ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlandıktan sonra tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ait olduğu belirtilen bir röportaj, küresel güç ilişkilerine dair çarpıcı iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Ortaya çıkan röportajda Epstein, ABD’li milyarder David Rockefeller’in öncülüğünde kurulan ve “Üçlü Komisyon” olarak bilinen yapıya ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Üçlü Komisyon’un Kuruluş Amacı
Epstein, röportajında David Rockefeller’in, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’dan siyasetçi ve iş insanlarını bir araya getiren bir “istişare platformu” oluşturma fikrini savunduğunu dile getirdi.
Rockefeller’in küresel sorunların yalnızca seçilmiş siyasetçiler tarafından değil, iş dünyasının uzun vadeli ve istikrarlı aktörleriyle birlikte ele alınması gerektiğini düşündüğünü aktaran Epstein, bu anlayış doğrultusunda Üçlü Komisyon’un kurulduğunu öne sürdü.
“İlluminati Benzeri” İddialar Gündemde
Epstein, söz konusu yapının zaman zaman “İlluminati benzeri”, dünyayı perde arkasından yöneten gizli bir oluşum olarak anıldığını belirtti. Ancak Rockefeller’in bu tür iddiaları reddettiğini, komisyonun gizli değil, küresel meselelerin tartışıldığı bir platform olarak tasarlandığını savundu.
Bu ifadeler, Üçlü Komisyon’un küresel siyasetteki rolüne ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Üst Düzey İsimlerle Temas İtirafı
Röportajda Epstein, genç yaşta Rockefeller Vakfı çevresinde ve Üçlü Komisyon bünyesinde yer aldığını ileri sürerek, Nobel ödüllü akademisyenler, üst düzey siyasetçiler ve küresel iş dünyasının önde gelen isimleriyle aynı masada bulunduğunu anlattı.
Bu çevrelerde edindiği deneyimlerin, paranın iş ve siyaset dünyasında “en çok talep edilen ancak en az anlaşılan unsur” olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Tokyo Toplantısı ve Küresel Ekonomi Vurgusu
Epstein, Üçlü Komisyon kapsamındaki ilk toplantılarından birinin 1990’lı yılların başında Tokyo’da gerçekleştirildiğini söyledi. Bu toplantılarda özellikle enflasyon ve küresel ekonomik dengelerin yoğun şekilde ele alındığını aktardı.
Epstein’den “Cinsel Saldırgan” Tanımı
Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Epstein’in kendisine yönelik suçlamalara verdiği yanıtlar oldu. Servetinin “kirli para” olduğu yönündeki iddiaları reddeden Epstein, kazançlarının bir kısmını gelir seviyesi düşük ülkelerde hastalıkların tedavisine yönelik çalışmalara aktardığını savundu.
Röportajı yapan kişinin, yardımların kaynağının bilinmesi durumunda tepkilerin değişip değişmeyeceğini sorması üzerine Epstein, kendisini ABD’deki resmi sınıflandırmaya göre “birinci seviye cinsel saldırgan” olarak tanımladı.
“Şeytan” Benzetmesine Yanıt
Epstein, kendisine yöneltilen “şeytan” benzetmesini reddederek, “iyi bir aynaya sahibim” ifadesiyle kendiyle yüzleştiğini ima etti.
Epstein Dosyaları ve Tartışmalı Ölüm
Jeffrey Epstein, en küçüğü 14 yaşında olan çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’nde hücresinde ölü bulunmuştu.
Açıklanan dava dosyalarında Prens Andrew, Donald Trump, Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield ve Alan Dershowitz gibi kamuoyunda tanınan birçok isim yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ise kapsamlı incelemeler sonucunda, Epstein’in iddia edildiği gibi öldürüldüğüne ya da gizli bir “müşteri listesi” bulunduğuna dair somut bir kanıta ulaşılamadığını açıklamış, ölümün intihar olduğu sonucuna varıldığını duyurmuştu.
Kaynak: Anadolu Ajansı





