Yaşadığı kalça ağrısı nedeniyle boy uzaması sanılarak geçiştirilen, ancak yapılan ileri tetkikler sonucunda amansız hastalığın pençesinde olduğu anlaşılan küçük Emir, yaklaşık 3 yıldır eğitimine ve hayata ara vererek Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi görüyor. Enfeksiyon riski nedeniyle arkadaşlarıyla oynaması, hatta Akdeniz’in sularına girmesi bile doktorlar tarafından yasaklanan Emir’in en büyük hayali ise yeşil sahalara dönüp futbolcu olabilmek ve yarım kalan eğitimini tamamlayabilmek. Okulundan uzak kaldığı için derslerinden geri düşen küçük çocuk, öğretmenleriyle uzaktan ders yapabilmek adına hayırseverlerden bir bilgisayar desteği bekliyor. Deprem felaketinin ardından kanser illetiyle sarsılan ve kirada oturup çalışamayan acılı baba Erol Taş ise, bu zorlu süreçte kendilerine kol kanat geren LÖSEV’e destek çağrısında bulunarak, vatandaşların senede bir defa da olsa pazar harçlıklarını bu vakfa bağışlamalarını rica etti.

ASRIN FELAKETİNDEN KANSER PENÇESİNE: KONTEYNER KENTTE BAŞLAYAN SANSICI SÜREÇ

Türkiye'nin hafızasından silinmeyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Adıyaman’da kurulan geçici konteyner kentte ailesiyle birlikte barınan 11 yaşındaki Emir Taş, hayatının en büyük travmasını yaşarken bu kez sağlık kabusuyla karşı karşıya kaldı. 2023 yılında konteyner kent sahasında kuzenleriyle oyun oynadığı sırada düşen ve ardından kalçasında şiddetli ağrılar hissetmeye başlayan Emir, ailesi tarafından acilen hastaneye götürüldü. İlk etapta tıp hekimleri tarafından bu ağrıların normal olduğu ve çocuğun "boy uzaması" evresinden kaynaklanabileceği ifade edilerek aile evine gönderildi. Ancak ağrıların dayanılmaz boyuta ulaşması üzerine gidilen ortopedi uzmanı, durumun ciddi olduğunu belirterek aileyi en yakın onkoloji ve enfeksiyon bölümüne sevk etti.

7 AY SONRA HASTALIK NÜKSETTİ: 6 AY DAHA KEMOTERAPİ ALACAK

39 yıldır korunan sığla ormanına özel izinle giriliyor
39 yıldır korunan sığla ormanına özel izinle giriliyor
İçeriği Görüntüle

Çocuklarının durumunun kritik olduğunu öğrenen anne ve baba, ani bir kararla Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne geldi. Burada yapılan biyopsi ve patolojik incelemelerin ardından küçük Emir’e "yumuşak doku kanseri" (sarkom) teşhisi konuldu. Akdeniz Üniversitesi Onkoloji Bölümü’nde 12 gün boyunca enfeksiyon servisinde yatan ve ardından 2 yıl süren ağır bir tedavi sürecine giren Emir, 28 gün boyunca aralıksız ışın tedavisi (radyoterapi) aldı. Tedavinin olumlu sonuç vermesiyle memleketine geri dönen Taş ailesi, sadece 7 ay sonra hastalığın nüksetmesiyle adeta yıkıldı. Kanserin tekrar başlaması üzerine apar topar yeniden Antalya’ya taşınmak zorunda kalan aile, hastane yakınlarında kiraladıkları bir evde yaşam mücadelesi vermeye başladı. Doktorların son dakika klinik bulgularına göre Emir, 6 ay daha ağırlaştırılmış kemoterapi tedavisi görecek.

"BİR BİLGİSAYARIM OLURSA ÖĞRETMENİMLE UZAKTAN DERS ÇALIŞABİLİRİM"

Rahatsızlığı ve hastane ortamı nedeniyle 3 yıldır örgün eğitimine ara vermek zorunda kalan, akranlarından ve okul sıralarından tamamen izole bir yaşam süren Emir Taş, içindeki okuma azmini hiç kaybetmedi. Hastalık sürecindeki en büyük eksikliğinin eğitim olduğunu belirten küçük Emir, "Şimdi okula gidemiyorum. Bir sürü hayalim var. En büyük hayalim futbolcu olmak. Şimdi haftada bir top oynuyorum. Kardeşim kaleye geçiyor, ben de şut çekiyorum, antrenman yapıyoruz. Antalya'da yaşıyorum ama denize giremiyorum. Enfeksiyon riskim olduğu için doktorum izin vermiyor, iyileşince gireceğim. Okula yeniden başladığımda arkadaşlarımla spor yapmak istiyorum. Bir de okula gidemediğim için derslerimden çok geri kaldım. Bir bilgisayarım olursa öğretmenimle uzaktan ders yapabilirim, yeniden ders çalışabilirim" sözleriyle hayırseverlerin ve yetkililerin sesini duymasını istedi.

ACILI BABADAN ANLAMLI ÇAĞRI: "SENEDE BİR DEFA PAZAR PARANIZI LÖSEV'E BAĞIŞLAYIN"

Emir’in yanı sıra iki çocuğu daha olan ve evladının başından bir an olsun ayrılamadığı için herhangi bir işe girip çalışamayan acılı baba Erol Taş, hem maddi hem de manevi olarak tamamen tükendiklerini ifade etti. Antalya’da fahiş kira fiyatları karşısında ezildiklerini ve ilaç masraflarını karşılamakta büyük zorluk çektiklerini belirten baba Taş, "Emir'in hastalığı nedeniyle hayatımız tamamen değişti, her şey üst üste geldi. Depremin acısı bitmeden çocuk bu rahatsızlığa yakalandı. Bu yüzden ben çalışamıyorum ve ihtiyaçları karşılamakta çok zorlanıyorum. Kirada oturuyoruz ve bu durum bizi bitirdi. Antalya LÖSEV ailesi 2023'ten bu yana bize her zaman maddi ve manevi destek oluyor. Ellerinden gelen her konuda yardımcı oluyorlar. Buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum; senede bir defa da olsa bir pazar paranızı LÖSEV'e bağışlayın ki bizim gibi çaresiz ailelerin çocukları yaşayabilsin" diyerek toplumsal dayanışma çağrısında bulundu.

Kaynak: DHA