Yatırım dünyasının yakından takip ettiği Rockefeller Global Investment Management makro ve piyasa stratejisti Doug Moglia, altın fiyatları üzerine yaptığı çarpıcı tahminlerle dikkatleri üzerine çekti. Altının yeni emtia döngüsünün "çapası" olmaya devam ettiğini savunan Moglia, piyasadaki boğa döneminin henüz sona ermediğinin altını çizdi. Yayınlanan son rapora göre, 2027 yılında ons başına 5.500 doların üzerine çıkması beklenen altının, 2030 yılı gelmeden 8.000 dolara, uygun makroekonomik koşullarda ise 10 bin dolar barajını aşma potansiyeline sahip olduğu öngörülüyor.
ONS ALTINDA YÜZDE 120'LİK YÜKSELİŞ SENARYOSU
Mevcut durumda 4.539 dolar seviyelerinde işlem gören ons altının 10 bin dolara ulaşması, yaklaşık 2,2 katlık bir değer artışı anlamına geliyor. Bu durum, yatırımcılar için yüzde 120’lik bir kazanç potansiyeli anlamına gelirken, altın piyasasındaki hareketliliğin önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceği sinyalini veriyor. Moglia; merkez bankalarının sürekli devam eden altın alımlarının, doların zayıflama eğiliminin, artan mali risklerin ve jeopolitik gerilimlerin bu yükselişi tetikleyen temel unsurlar olduğunu belirtiyor.
GRAM ALTIN İÇİN KRİTİK HESAPLAMA: 15 BİN TL MÜMKÜN MÜ?
Ons altında öngörülen bu devasa yükselişin iç piyasaya yansıması da merak konusu oldu. Şu an yaklaşık 6.817 TL seviyelerinde seyreden gram altının, ons altında yaşanacak 2,2 katlık bir yükseliş ve mevcut dolar/TL kurunun 45,85 seviyesinde sabit kalması senaryosunda 15 bin TL bandına ulaşabileceği hesaplanıyor. Bu senaryo gerçekleşirse, gram altın yatırımcısı için tarihi bir kazanç kapısı aralanmış olacak. Ancak uzmanlar, bu tür uzun vadeli tahminlerde piyasa koşullarının ve küresel ekonomik değişkenlerin sürekli güncellendiğini hatırlatarak temkinli olunması gerektiğini vurguluyor.
MERKEZ BANKALARINDAN TARİHİ ALTIN ALIMI
Altın fiyatlarını destekleyen en büyük dinamiklerden biri merkez bankalarının rezerv politikaları. 2022-2024 yılları arasında her yıl 1.000 tonun üzerinde altın satın alan merkez bankaları, küresel maden üretiminin neredeyse dörtte birini kendi rezervlerine katmış durumda. Moglia, merkez bankalarının dolara olan bağımlılıklarını azaltıp altın payını artırma eğiliminde olduğunu belirterek, "Rezervlerin yüzde 31’i altın, yüzde 56’sı dolar. Bu dengenin zamanla altına doğru kayması kaçınılmaz" değerlendirmesinde bulunuyor. Gümüş cephesinde de yapay zeka yatırımları, elektrikli araçlar ve güneş enerjisi sektörü talebiyle yükseliş sürse de altın-gümüş rasyosundaki normalleşme nedeniyle altının daha güçlü bir performans sergilemesi bekleniyor.
YASAL UYARI: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve kesinlikle yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Yatırım kararlarınızı alırken bağımsız finansal danışmanlara başvurmanız önerilir.
Kaynak: HABER MERKEZİ




