Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde yer alan Eshab-ı Kehf Külliyesi, tarih ve inancın iç içe geçtiği eşsiz bir kültürel miras olarak dikkat çekiyor. Rivayete göre MS 250 yılında Roma zulmünden kaçan Yedi Uyurlar, bu mağaraya sığınarak 309 yıl boyunca uyudu. Uyanmalarının ardından, anılarına kilise inşa edildi; daha sonraki dönemlerde Anadolu Selçuklular, Dulkadir Beyliği ve Osmanlı tarafından cami, medrese, ribat, han ve kadınlar mescidi eklenerek külliye günümüze kadar ulaşan görkemli bir yapıya dönüştü.

Kahramanmaraş’ta 7 günde 118 kişi yakalandı, 20 tutuklama gerçekleşti
Kahramanmaraş’ta 7 günde 118 kişi yakalandı, 20 tutuklama gerçekleşti
İçeriği Görüntüle

2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan Eshab-ı Kehf, Kehf Suresi’nde yer almasıyla Müslümanlar için, kutsallığıyla da Hristiyanlar için büyük önem taşıyor. Roma İmparatoru Dakyanus döneminde ortaya çıkan efsane, II. Theodosius zamanında bir kilisenin inşa edilmesine yol açtı. Anadolu Selçuklu Maraş Emîri Nusretüddin Hasan Bey ise 1215-1234 yılları arasında külliyenin cami ve diğer yapılarının tamamlanmasını sağladı.

Külliye, ziyaretçilerine sadece bir gezi deneyimi sunmakla kalmıyor; dört farklı uzman perspektifiyle zenginleştirilmiş bir bilgi yolculuğu da vadediyor. Sanat tarihçisi Ayşe Kaya, külliyenin mimari detayları ve sanat tarihindeki önemini aktarırken, turizm rehberi Mehmet Yılmaz doğal konumu ve turistik özelliklerini anlatıyor. İlahiyatçı Nuri Öztürk, Eshab-ı Kehf’in dini değerini ve inanç turizmi açısından önemini açıklıyor; tarihçi Zeynep Solak ise külliyenin tarihsel gelişimi ve kültürel mirasını detaylandırıyor.

Bu eşsiz destinasyon, ziyaretçilerine tarih, inanç, sanat ve kültürün bir arada sunulduğu çok boyutlu bir keşif deneyimi yaşatıyor. Eshab-ı Kehf Külliyesi, hem kutsal hikâyeleri hem de mimari zenginliğiyle Anadolu’nun en değerli kültürel miraslarından biri olarak öne çıkıyor.

Muhabir: SERPİL KARA