Türkiye'de son yıllarda artış gösteren konut dolandırıcılığına ilişkin milyonlarca ev sahibini ilgilendiren önemli bir yargı kararı çıktı. Yargıtay, aynı bağımsız bölümün birden fazla kişiye satıldığı uyuşmazlıklarda, daireyi ilk olarak adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan kişinin haklarının korunması gerektiğine hükmetti. Karar, benzer davalar açısından emsal niteliği taşıyor.
AYNI DAİRE İKİ KİŞİYE SATILDI
Dosyaya göre vatandaş, arsa payı karşılığı inşa edilen projeden satın aldığı daireyi teslim alarak yaşamaya başladı. Elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerini kendi adına yaptıran alıcı, bir süre sonra oturduğu konutun başka bir kişiye de satıldığını öğrendi.
Tapu devrinin uzun süre gerçekleştirilmediğini belirten mağdur alıcı, yüklenici firmanın kendisini sürekli oyaladığını öne sürerek yargıya başvurdu.
EMLAKÇIYA YAPILAN SATIŞIN KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞU İDDİA EDİLDİ
Davacı taraf, yüklenici şirket ile ticari ilişkisi bulunan emlakçının taşınmazı gerçek değerinin çok altında satın aldığını, devir işleminin zamanlamasının ve taraflar arasındaki ilişkinin mal kaçırma amacı taşıdığına işaret ettiğini savundu.
Ayrıca emlakçının tapuyu devraldığı tarihte dairenin fiilen kullanıldığını bildiği, buna rağmen taşınmazı satın aldığı belirtilerek tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili talep edildi.
"DAİREYİ GÖRMEDEN ALDIM" SAVUNMASI İNANDIRICI BULUNMADI
Davalı emlakçı ise taşınmazı resmi tapu maliklerinden satın aldığını, ilk satıştan haberdar olmadığını ve kendisinin de yüklenici firma tarafından mağdur edildiğini savundu.
Ancak mahkeme, emlakçının "taşınmazı görmeden satın aldım" yönündeki beyanının hayatın olağan akışına uygun olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
MAHKEME TAPUNUN İPTALİNE KARAR VERDİ
İlk derece mahkemesi, dosyadaki deliller ve tarafların beyanlarını değerlendirerek davacıyı haklı buldu. Kararda, dava konusu bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapusunun iptal edilmesine ve taşınmazın ilk alıcı adına tesciline hükmedildi.
İSTİNAF DA KARARI YERİNDE BULDU
Kararı kabul etmeyen davalı dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşıdı. Yapılan incelemede yerel mahkemenin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusu reddedildi.
YARGITAY'DAN EMSAL NİTELİĞİNDE ONAMA KARARI
Uyuşmazlığın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yerel mahkeme kararını onadı.
Yüksek Mahkeme, taşınmazı ilk olarak adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan kişinin hukuki durumunun korunması gerektiğini vurguladı. Kararda, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya makul bir araştırmayla bunu öğrenebilecek durumda bulunan tapu malikinin Türk Medeni Kanunu kapsamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Kaynak: Haber merkezi





