Antalya'da 3 yıl önce meydana gelen ve Muharrem Barış ile Berna Shermetova'nın hayatını kaybettiği yangınla ilgili yürütülen soruşturmada şok edici bulgulara ulaşıldı.
Elektrik arızası sanılan yangının aslında "perdeyi dışarıdan tutuşturmak" suretiyle kasten çıkarıldığı belirlendi. Tutuklu iki sanık hakkında "canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

Antalya’nın Kepez ilçesinde 3 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve başlangıçta sıradan bir yangın trajedisi gibi görülen olay, Cinayet Büro ekiplerinin titiz çalışmasıyla korkunç bir intikam planına dönüştü.

Fatih Mahallesi’ndeki bir gecekonduda çıkan yangında, Muharrem Barış ve sevgilisi Berna Shermetova alevlerin arasında kalarak can vermişti. Olay yerinden alınan numuneler ve Kriminal Polis Laboratuvarı’ndan gelen raporlar, yangının elektriksel bir arızadan değil, dışarıdan bir müdahaleyle çıktığını kesinleştirdi. İddianamede, sanık İsmail Ö.’nün uyuşturucu alacağından kaynaklı husumeti nedeniyle evin perdesini ateşe verdiği, Mehmet U.’nun ise bu eyleme iştirak ettiği belirtildi. İşte kan donduran yangının perde arkası ve hazırlanan iddianamenin detayları...

KRİMİNAL RAPORU YALANLARI ÇÜRÜTTÜ: ELEKTRİK DEĞİL, KASIT
Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, yangın sonrası evdeki elektrik prizlerinden ve kablolarından alınan numunelerin detaylı incelemesine yer verildi.

Uzmanların hazırladığı kriminal raporda, sistemde herhangi bir elektriksel kısa devre veya arıza bulgusuna rastlanmadığı kaydedildi. Bu rapor, sanıkların olayla ilgileri olmadığı yönündeki savunmalarını zayıflatırken, yangının dışarıdan bir yanıcı madde veya ateşle başlatıldığı kanaatini güçlendirdi. Savcılık, evin pencerelerindeki perdelerin dışarıdan tutuşturulduğunu ve alevlerin hızla yayılarak içerideki iki kişinin kaçışına izin vermediğini değerlendirdi.

TANIK İFADESİ: "PERDEYİ TUTUŞTURDUM, ÖLECEKLERİNİ BİLMİYORDUM"
Dosyanın en çarpıcı kanıtlarından biri ise tanık Uğur G.’nin beyanları oldu. Tanık, sanık İsmail Ö.’nün olaydan kısa bir süre sonra yanına gelerek cinayeti itiraf ettiğini öne sürdü. Uğur G. ifadesinde, "İsmail yanıma gelip Muharrem ile tartıştığını ve çok sinirlendiği için evin perdesini tutuşturduğunu anlattı. İçeridekilerin öldüğünü söylediğinde ona nedenini sordum, o da 'Böyle olacağını bilmiyordum' diyerek kendini savundu" şeklinde konuştu. Ayrıca dosyada yer alan ses kayıtlarında da "İso çakmağı çakmış, perdeyi yol almışlar" şeklinde konuşmaların geçtiği tespit edildi.
SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ: "ESKİ SEVGİLİM İFTİRA ATIYOR"
Tutuklu sanıklardan İsmail Ö. ve Mehmet U., savcılık aşamasında suçlamaları kesin bir dille reddetti. Olay günü araçla gezdiklerini kabul eden sanıklardan Mehmet U., aleyhindeki ifadelerin eski kız arkadaşı Z. H. tarafından intikam amacıyla uydurulduğunu iddia etti. İsmail Ö. ise maktulleri tanıdığını ancak yangınla bir ilgisinin olmadığını savundu. Ancak soruşturma kapsamında suça sürüklenen çocukların ifadeleri, olay günü sanıkların yangın bölgesinde olduğunu ve İsmail Ö.’nün araçtan inip bir süre sonra geri dönerek "itfaiyeyi arayın, yangın var deyin" şeklinde konuştuğunu ortaya koydu.

CANAVARCA HİSLE ÖLDÜRME SUÇUNDAN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Savcılık, toplanan tüm deliller ışığında İsmail Ö. ve Mehmet U.’nun "canavarca hisle yangın çıkarmak suretiyle kasten öldürme" ve "mala zarar verme" suçlarını işlediklerine kanaat getirdi. İddianamede, uyuşturucu ticaretinden kaynaklanan bir alacak meselesinin bu korkunç infazın motivasyonu olduğu belirtildi. İki sanık hakkında ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Antalya 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan dava, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak sanıkların çapraz sorgusuyla devam edecek.



