Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin değerlendirdiği dikkat çekici boşanma dosyasında, eşini gece boyunca yüksek sesle horlayarak ve uykusunda dişlerini gıcırdatarak rahatsız eden, bunun yanında fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı belirlenen koca hakkında önemli bir karar verildi. Yüksek Mahkeme, evlilik birliğinin sona ermesinde erkeğin ağır kusurlu olduğuna hükmederken, kadın lehine manevi ve maddi tazminat verilmesini hukuka uygun buldu.
Karar, boşanma davalarında yalnızca fiziksel şiddetin değil, eşin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sürekli davranışların da kusur değerlendirmesinde dikkate alınabileceğini ortaya koyması bakımından emsal niteliği taşıyor.
BOŞANMA DAVASINDA TARAFLAR BİRBİRİNİ SUÇLADI
Dosyaya göre taraflar, Aile Mahkemesi'ne karşılıklı boşanma davası açtı.
Erkek, eşinin sürekli tartışma çıkardığını, aile büyüklerine hakaret ettiğini, istemediği kişilerle görüştüğünü ve uzun yıllardır aynı odada kalmayı reddettiğini ileri sürdü. Evlilik ilişkisinin tamamen sona erdiğini savunan davacı, çocukların velayetinin kendisine verilmesini, nafaka ile birlikte yüksek miktarda maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu.
Kadın ise evlilikte yaşanan sorunların asıl nedeninin eşi olduğunu belirterek farklı iddialar ortaya koydu.
KADIN: AYRI ODADA KALMA NEDENİ HORLAMA VE DİŞ GICIRDATMAYDI
Mahkemeye sunulan savunmada kadın, eşinin uzun süredir geceleri çok şiddetli şekilde horladığını ve uykusunda sürekli dişlerini gıcırdattığını ifade etti.
Bu durum nedeniyle sağlıklı şekilde uyuyamadığını belirten kadın, ayrı odada kalmasının sebebinin evlilikten uzaklaşmak değil, yaşadığı ciddi uyku problemi olduğunu anlattı.
Kadın ayrıca eşinin;
- Fiziksel şiddet uyguladığını,
- Hakaret ve küfür ettiğini,
- Ölümle tehditte bulunduğunu,
- Psikolojik destek almayı reddettiğini,
- Sürekli eski olayları gündeme getirerek tartışma çıkardığını
öne sürerek boşanma, nafaka ve tazminat talebinde bulundu.
MAHKEME: ERKEK TAM KUSURLU
Dosyayı değerlendiren Aile Mahkemesi, tanık anlatımları ve dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda erkeğin evlilik birliğinin bozulmasında tam kusurlu olduğuna karar verdi.
Mahkeme kararında;
- Fiziksel şiddet uygulanması,
- Hakaret ve küfür edilmesi,
- Ölüm tehdidinde bulunulması,
- Aşırı horlama ve uykuda diş gıcırdatma nedeniyle eşin ayrı odada yatmak zorunda kalması,
- Sürekli geçmiş olayların gündeme getirilerek huzursuzluk çıkarılması
evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlar arasında değerlendirildi.
Mahkeme, kadının karşı boşanma davasını kabul ederek tarafların boşanmasına karar verdi. Ayrıca kadın lehine yoksulluk nafakası ile birlikte 40 bin lira maddi, 40 bin lira manevi tazminata hükmetti.
DOSYA YARGITAY'A TAŞINDI
İlk derece mahkemesinin kararına yapılan istinaf başvurusu reddedildi. Bunun üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi.
Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kusur değerlendirmesini hukuka uygun buldu. Ancak dosyada hükmedilen nafaka ile tazminat miktarlarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile günün ekonomik koşulları dikkate alındığında yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
YARGITAY: NAFAKA VE TAZMİNAT YENİDEN BELİRLENMELİ
Oy birliğiyle alınan kararda, Türk Medeni Kanunu'ndaki hakkaniyet ilkesi hatırlatılarak özellikle kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının düşük kaldığı belirtildi.
Yargıtay, ekonomik şartlar ve tarafların yaşam koşulları dikkate alınarak daha uygun miktarda nafaka belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Aynı şekilde maddi ve manevi tazminat tutarlarının da yetersiz olduğu değerlendirilerek karar bu yönüyle bozuldu.
Kaynak: Haber merkezi




