Grip sandılar, Boca virüsü çıktı: 7 yaşındaki Kaan 4 yıldır yatağa mahkum yaşıyor
Grip sandılar, Boca virüsü çıktı: 7 yaşındaki Kaan 4 yıldır yatağa mahkum yaşıyor
İçeriği Görüntüle
Türkiye otomotiv pazarında elektrikli araçlar hızlı büyürken, yükselen şarj maliyetleri yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Özellikle uzun yol sürüşlerinde ve kış aylarında artan enerji tüketimi, elektrikli otomobillerin düşük maliyet avantajını gölgede bırakmaya başladı. Yeni tarifelerle birlikte 100 kilometrelik yolun maliyeti içten yanmalı araçlarla yarışır hâle geldi.
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERDE ŞARJ MALİYETİ YÜKSELDİ
Ocak 2026 itibarıyla hızlı (DC) şarj istasyonlarında 1 kWh başına ücret ortalama 15,2 TL seviyesine çıkarken, bazı sağlayıcılarda bu rakam 16,5 TL’ye ulaştı. AC şarj tarafında ise ortalama fiyat 8,5 TL civarında seyrediyor. Özellikle şehirler arası yolculuklarda yüzde 96 oranında tercih edilen hızlı şarj istasyonları, uzun yolda maliyeti ciddi biçimde artırıyor.
Bir elektrikli otomobilin ortalama 100 kilometrede 23–25 kWh tükettiği hesaplandığında, DC şarj kullanımıyla bu mesafenin maliyeti yaklaşık 349 TL’ye yükseliyor. Bu da elektrikli araçların en önemli tercih sebebi olan “ekonomik kullanım” avantajını sarsmaya başladı.
BENZİNLİ VE DİZEL ARAÇLARLA FARK AZALDI
Türkiye'de güncel akaryakıt fiyatları üzerinden yapılan hesaplamalarda, 100 km mesafe için ortalama tüketimi 6 litre olan benzinli bir araç 331 TL, dizel bir araç ise 343 TL yakıt tüketiyor. Ortaya çıkan tabloya göre, özellikle uzun yolculuklarda elektrikli araçlar içten yanmalı rakiplerine göre artık daha avantajlı değil.
Bu durum şehir içi kısa mesafelerde hâlen elektrikli araçların lehine olsa da, şehir dışı kullanımda maliyet-fayda dengesinin değişmeye başladığını gösteriyor.
SATIŞLAR YÜKSELİYOR AMA MALİYET SORULARI ARTIYOR
Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) 2025 yılı verilerine göre, Türkiye’de elektrikli otomobil satışları bir yılda yüzde 80 oranında arttı. Böylece Türkiye, Avrupa’da dördüncü büyük elektrikli araç pazarı hâline geldi. Yerli üretim Togg, bu büyümede başrolü üstlenirken; Tesla ve BYD gibi markalar da önemli satış rakamlarına ulaştı.
Ancak hızlı büyümeye rağmen, şarj maliyetlerinin bu denli artması kullanıcıların kafasında soru işaretleri doğuruyor. 2026 yılında elektrikli araç sayısının 1 milyon sınırına yaklaşması beklenirken, şarj altyapısı ve fiyat politikaları önemli bir gündem maddesi hâline geliyor.
SOĞUK HAVA VE UZUN YOL TÜKETİMİ NASIL ETKİLİYOR?
Elektrikli araçların enerji tüketimi, özellikle düşük sıcaklıklarda artış gösteriyor. Soğuk hava bataryaların performansını düşürürken, menzil kısalıyor, şarj ihtiyacı sıklaşıyor. Uzun yolda ise klima ve ısıtıcı sistemlerinin devreye girmesiyle tüketim artıyor. Bu da şarj sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin artmasına neden oluyor.
Kısacası, elektrikli otomobillerin şehir içi kullanımda sunduğu avantajlar devam etse de; uzun yolda, soğuk havada ve hızlı şarjda bu tablo tersine dönebiliyor. Kullanıcılar artık sadece araç fiyatına değil, şarj maliyetine ve kullanım senaryosuna da daha dikkatli bakmak zorunda.

Kaynak: HABER MERKEZİ