehirde birçok restoranın yıkılması, bu kültürün yaşatılması konusunda endişeleri de beraberinde getirmişti. Ancak Hataylı şefler farklı şehirlerde kurdukları sofralarla bu lezzetleri yaşatmaya devam ediyor.
Şef Gökçe Eker de bu isimlerden biri. Ramazan ayında İzmir’de kurulan iftar sofralarında Hatay’a özgü birçok yemek hazırlanıyor. Menüde zahter salatası, humus, biberli ekmek, tepsi kebabı, içli köfte ve künefe gibi yöresel lezzetler yer alıyor. Eker’in özellikle Antakya usulü künefesi misafirlerden yoğun ilgi görüyor.
Şef Eker, Hatay mutfağının sadece yemeklerden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir kültür ve yaşam biçimi olduğunu vurguluyor. Yemeklerin hazırlanışından sunumuna kadar her aşamada geleneksel yöntemlere sadık kalmaya çalıştıklarını belirten Eker, ramazan sofralarında Antakya’daki atmosferi hissettirmek istediklerini söylüyor.
İzmir’de kurulan bu iftar sofraları, Hatay mutfağını tanımak isteyenler için de önemli bir fırsat sunuyor. Ramazan boyunca birçok misafir, bu yemekleri ilk kez deneyimleme şansı buluyor. Böylece deprem sonrası zor günler yaşayan Hatay’ın gastronomi kültürü farklı şehirlerde yaşamaya devam ediyor.
DEPREM SONRASI YENİDEN BAŞLAYAN BİR HİKÂYE
Gökçe Eker için deprem sadece bir iş kaybı değil, aynı zamanda büyük bir hayat kırılması oldu. Hatay’da yaklaşık 10 yıl önce açtığı restoranında kente özgü yemekler hazırlayan Eker, deprem gecesi hem iş yerini hem de birçok yakınını kaybetti.
Yaşadığı zor günleri anlatan Eker, depremde 18 yakınını kaybettiğini ve uzun süre toparlanmakta zorlandığını söylüyor. Buna rağmen mesleğine olan sevgisi onu yeniden mutfağa döndürdü. Bir süre Hatay’da kalan Eker, daha sonra İstanbul’da tıp fakültesinde okuyan kızının yanına taşındı.
İstanbul’da çalışmaya devam eden şefin hayatındaki dönüm noktası ise İzmir’den gelen bir teklif oldu. Ramazan ayında iftar menüsüne Hatay yemekleri eklemek isteyen bir otel, Eker ile iletişime geçti. Bu teklif sayesinde şef, Hatay mutfağını başka bir şehirde tanıtma fırsatı yakaladı.
İzmir’de kurulan bu mutfak sadece yemek servisi yapılan bir alan değil. Aynı zamanda deprem sonrası yeniden ayağa kalkmanın, üretmeye devam etmenin ve kültürü yaşatmanın sembolü olarak görülüyor. Eker, mutfakta çalışırken Hatay’ı ve oradaki insanları her zaman aklında taşıdığını ifade ediyor.
İZMİR’DEKİ İFTAR SOFRALARINA YOĞUN İLGİ
Ramazan ayının ilk yılında iftar menüsü için sadece 30-40 kişilik bir sunum planlandığını anlatan Eker, beklediklerinden çok daha büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını söylüyor. Zamanla misafir sayısı arttı ve iftar sofraları otelin lobisine kadar uzanan bir yoğunluk oluşturdu.
İzmirli misafirler, özellikle Hatay mutfağının farklı tatlarını deneyimlemek için bu sofralara ilgi gösteriyor. Daha önce Hatay’a gitmiş olanlar, o günlerin lezzetlerini yeniden hatırladıklarını dile getirirken, ilk kez deneyenler de yemeklerin çeşitliliğinden etkileniyor.
İftar için otele gelen Burhan Kesebir de yıllar önce ticaret için gittiği Hatay’da tattığı yemekleri unutamadığını söylüyor. Hatay sofralarının İzmir’de kurulacağını duyunca arkadaşlarıyla birlikte iftara geldiğini belirten Kesebir, yeniden aynı lezzetleri tatma fırsatı bulduğu için mutlu olduğunu ifade ediyor.
Otelin mutfak şefi Murat Yıldız ise amaçlarının sadece bir iftar menüsü hazırlamak olmadığını belirtiyor. Deprem sonrası Hataylı üreticilere destek olmak istediklerini anlatan Yıldız, birçok ürünü doğrudan Hatay’dan temin ettiklerini söylüyor.
HATAYLI ÜRETİCİLERE DESTEK ÇAĞRISI
Şef Gökçe Eker, kalbinin hâlâ Hatay’da attığını ve şehrin yeniden ayağa kalkması için herkesin destek olması gerektiğini söylüyor. Özellikle yöresel ürünlerin satın alınmasının Hatay’daki esnaf için büyük önem taşıdığını belirten Eker, Türkiye’nin dört bir yanındaki insanların bu dayanışmaya katkı sunabileceğini ifade ediyor.
Hatay mutfağı, UNESCO tarafından gastronomi alanında öne çıkan kültürlerden biri olarak kabul ediliyor. Zengin baharatları, özgün pişirme teknikleri ve yüzlerce farklı yemeğiyle dikkat çeken bu mutfak, Türkiye’nin kültürel mirasının önemli parçalarından biri olarak görülüyor.
Deprem sonrası farklı şehirlerde kurulan Hatay sofraları ise bu mirasın yaşatılması açısından büyük önem taşıyor. İzmir’deki iftar sofraları da bu çabanın en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ramazan boyunca kurulan bu sofralar, sadece yemek sunulan bir etkinlik değil. Aynı zamanda deprem sonrası dayanışmanın, kültürün ve umudun bir araya geldiği özel bir buluşma noktası haline geliyor.
Muhabir: Atilla ŞAKACI
Depremde iş yerini kaybeden Hataylı şef Gökçe Eker, Hatay mutfağının köklü lezzetlerini İzmir’de iftar sofralarında yaşatmaya devam ediyor.