Su kaynaklarının mülkiyeti üzerinden yürüyen tartışmalara "su kimsenin tapulu malı değil" diyerek noktayı koyan Doğan’a, Kahramanmaraşlılar "su kaynağı bizim topraklarımızda, ama söz hakkımız yok" diyerek yanıt verdi.
Kahramanmaraş’ın özellikle Pazarcık bölgesinden Gaziantep’e yönlendirilen su transferi, kentte uzun süredir eleştiri konusu. Celal Doğan’ın, “Gaziantep zorla mı aldı, DSİ projesi” ifadeleri yerel halk tarafından yeterli bulunmazken, birçok vatandaş suya erişimde önceliğin kaynağın ait olduğu kentte olması gerektiğini savunuyor.
Celal Doğan’ın “Gaziantep bu kadar kontrolsüz göç almasaydı, su 2040’a kadar yeterdi” açıklaması da Kahramanmaraş kamuoyunda eleştirildi. “Gaziantep büyüdü diye Kahramanmaraş’ın suyu kesilemez” görüşü ağırlık kazanırken, uzmanlar da kaynak paylaşımında yerel hakların dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Kahramanmaraşlı su uzmanları ve sivil toplum kuruluşları, su kaynaklarının DSİ kararıyla yönlendirilmesinin yerel yönetimleri dışarıda bıraktığını ve bu durumun şehirde su yönetimini zayıflattığını ifade ediyor. Kartalkaya ve Pazarcık havzalarından alınan suyun Gaziantep’e akıtılırken, Maraş merkezde yaz aylarında su kesintilerinin yaşanması da çelişki olarak gösteriliyor.

Kahramanmaraşlı yetkililer, bölgesel su yönetiminin yerel halkın ihtiyaçları göz önünde bulundurularak şekillenmesi gerektiğini ifade ediyor. Su gibi kritik bir kaynağın siyasi söylemlerle değil, bilimsel ve sürdürülebilir politikalarla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Celal Doğan’ın açıklamalarına yanıt olarak “Su hepimizin ama önce adalet” mesajı verildi.
Muhabir: SERPİL KARA


